Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

Satış istenmesi ve masrafın yatırılması haczin düşmemesi için yeterli olup, icra memurunun satış isteminin reddi kararı ancak satışın fiilen yapılamayacağına ilişkin tespit niteliğindedir.



Kanun:2004    Madde:106

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu takip dosyasında müvekkili adına kayıtlı .....Parsel'de kayıtlı gayrimenkul üzerindeki hacizlerin kaldırılmasını talep ettiklerini, icra memuru tarafından haciz fekki talebinin reddine karar verildiğini, işlem yapılmayan dosyanın muameleden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 

İcra dosyası ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı borçlu hakkında davalı alacaklı tarafından ilamsız takip başlatıldığı, 

Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2014/6213 karar sayılı içtihadı :" İİK'nın 106. maddesi "Alacaklı haczolunan mal taşınır ise bir sene, taşınmaz ise iki sene içinde satılmasını isteyebilir." hükmünü; İİK'nın 59. maddesi "Bir talepte bulunan taraf bununla ilgili masrafları peşin olarak verir" hükmünü; İİK'nın 110. maddesi "Bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya takip geri alınıp da bu müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar." hükmünü içermektedir. Haciz düşse dahi icra takibi ayakta kalmaya devam eder.

Somut olayda, şikayet olunan M.'un alacaklı olduğu Yalova 1. İcra Müdürlüğü'nün 2013/3101 E.sayılı (Eski 2009/6319 Esas) dosyasında, alacaklı tarafından haciz tarihinden itibaren iki yıl içinde bedeli paylaşıma konu taşınmazın satışının talep edilip İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliği'nin 6. ve 61. maddelerinde belirlendiği şekilde satış avansının yatırıldığı, İcra Müdürlüğü'nce taşınmazın kıymet takdirinin yapılmadığı gerekçesiyle satış talebinin reddine karar verildiği dosya kapsamıyla sabittir. 

İİK'nın 106. maddesi ile alacaklının takibi sürüncemede bırakmaması amaçlanmıştır. Bu amaca uygun olarak alacaklı tarafından satış talebinde bulunulmuş, avans da yatırılmıştır. Satış talebinin ret gerekçesi kıymet takdirinin yapılmamış olmasıdır. Bu ret kararının, anılan yasal düzenlemeye uygun olan satış talebindeki haklılığı ortadan kaldıran bir karar niteliğinde bulunmadığını, sadece satışın fiilen yapılamayacağına yönelik bir tespitten ibaret olduğunu kabul etmek gerekir. Zira, İİK'nın 106. maddesinde satış istenmesinden söz edildiği, bu talebin İcra Müdürlüğü tarafından reddedilmesi halinde talebin geçerliliğini kaybedeceğine ilişkin hiç bir yasa hükmü bulunmadığı gibi, İİK'nın 106. maddesinden kaynaklanan hukuki uyuşmazlıklara ilişkin Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nce alınan yargısal kararların da bu yönde olduğu, 2 yıllık süre içerisinde alacaklının bir an evvel satışa yönelik iradesini icra dosyasına yansıtmak zorunda olduğu ve isteğini İcra Müdürlüğü'ne iletip İİK'nın 59. maddesi gereğini yerine getirmesi halinde geçerli bir satış talebinin doğduğu, bundan sonra satışın da aynı 2 yıllık süre içerisinde yapılması yönünde bir zorunluluk bulunmadığı, söz konusu haczin de geçerliliğini kaybettiğinden söz edilemeyeceği kabul edilmelidir.

Aynı Kanun'un 59. maddesi uyarınca, bir işlemin yapılmasını isteyen taraf, o işlemin yapılması için gerekli masrafları avans olarak (peşin) yatırmalıdır. İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliği'nin 6. maddesine göre, bu masrafların, tahsilat makbuzu karşılığında para olarak alınması gerekir. Aksi takdirde talep yapılmamış sayılır. Cüz’i de olsa satış avansının yatırılmış olması, usulüne uygun bir satış talebinin bulunduğu anlamına gelir. Yatırılan masrafın yetmeyeceği sonradan anlaşılırsa, bunun tamamlanması istenebilirse de, masraf hiç yatırılmamışsa geçerli bir talebin varlığından söz edilemez.

Kıymet takdiri kesinleşmeden satış yapılmamakla birlikte, kıymet takdiri yapılmadan da satış istenebilir. Diğer bir anlatımla, kıymet takdirinin yapılmaması sadece satışın yapılmasına engel olur. İcra Müdürünün ret kararının ayrıca İcra Hakimliği'nce iptalinin talep ve dava edilmesine gerek dahi olmadan mahkemece re'sen nazara alınması anılan madde hükümlerine uygun olacaktır.

Şikayet olunan M.'un satış talebi, yukarıda belirtilen ilke çerçevesinde usulüne uygun bir satış talebi olup, avansın kıymet takdiri aşamasında kullanılmasının sorumluluğu alacaklıya yüklenemeyeceği gibi, eksik masraf avansının İcra Müdürlüğü'nce her zaman tamamlatılması da esasen mümkündür.

Diğer yandan, İİK'nda, süresinde satış istendikten sonra haczi ve satışı düşüren sebepler öngörülmemiş, sadece aynı Kanun'un 129/son maddesinde, ikinci ihalede alıcı çıkmazsa ''satış talebinin'' düşeceği düzenlenmiştir. İİK'nın 106 ve 110. maddeleri hükümleri alacaklının takibi sürüncemede bırakmaması amacıyla getirilmiş olup, bu amaca uygun olarak anılan şikayet olunan tarafından İİK'nın 106. maddesindeki 2 yıllık süre içerisinde İİK'nın 59. maddesine uygun olarak satış talep edilerek avansı yatırılmış olmakla, bir daha satış istemesine gerek kalmaksızın, haczi ve satışının ayakta olduğunun kabulü gerekir." şeklindedir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2015/32637 karar sayılı içihadı :" Somut olayda, icra müdürlüğünden hacizli malın satışının süresinde istenilmesi yeterli olup diğer satış şartlarının oluşup oluşmadığının irdelenmesi gerekmez. Bir başka anlatımla icra müdürlüğü kıymet takdiri yapılmamış olması sebebiyle satış talebini reddedemez. Satış istenmiş olması ve satış avansının yatırılmış olması nedeniyle satış düşmez" şeklindedir.

İçtihatlarda da açıkça anlatıldığı üzere süresinde satış istenmesi ve masrafın yatırılması haczin düşmemesi için yeterli olup, icra memurunun satış isteminin reddi kararı ancak şatışın fiilen yapılamayacağına ilişkin tespit niteliğindedir. Avansın yeterli olup olmaması tartışmasında da yetersiz ise avansın tamamlattırılması için icra müdürülüğünce karar alınıp bu eksikliğin de giderilebileceği, bu hususun haczin düşmesine etkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Kıymet takdiri talebinde bulunulmamış olması veya rapor aldırılmaması da haczin düşmesi nedenlerinden değildir.

Tüm bu nedenlerle şikayetlerin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 

1-Davacının şikayetinin REDDİNE; 


Taner Erdoğan




Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim