Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

Görüldüğünde ödenecek bonoda zamanaşımı - senette vade tarihi zorunlu mu



Kanun:2004    Madde:169



Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin  2015/29405 karar sayılı içtihadı : "TTK'nun 776. maddesi uyarınca; vade, bononun unsurlarından olsa da aynı Kanun'un 777/2. maddesi gereğince vadesi gösterilmemiş bir bono görüldüğünde ödenmesi şart bir bono sayılır. TTK'nun 778. maddesi göndermesi ile bonolarda da uygulanması gereken aynı Kanun'un 704. maddesine göre ise görüldüğünde ödenecek bononun tanzim tarihinden itibaren bir yıl içinde ödenmek üzere ibrazı zorunludur. Bir başka anlatımla vade unsurunu taşımayan senedin, TTK'nun 704. maddesinde belirtildiği üzere görüldüğünde ödenecek bono olarak düzenlendiğinin kabulü gerekeceğinden, bu eksiklik senedin bono olma vasfını etkilemez. Vadesi gösterilmemiş bononun bir yıl içinde ibraz edilmemiş olması, zamanaşımı müddeti dolmadıkça senet keşidecisini sorumluluktan kurtarmaz. Senedin süresi içinde, yani keşide tarihinden itibaren bir yıl içinde ibraz edilmemesi vadenin geçirilmesi hükmünde olup, bu halde rücu hakkı düşeceğinden cirantalara müracaat edilemez. Fakat zamanaşımı süresi dolmadıkça senedi tanzim eden borçlunun (keşidecinin) sorumluluğu devam eder (Poroy/Tekinalp; Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, Genişletilmiş 15. bası, s. 121, İstanbul 2001)." şeklindedir.

Olayımızda icra takibinin borçlusu, bonoyu tanzim eden (keşideci) olup 08.03.2012  tanzim tarihinden itibaren 1 yıllık ibraz müddeti ve onun bitiminden itibaren 3 yıllık zamanaşımı süresi içinde takibe geçildiğine göre borçlu hakkındaki takipte bir usulsüzlük bulunmamakla müracaat hakkının düştüğünden bahsedilemez.

Ödeme iddiası ise İİK 168/a maddesi kapsamında kalan belgelerle ispat da edilememiştir.

Tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmiştir.

H  Ü   K  Ü M : 

Yukarıda açıklanan nedenlerle,

1-Davacının davasının REDDİNE, 

2-Peşin harcın yeterliliğine, 

3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı vekili lehine 600,00 TL maktu ücreti vekalet takdirine,

5-Karar kesinleştiğinde talep halinde dosyada kalan bakiye gider avansının davacı yana iadesine,

6-İİK 169/a-5 maddesi gereğince takibin geçici olarak durdurulmasına karar verildiği 5120,90 TL asıl alacağın % 20 oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,  

7-Tedbir kararının kaldırılmasına, 

Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı tefhim tarihinden itibaren 10 gün süre içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı

Mehmet Korkmaz




Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim