Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

Hesap işletim ücretinin, sözleşmede miktar belirlenmemesi halinde haksız şart sayan karar



Kanun:6502    Madde:4

DAVACI TALEBİ: Davacı özetle; Beylikdüzü Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığı'nın davalı lehine vermiş olduğu 279,63-TL'nin usulü uygun olmaksızın karar altına alındığını söyleyerek hakem heyeti kararın iptalini istemiştir . 

DAVALI CEVABI: Davalıya usulünce tebligat yapıldığı halde duruşmaya katılmadığı ve cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. 


DELİLLER VE DEĞERLENDİRİLMESİ: 


İncelenen davada dava şartlarına ilk itirazlara görev ve yetkiye ait bir olumsuzluk olmadığı mahkememizin görevli ve yetkili olduğu anlaşılmaktadır


Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi 6502 sayılı kanun 3/k. Maddesi uyarınca tüketicidir.

Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan yada mal sunan adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişileri de 6502 sayılı yasa 3/i madde uyarınca
satıcı sayılır.

Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya bunun adına veya hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan , eser , taşıma, simsarlı, sigorta , vekalet , bankacılık ve benzeri sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem 6502 sayılı yasa 3/ l maddesine göre
tüketici işlemi niteliğindedir.

Mevcut davada taraflar arasındaki hukuki ilişki işleyen mevduat hesabından kaynaklanmakta olup, bu tür uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesi görevlidir. 

Taraflar arasında bankacılık hizmetleri sözleşmesinin bulunduğu ve bu sözleşme dayanak yapılarak tüketiciye kredi verildiği, sonuçta da bir miktar bedelin kullanılan kredi ödemelerinde kullanılmak üzere açılan işleyen mevduat hesabının işletim maliyetinden kaynaklanan bir masraf niteliğinde alındığı hususunda taraflar arasında ihtilaf yoktur. Asıl uyuşmazlık hesap işletimi nedeni ile tüketiciden bir miktar aidat vs. Adı altında bedelin alınıp alınamayacağı hususundadır. 

Kural olarak herkes dilediği sözleşmeyi yapmakta serbest olduğu gibi istemediği bir sözleşmeyi sürdürmek zorunda da değildir. Bunun istisnası iltihaki sözleşmeler olarak adlandırılan kamu hizmeti görmekte olan kamu idare ve kurumları ile bunlardan hizmet alan şahıslar arasında kurulan sözleşmelerdir. Bu tür sözleşmelerde kamu idaresi ve kurumları kar amacından ziyade kamu hizmeti görmekle yükümlü olduklarından talep eden her şahısla sözleşme yapma yükümlülüğü altındadır. Bankalar ise bunun aksine kar amacı ile kurulan kurumlardır. Bu yüzden gördükleri hizmetin karşılığını isteyebilirler. Ayrıca çok sayıda banka bulunduğuna göre de tüketici kendi yükümlülüğünü yerine getirmek kaydı ile dilediği bankadan kredi kullanma imkanına sahiptir. Bu şartlarda tüketici ve banka arasındaki sözleşmenin iltihaki bir sözleşme olmadığının kabulü gerekir.

Keza mevduat hesabı ve gerektiğinde bunun kredili olarak kullandırımına ilişkin sözleşmenin niteliği ve ticari boyutu değerlendirildiğinde bu sözleşmelerin tüketici kredisi sözleşmelerinden farklı olduğu, yapılan işlemin, banka tarafından sunulan ürünün maliyetlemesi açısından farklar bulunduğu, ticari yaşamın gereklerine de uygun bir tespittir. Bankalar gördükleri hizmetin uygun karşılığını isteme hakkına sahiptir. Hesap işletim hizmetinin banka için riski bulunduğu gibi bir maliyeti de bulunmaktadır. Haklı kabul edilebilecek bu maliyetin mevduat hesabı kullanıcılarına yansıtılması hakkaniyete uygundur. 

Somut olayda tüketiciden hesap işletim ücreti alınması başlı başına yukarıda belirttiğimiz gerekçe çerçevesinde haksız şart niteliğinde olmamakla birlikte dava konusu hesap işletim ücretine ilişkin (taraflar arasındaki) bankacılık hizmet sözleşmesinin incelenmesinde sözleşmenin 3.3.maddesinde hesap işletim hususunun düzenlendiğini, hesap işletim ücreti ile ilgili herhangi bir alt veya üst sınır belirlenmediği, hesap işletim ücretini belirleme yetkisinin tek taraflı olarak bankaya bırakıldığı 6502 sayılı kanun madde 5/1 anlamında bu hükmün tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme şartı olduğu haksız şartın unsurları olan sözleşmenin önceden hazırlanmış olan standart sözleşme olması tüketicinin sözleşme koşullarına etki edememiş olması tüketicinin aleyhine dürüstlük kuralına aykırı şekilde dengesizliğe neden olması şartların oluştuğu ve bu yönü ile 6502 sayılı yasa mad 5/8 fıkrası gereğince tüketici sözleşmesindeki bu haksız şartı kesin hükümsüzlük yaptırımına tabi olduğu anlaşılmakla aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın reddine, 
2- Beylikdüzü TSHB 18/11/2014 tarih ve 1521959 sayılı kararının onanmasına, 
3- Davacının yaptığı masrafların kendi üzerine bırakılmasına, 
4- Davacıdan dava açılırken yeteri kadar harç alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda HMK 341/1-2 madde ve 6502 sayılı kanun maddesinin 70/5 gereğince kesin olmak üzere verilen karar usulen okunup anlatıldı.

Taner Erdoğan




Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim