Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

Menfi tespit davası - reddi, (borçlu aleyhinde sonuçlanması) durumu da kesinleşmesi gerekir mi?



Kanun:2004    Madde:72

Yargıtay 8. Hukuk DAiresinin2016/12930 karar sayılı emsal içtihadı " İİK'nun 72. maddesinin 4. fıkrasında; ''(Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.'' düzenlemesine, İİK'nun 72. maddesinin 5. fıkrasında ise; ''(Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmisinden aşağı olamaz.'' düzenlemesine yer verilmiştir.


     Kural olarak ilama dayalı olarak  takip yapılabilmesi için hükmün kesinleşmiş olması şart değildir. Bazı istisnai durumlarda ilam kesinleşmedikçe icraya konulamaz. Bu istisnaların bir bölümü HUMK 443. maddesinde belirtildiği gibi, bir bölümü de özel yasalarında gösterilmiştir. Bu istisnai hükümlerden biri de İİK 72/4 ve 72/5 maddelerinde düzenlenmiş ve açıkça ifade olunmuştur. Buna göre menfi tespit konulu ilamın kabul veya redde ilişkin olması, kesinleşmesi gerektiği sonucunu değiştirmez. Anılan ilamlardaki yargılama gideri ve tazminata ilişkin bölümler davanın kabulü yada reddine ilişkin bölümü ile bir bütündür. Bu kalem alacakların infazı ancak bir bütün olarak ilamın kesinleşmiş olmasına bağlıdır. [  HGK 5.10.2005 gün 2005 (12-534-554) ] " şeklindedir.

Emsal içtihatta da açıklandığı üzere menfi tespit davasının reddine ilişkin ilamın asıl ve fer'ilerinin  icrası için kesinleşmesi gerekmektedir. Menfi tespit alamı kesinleşmeden takibe konulması nedeniyle takibin iptaline karar verilmiştir.

1- Takibin iptaline

...

Taner Erdoğan




Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim