Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

İstihkak - alacaklı - İİK 99 - kabul



Kanun:2004    Madde:96

Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2015/11258 karar sayılı içtihadı :"Borcun doğumundan sonra borçlu şirketten doğrudan devir olmayacak şekilde, dava dışı sadece göstermelik olarak kurulduğu anlaşılan Yelken Sağlık Hizmetleri...Ltd.Şti'nden devir alınmış gibi yapılan bu işlemler alacaklılardan mal kaçırma amacına yönelik olup, alacaklının haklarını etkilemeyecektir. Bir işyeri devri kabul edilse dahi bu devir aslında borçlu ile üçüncü kişi arasında olup iş yerini devir alan davacı, devir aldığı işletmenin borçlarından sorumludur. Bu sorumluluk sadece devir aldığı şeylerle sınırlı olmayıp devralanın tüm aktifleri ile sorumlu olduğu bir sorumluluktur." şeklindedir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2014/3171 karar sayılı içtihadı : "İstihkak iddiasında bulunan davacı 3.kişi Şirket mahcuzların kendisine ait olduğuna ilişkin faturalar sunmuştur. Davacı 3.kişi Şirket tarafından sunulan faturaların haczedilen mahcuzlara ait olduğuna ilişkin üzerlerinde bir açıklama olmayıp, misli mal niteliğinde olan ve ayırtedici hiçbir özelliği bulunmayan taşınırlara ilişkin olduğundan itibar edilmesi mümkün olmadığından, mülkiyet karinesinin aksinin ispatı için yeterli belge değildir. Her zaman istenilen kişi adına düzenlenmesi mümkün adi belge niteliğinde olduğundan ve borcun doğumundan hatta takipten sonraki tarihleri taşıyan faturalar soyut olarak mülkiyetin ispatı için tek başına yeterli ve kabul edilebilir niteliği olmadığından, mahcuzların mülkiyetinin davacı 3.kişi Şirkete ait olduğunu göstermez. Bu durumda mülkiyet karinesinin 3.kişi yararına olduğundan söz edilemeyeceğinden, mülkiyet karinesi borçlu lehine olup bu durumun aksi davacı 3.kişi Şirket tarafından kesin inandırıcı delillerle ispatlanamadığından bu mahcuzlarla ilgili olarak davanın kabulü mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir. Bu durumda kısmen kabul edilen mahcuzlar yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. " şeklindedir.
İncelenen takip dosyası, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı topluca değerlendirildiğinde;
Davacı 3.kişi Şirket tarafından sunulan faturaların haczedilen mahcuzlara ait olduğuna ilişkin üzerlerinde bir açıklama olmayıp, misli mal niteliğinde olan ve ayırtedici hiçbir özelliği bulunmayan taşınırlara ilişkin olduğundan itibar edilmesi mümkün olmadığından, mülkiyet karinesinin aksinin ispatı için yeterli belge değildir. Her zaman istenilen kişi adına düzenlenmesi mümkün adi belge niteliğinde olduğundan ve borcun doğumundan hatta takipten sonraki tarihleri taşıyan faturalar soyut olarak mülkiyetin ispatı için tek başına yeterli ve kabul edilebilir niteliği olmadığından, mahcuzların mülkiyetinin davacı 3.kişi Şirkete ait olduğunu göstermez. Bu durumda mülkiyet karinesinin 3.kişi yararına olduğundan söz edilemeyeceğinden, mülkiyet karinesi borçlu lehine olup, ayrıca 31.05.2013 tarihinde borçlu tarafından tahliye edilen işyerinin istihkak iddiasında bulunan Ender Ahmet Yanıkgön tarafından 25.06.2013 tarihinde işletilmeye başlanılmış olup, iki gün sonra 27.06.2013 tarihinde borçludan 201.007,52 TL misli mal alışı yaptığı gibi buna ilişkin faturalarda borçlunun imzasının bulunmadığı gibi, ödemeye ilişkin delil de ibraz edilmemiş olup, tüm bu bu durumların aksi 3.kişi Ender Ahmet Yanık tarafından kesin inandırıcı delillerle ispatlanamadığından bu mahcuzlarla ilgili olarak 3. Kişinin istihkak iddiasının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

Taner Erdoğan




Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim