Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

Ksmt - bonoda malen ödenmiştir kaydına dayalı itiraz



Kanun:2004    Madde:168

Yargıtay  12. Hukuk Dairesi  2012/31480 karar sayılı içtihadı şu şekildedir : "Borçlu, alacaklı tarafından aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte, ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren 5 günlük yasal süre içerisinde icra mahkemesine başvurarak, borca ve icra dairesinin yetkisine itiraz ile birlikte kendisine tebliğ edilen bononun arka yüzünün gönderilmediğini şikayet konusu yapmış ve ayrıca takip dayanağı bononun teminat olarak alacaklıya verildiğini ileri sürerek icra takibinin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece; “borçlunun yetki itirazının ve şikayetin reddine, takip dayanağı olan bonoda 'bedeli malen' ibaresinin yazılı olması nedeniyle alacağın tahsilinin yargılamayı gerektirdiği” gerekçesiyle davacının borca itirazının kabulü ile icra takibinin durdurulmasına karar verilmiştir.
Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan ilişki "kambiyo ilişkisi" ismiyle anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu "kambiyo taahhüdü"nde bulunmuş olur. Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl/temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. 
Bu genel açıklamadan sonra hemen belirtmek gerekir ki; bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedidir. Bu nedenle bonoyu düzenleyen, asıl borçlu durumundadır (TTK.m. 691/1).
Bonoda şekil şartları TTK'nun 688.maddesinde sayılmıştır. Bunlar; "Bono" yada "emre muharrer senet" ibaresi, kayıtsız şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadi, vade, ödeme yeri, lehtar, keşide yeri ve tarihi, keşidecinin imzasıdır. Zorunlu şartlardan biri eksik olduğu takdirde, senedin bono niteliği kaybolur. Bunlardan vade ve ödeme yeri esaslı şekil şartlarından değildir. Sayılan zorunlu şekil şartlarının yanında seçimlik şartlar da vardır. Bonoya isteğe bağlı olarak, faiz, bedelin nakden yada malen alındığı veya yetkili mahkeme kayıtları da konabilir.
Yerleşik Yargıtay İçtihatlarında ve öğretide de kabul edildiği gibi, bonolara özgü seçimlik unsurlardan biri de, temel borç ilişkisinden kaynaklanan borcun dayandığı nedenin gösterilmesine yönelik "bedel kaydı"dır. Yinelemek gerekirse "bedel kaydı" kambiyo senedinin ihtiyari kayıtlarındandır. Bu kayıt keşidecinin (borçlunun), senedin lehtarından (alacaklıdan) karşı edayı aldığını ispata yarar. Aslında kambiyo senetleri hukuku yönünden bu kayıtların bir anlamı ve önemi yoktur. Çünkü, kambiyo senedinin düzenlenmesiyle, mücerret bir borç ilişkisi yaratılmaktadır. Bu nedenle de karşı edimin elde edilip edilmediğinin önemi de bulunmamaktadır. Temel borç ilişkisinin bir sözcükle senede yansıtılması şeklinde ortaya çıkan bedel kaydının, varlığı ya da yokluğu senedin bono niteliğini etkilemez. Bedel kayıtları daha çok keşideci ile lehdar arasındaki iç ilişki yönünden ve ispat konusunda önem taşır. Kişisel def'i nedenlerinin varlığının kanıtlanmasını kolaylaştır (HGK 2003/19-781 E, 2003/768 K. ).
Bu durumda senette “malen” ibaresinin bulunması, T.T.K.'nun 688. maddesi uyarınca, bono niteliğini etkilemeyeceğinden takip dayanağı bono yasal unsurları içeren kambiyo senedi vasfındadır. Borçlu itirazını İİK'nun 169/a-1 maddesinde yazılı belgelerle ispat edemediğine göre, mahkemece borca itirazın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. "

Yargıtay  12. Hukuk Dairesi 2012/27506 karar sayılı içtihadı ise şu şekildedir "...Alacaklı tarafından borçlu aleyhine 1 adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine geçilmiştir. Borçlu yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvuruda, takip konusu bononun, lehdar Sim Cam Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş'nin 10.06.2011 tarihli satım sözleşmesi kapsamında vermeyi vaat ettiği camlara karşılık verildiğini, satım sözleşmesine konu camların verilmediğini, bononun bedelsiz kaldığını belirterek borca itiraz ettiği, mahkemece bono üzerinde "bedeli malen ahzolunmuştur" ibaresi bulunduğu ve bono bedelinin tahsili yargılamayı gerektireceği gerekçesi ile takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.  
İİK.nun 169/a-l.maddesi gereğince borcun bulunmadığı veya itfa yahut imhal edildiği resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile kanıtlanmalıdır. 
Somut olayda takip dayanağı olan bono yasal unsurları içeren kambiyo senedi vasfındadır. 
Borçlunun borca itirazını İİK'nun 169/a-l. maddesinde yazılı belgelerle ispat edemediğine göre borca itirazın reddi yerine, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir." 

Tüm bu nedenlerle "malen ödenmiştir kaydı" keşidecinin (borçlunun), senedin lehtarından (alacaklıdan) karşı edayı aldığını ispata yarar. Aslında kambiyo senetleri hukuku yönünden bu kayıtların bir anlamı ve önemi yoktur. Çünkü, kambiyo senedinin düzenlenmesiyle, mücerret bir borç ilişkisi yaratılmaktadır. Bu nedenle de karşı edimin elde edilip edilmediğinin önemi de bulunmamaktadır. Temel borç ilişkisinin bir sözcükle senede yansıtılması şeklinde ortaya çıkan bedel kaydının, varlığı ya da yokluğu senedin bono niteliğini etkilemez. Bedel kayıtları daha çok keşideci ile lehdar arasındaki iç ilişki yönünden ve ispat konusunda önem taşır. Kişisel def'i nedenlerinin varlığının kanıtlanmasını kolaylaştır.İİK.nun 169/a-l.maddesi gereğince borcun bulunmadığı veya itfa yahut imhal edildiği resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile kanıtlanmalıdır. Somut olayda takip dayanağı olan bono yasal unsurları içeren kambiyo senedi vasfındadır. Tüm bu nedenlerle borçlunun borca itirazını İİK'nun 169/a-l. maddesinde yazılı belgelerle ispat edemediğinden borca itirazın reddine karar verilmiştir.



Taner Erdoğan




Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim