Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

Ödeme taahhüdü - Taahhüt miktarının tereddütsüz olması



Kanun:2004    Madde:340
Taahhüdü ihlalde işleyecek faiz istendiğine ilişkin kaydın bulunmaması halinde taahhüdün geçerli olacağına ilişkin Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin emsal Esas No:2011/4049 Karar No:2011/8461 kararı :"Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.2.2001 tarih, 2001/8-19 esas ve 2001/26 sayılı kararında da belirtildiği üzere, taahhüdü ihlal suçunun oluşabilmesi için ödenecek toplam miktarın rakamsal olarak belirlenmesi, tarafların belirlenen bu miktar üzerinde icap ve kabulde bulunması zorunludur. Ceza sorumluluğunun doğabilmesi için taahhüt esnasında ödenecek miktarın hiç bir kuşkuya yer vermeksizin belirlenmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Bu miktar belirlenmediğinde hangi miktar için taahhütte bulunulduğu, kabulün de hangi miktar nazara alınarak yapıldığı saptanamayacağından, ödeme koşulunun ihlali halinde cezai sorumluluk doğmayacaktır.

 borçlu hakkında Antalya 1.İcra Müdürlüğünün 2007/1023 esas sayılı dosyasındaki 30/4/2009 tarihli icra memuru huzurunda alacaklı vekilinin kabulüyle düzenlenen taahhüt tutanağında borçlunun; “... Esas dosya hesabının 7.078,00 TL takip çıkışı, vekalet ücreti 850,00 TL, harç 255,00 TL, icra masrafı 243,00 TL ve 80,00 TL haciz masrafı, işlemiş faiz 912,00 TL olmak üzere toplam 9.418,00 TL olduğunu öğrendim ve bu şekilde kabul ediyorum. Borcun 4.000,00 TL'sını 20/5/2009 günü, 3.000,00 TL'sını 30/6/2009 günü, kalan 2.418,00 TL'sinı da 5/7/2009 günü ödemeyi kabul ve taahhüt ederim” şeklinde taahhütte bulunmuş olup, ödeme emrinde asıl borç ile birlikte faiz, harç ve vekalet ücreti gibi detayların gösterilmiş olması ve en önemlisi de taahhüt edilen miktarın rakamsal olarak hiç bir kuşkuya yer vermeyecek şekilde net olarak belirlendiği ve bu miktar üzerinden icap ve kabul işleminin gerçekleştiği anlaşılmakla, taahhütnamenin geçerli olduğunun kabulü zorunludur. Hal böyle olunca itirazın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. "

Taahhüdü ihlalde işleyecek faizin kısmı hesaplanıp kısmı istenmesi halinde taahhüdün geçerli olacağına ilişkin Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin emsal Esas No:2010/3045 Karar No:2010/3089 kararı :" Dosya kapsamına göre, borçlu hakkında toplam 10.163.15 TL alacağın tahsili amacıyla yapılan takip sırasında 25.2.2009 tarihinde icra memuru huzurunda alacaklı vekilinin kabulüyle düzenlenen tutanakta borç miktarının 11.946.83TL olarak gösterildiği, tutanağın beyan kısmında da borçlunun "... taahhüt tarihine göre hesaplaması yapılsın dedi. Taahhüt tarihine göre yapılan hesaplamada 10.163.15 TL takip miktarı, 1.219.58 TL vekalet ücreti, 88.9 TL icra masrafı, 325.2 TL tahsil harcı ve 150.00 TL faiz olmak üzere toplam 11.946.83 TL dosya borcunun olduğu dökümleri ile söylendi, borçlu anladım kabul ettim dedi ve söz alarak ben bu borcumun tamamı olan 11.946.83TL'yi 16.03.2009 tarihinde ödemeyi kabul ve taahhüt ediyorum dedi.." şeklinde taahhütte bulunduğu dikkate alındığında, borçlunun hangi miktar için ödeme taahhüdünde bulunduğu, alacaklının da hangi miktar için kabulde bulunduğu açık bir şekilde anlaşılmaktadır. 25.2.2009 tarihine kadar faiz belirlenmiş, ancak bu tarihten ödeme tarihi olan 16.3.2009 tarihine kadar olan faiz hesaplanıp taahhüt  tutanağında gösterilmemiş ise de, taahhüt tutanağında bu tarihler arasında faiz yürütüleceğine dair bir beyan bulunmadığına, taahhüt edilen miktarın hiç bir kuşkuya yer verilmeyecek şekilde açık olarak belirlenmiş olmasına göre faiz miktarının ayrıca ilave edilmesi zorunlu değildir. Hal böyle olunca taahhüdün geçerli olduğu gözetilmeden itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsizdir."


Taahhütte "kalan kısım" şeklinde muğlak ifade olsa da tüm alacak kalemlerinin ayrı ayrı gösterilmesi nedeniyle taahhüdün geçerli olacağına ilişkin Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin emsal Esas No:2009/3906 Karar No:2009/3858 kararı :"Her ne kadar taahhüt tutanağında son taksit tarihi olan 30.03.2009 tarihinde ödenecek miktar belirtilmeyerek "kalan kısım" şeklinde yazılmış ise de; 15.02.2008 tarihli taahhüt tutanağı dikkatlice incelendiğinde, borçlu; asıl alacak, tahsil harcı, işlemiş faiz, sonraki faiz, komisyon vs. gibi masraflar ayrı ayrı gösterilmek suretiyle toplam borcun 23.075,60 TL olduğunu kabul ettiği ve bu miktar üzerinden ödeme taahhüdünde bulunduğu, işlemiş faiz ile sonraki faizin ayrı ayrı belirtildiği, kaldı ki Kastamonu 1. İcra Müdürlüğünce şikayete konu taahhüdün düzenlendiği Azdavay İcra Müdürlüğüne yazılan 1.2.2008 tarihli talimat yazısında da borç miktarının 22.869,82 TL olarak gösterildiği dikkate alındığında taahhüt tutanağındaki borç miktarının hiç bir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ve bu miktar nazara alınarak icap ve kabulde bulunulduğunun kabulü zorunludur. 

 "


Taahhüdü ihlalde işleyecek faizin kısmı istenmesi halinde taahhüdün geçerli olacağına ilişkin Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin emsal Esas No:2010/3045
Karar No:2010/3089 kararı :" ancak bu  tarihten ödeme tarihi olan 16.3.2009 tarihine kadar olan faiz hesaplanıp taahhüt tutanağında gösterilmemiş ise de, taahhüt tutanağında bu tarihler arasında faiz yürütüleceğine dair bir beyan bulunmadığına, taahhüt edilen miktarın hiç bir kuşkuya yer verilmeyecek şekilde açık olarak belirlenmiş olmasına göre faiz miktarının ayrıca ilave edilmesi zorunlu değildir."

şeklinde olup, tüm bu içtihatlarda açıklandığı üzere taahhüdün geçerliliği aranan şart taahhüt miktarının tereddütsüz olması olup, bu miktar kesin bir şekilde belirlenebiliyor ise tahsil harcı hariç diğer kalemlerinin ayrı ayrı yazılıp yazılmamasının taahhüdün geçerliliğine bir etkisi bulunmamaktadır.
Taner Erdoğan




Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim