Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

Bir ilamla hüküm altına alınan haklarla ilgili olarak ayrı ayrı takip yapılabilir mi? - İhtiyari dava arkadaşlığında



Kanun:6100    Madde:29

Yargıtay 8. Hukku Dairesinin 2015/11928 karar sayılı içtihadı şu şekildedir :" 6100 sayılı HMK'nun Hükmün Kapsamı başlıklı 297. maddesinde; hükmün sonuç kısmında yargılama giderleri konusunda, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir. Yargılama Giderlerinin Kapsamı başlıklı 323. maddesinin (ğ) bendinde vekille takip edilen davalarda vekalet ücretini yargılama giderleri içinde saymıştır. Yargılama Giderlerinden Sorumluluk başlıklı 326. maddesinin 1. fıkrasında yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği belirtilmiştir.Tüm bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde ilam taraflara yüklenen borçlar, tanınan haklar, yargılama giderleri olmak üzere bir bütündür. Vekille temsil edilen davalarda hüküm altına alınan avukatlık ücreti de yargılama giderleri kapsamındadır.... 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Sebepsiz Zenginleşmeden Doğan Borç İlişkileri başlıklı 77. maddesinde ise "Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür....Mahkemece aynı ilamda hüküm altına alınan alacak kalemleri için tek ve aynı dosya ile ilamlı icra takibinde bulunulmasını zorunlu kılan türden yasal düzenlemenin mevcut olmadığı gerekçesine dayanılmıştır. Ancak Yasa'larda bir ilamla hüküm altına alınan haklarla ilgili olarak ayrı ayrı takip yapılabileceğine ilişkin hiç bir düzenleme de mevcut değildir....Hakkın kötüye kullanılmasını; ...amacından saptırarak kullanılması olarak da açıklayabiliriz.... Kötü niyetli olmasa da alacaklı tarafından Yasa'daki boşluktan yararlanılarak bir ilamdaki haklar için ayrı ayrı takip başlatılarak sebepsiz zenginleşmeye neden olacak şekilde fazladan avukatlık ücreti talep edilmesi hakkın kötüye kullanılmasıdır ve hukuk düzeni tarafından korunamaz. İlam bir bütün olmasına rağmen yasal ve geçerli bir neden olmaksızın alacaklının ayrı ayrı takip başlatması Yasa'larda belirtilen dürüstlük kuralına uymadığı, borçlunun zarara uğramasına neden olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler karşısında alacaklıların bu davranışı hukuk düzeni tarafından korunamayacağı için mahkeme tarafından borçlunun bu yöndeki şikayetinin kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddi isabetli olmamıştır."

Bozma ilamına konu yerel mahkeme kararının gerekçesi ise şu şekildedir :"ilam aynı olsa da alacaklılarının ve hükümlerin farklı olması nedeniyle her bir alacaklı için ayrı ayrı icra takibi yapılmasında yasal bir engel bulunmadığı anlaşılmakla davacının şikayetinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurma yoluna gidilmiştir. "

Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin  2015/11928 karar sayılı içtihadı ihtiyari dava arkadaşları için aynı ilamda hükmedilen ayrı ayrı tazminatların dahi ayrı ayrı takibe konu edilemeyeceğine hükmetmiştir ki bu açıkça hukuka aykırıdır. 

Öncelikle içtihatta bahsedildiği gibi asıl alacak, vekalet ücreti ve yargılama masraflarından oluşan ilam bir bütündür. Birden fazla ihtiyarı dava arkadaşı hakkında birden çok hüküm kurularak ihtiyarı dava arkadaşları sayısınca hükmedilen  asıl alacak, vekalet ücreti ve yargılama masrafları sadece her bir davalı açısından kendi içinde bir bütün olup, tüm ihtiyari dava arkadaşları açısından topluca bir bütünlük teşkil etmez.

İhtiyari dava arkadaşlarının, ayrı ayrı dava açmayıp, birlikte dava açması aleyhlerine yorumlanamaz. Ayrıca ihtiyari dava arkadaşları lehlerine aynı ilamla kurulan hükümleri ayrı ayrı icraya koyamamaları Anayasal hak arama hürriyetini zedeleyici olacaktır. Çünkü ayrı ayrı takibe koysaydı tebligat sayısı artığından usulsüz tebligat riski azalacağı gibi, borçlunun itiraz süresi, itiraz edip etmeyeceği de değişebilecektir. Ayrıca kısmı ödeme yapılması halinde alacaklılar arasında bölüşülmesi durumu söz konusu olmayacağı gibi haczin diğer ihtiyari dava arkadaşlarından önce kesinleşmesi ve hacizde öncelik hakkı elde etme imkanı da ortadan kaldırılacaktır. Bir diğer hususta dava için verilen vekalet ve ücretin icra takibini kapsamamasıdır ki ihtiyarı dava arkadaşlarından biri icra takibi için başka bir avukata vekalet vermesi veya icra vekalet ücretini ödememesi nedeniyle ihtiyari dava arkadaşlarından biri açısından takibe geçilememesi ve sonradan takibe geçilmesinde de bu içtihat nedeniyle hak kaybına uğranılacaktır. 

Bu nedenlerle ilamın bütün olduğu hususu ihtiyari dava arkadaşları için geçerli olmayıp, ihtiyari dava arkadaşları açısından aynı ilamla hükmedilen alacaklar ayrı ayrı takibe konabilir ki, zaten borcuna ve borcunu ödememesi üzerine alınan ilama rağmen borcu ödemeyen borçlunun bu durumu karşısında bu durumda oluşabilecek hakkın kötüye kullanılması da söz konusu olamaz.

Taner Erdoğan




Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim