Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

İcra ceza suçları uzlaşmaya tabi midir?



Kanun:2004    Madde:354

İcra dosyası ve tüm dosya kapsamı topluca değerlendirildiğinde;  İstanbul 30.İcra Müdürlüğü'nün 2013/24536 sayılı icra dosyasında Alacaklı Vahdet Tiryakioğlu Otomotiv San. Ve Tic. A.Ş. Tarafından borçlu Şeker Otomotiv Murat ÖĞ hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapıldığı, borçlu şirketin ticaret sicilde kayıtlı olan Tiryaki Hasan Paşa Cad. Valide İş Hanı No:51/6 Aksaray adresine hacze gidildiği, hacze gidilen adreste borçlu şirketin faaliyet göstermediği, şirket yetkilisi Murat Öğ'ün                                savunmasında ticareti usulüne uygun olarak terk etmediğini kabul ettiği yönündeki beyanı ve dosyadaki tüm deliller göz önünde bulundurularak, sanığın usulüne uygun ticareti terk etme suçunun sabit olduğu anlaşılmakla, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

İcra ceza suçlarının uzlaşmaya tabi olup olmadığı hususuna gelince " "İİK 354. maddesininnin,  etkin pişmanlık hükmü olduğu" görüşü yerinde değildir. Zaten bu hususa ilişkin kanaatini Yargıtay, Ceza Genel Kurulu olarak daha önce karara bağlamıştı. 

Yargıtay  Ceza Genel Kurulu'nun Esas No:2005/10 Karar No:2005/90 sayılı emsal içtihadı " "3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında’ki Yasanın 16. maddesinde karşılıksız çek keşide etme suçu düzenlenmiş olup, madde uyarınca kar­şılıksız çek keşide edenler, çek bedeli kadar ağır para cezasıyla, mükerrirler ise bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacaklardır.

Aynı Yasanın 16/a maddesinde , karşılıksız kalan kısmına ibraz tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasaya göre faiz yürütüleceği belirtilmiş,

“Soruşturma ve kovuşturma usulü, görevli ve yetkili mahkeme” başlıklı 16/b maddesinde; maddede yazılı suçtan soruşturma ve kovuşturma yapılmasının şikayete bağlı bulunduğu, hükmün kesinleşmesinden sonra şikayetten vazgeçildiğinde de, hükmün bütün sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılacağı, hükmüne yer verilip,

“Davanın açılmasına engel olan, davayı düşüren ve cezayı ortadan kaldıran nedenler” başlıklı 16/c maddesinde; düzeltme hakkının kullanılması veya henüz dava açılmadan, çek tutarı veya karşılıksız kalan kısmının %12 tazminat ve faiziyle birlikte ödenmesi halinde ceza davası açılmayacağı, dava açıldıktan sonra hüküm verilinceye kadar %15 tazminat ve faizle birlikte öde­me halinde,  hüküm verildikten sonra, hüküm kesinleşinceye kadar %18 tazminat ve faizle birlikte ödeme halinde ceza davasının düşeceği, hüküm kesinleştikten sonra %20 tazminat ve faizle birlikte ödeme halinde ise hükmün bütün cezai sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılacağı ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

Görüldüğü üzere, esasen 3167 sayılı Yasada da  uzlaşmaya ilişkin hükümler yer almak­tadır, ancak; her iki yasanın getirdiği sistem ve olanaklar arasında çeşitli farklılıklar bulunmaktadır, " " 

Şeklinde olup Çek Kanununda (kıyasen İcra Suçlarında)ki düzenleme özel bir uzlaşma usulü olduğu açık ve seçik olarak ifade etmiştir.  Ceza Genel Kurulu şunu demekte:  İİK 354. madde, etkin pişmanlık hükümlerini de içeren özel bir uzlaşma yöntemidir. Bu nedenlerle uzlaşma düzenlemesindeki  " 'etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile' ibaresinin çıkarılması CMK 253. maddesindeki uzlaştırma prosedürünün uygulanmasına engel değildir" görüşü yerinde değildir.


Ayrıca Yargıtay 16. Hukuk Dairesi Esas No:2008/5180 Karar No:2008/4928 emsal kararında : " "Sanıklara isnat olunan suç İİK'nın 333/a maddesinin birinci fıkrasında düzenlenmiş olup, cezalandırma şartı olarak alacaklının şikayeti aranmıştır. Aynı Kanun'un "Davanın ve cezanın düşmesi" başlıklı 354. maddesi ise, "Kanun'un bu babında yazılı suçlardan takibi şikayete bağlı olanların müştekisi feragat eder veya borcun itfa edildiği sabit olursa, dava ve bütün neticeleri ile beraber ceza düşer." hükmünü içermektedir. 

Görüldüğü üzere, İcra ve İflas Kanunu'nda uzlaşmaya ilişkin hükümler zaten yer almaktadır. Ancak; (Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nça benzer bir konuda verilen 05.07.2005 gün, 2005/10-84-90 sayılı kararında da açıklandığı üzere) her iki yasanın getirdiği sistem ve olanaklar arasında çeşitli farklılıklar bulunmaktadır. 

Şöyle ki; 

1- Uzlaşma için failin mutlak olarak suçunu kabul etmesi gerektiği halde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarınca ödeme ile sonuç alınması için failin suçunu kabul etmesi gerekmez. 

2- Uzlaşmada, mağdurun zararının tümünün veya büyük bir kısmının ödenmesi zorunlu olduğu halde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na göre şikayetten vazgeçme failin hiç ödeme yapmaması halinde de mümkündür. 

3- Uzlaşma için fail ve mağdurun anlaşmalarında zorunluluk bulunduğu halde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na göre fail mağdurdan bağımsız olarak ödemede bulunabileceği gibi, mağdur da bağımsız olarak şikayetten vazgeçebilir. 

4- Uzla şma hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir, ancak icra ve iflas Kanunu'nda düzenlenen ve şikayete bağlı olan suçlarda mağdur ve fail hüküm kesinleştikten sonra da anlaşılabilirler, 

Şeklinde açıklanmıştır. İİK'nın 354. maddesi amir hükmü uyarınca uzlaşmayı kendi bünyesinde barındırdığı dikkate alındığında, İcra Mahke-mesi'nce uzlaşma konusunda herhangi bir işlem yapılmasına gerek bulunmamaktadır. " "

 şeklinde İİK'daki düzenlemenin etkin pişmanlık müessesi değil özel uzlaşma müessesi olduğunu açıkça izah da etmiştir.

Tüm bu nedenlerle atılı suçlarda uzlaştırma yoluna gidilmemiştir. İcra ceza suçlarının CMK'daki genel uzlaşma hükümlerine değil de İİK'daki özel uzlaşma hükümlerine tabi olduğunun pratik göstergesi de icra ceza suçlarında fiiliyatta neredeyse hiç bir uzlaşmanın sağlanamamasıdır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/19-7 esas 2017/137 karar sayılı emsal içtihadı da icra ceza suçlarının  "Aynı Kanunun 354. maddesinin birinci fıkrasında da;  "Kanunun bu babında yazılı suçlardan takibi şikâyete bağlı olanların müştekisi feragat eder veya borcun itfa edildiği sabit olursa dava ve bütün neticeleriyle beraber ceza düşer" hükmüne yer verilmiştir. ....alacaklılardan birinin şikâyetine bağlı olup aynı Kanunun 354. maddesinin birinci fıkrasında da davanın ve cezanın düşmesine imkân sağlayan özel bir etkin pişmanlık hükmü düzenlenmiştir." gerekçesiyle uzlaşmaya tabi olduğu kanaati belirtilmiş ise de; İİK 354. Maddenin içinde etkin pişmanlık hükümlerini de barındırmakla beraber, hükmün kesinlemesinden sonra dahi etkin pişmanlık olmadan şikayetçinin vazgeçmesi ile hükmün tüm neticeleri ile düşmesi hususu da dahil olmak üzere İİK 354. Maddenin Yargıtay  Ceza Genel Kurulu'nun Esas No:2005/10 Karar No:2005/90 sayılı emsal içtihadı ve Yargıtay 16. Hukuk Dairesi Esas No:2008/5180 Karar No:2008/4928 emsal içtihadındaki gerekçelere değinmeden hukuki sorunu irdelemesi nedeniyle hatalıdır.

İcra suçları ve uzlaşma - uzlaştırma Koleksiyonu

Taner Erdoğan




Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim