Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

Ksmt - yetki itirazı



Kanun:2004    Madde:50

Takip, kambiyo senetlerine özgü takiptir.

Bonoya dayalı kambiyo senetlerine özgü takipte yetkili icra müdürlükleri : İİK'nun 50. maddesi göndermesiyle, bonoya dayalı olarak, borçlunun ikametgahının bulunduğu yerdeki genel yetkili icra dairesinde (HMK. 6.md.), bonoda öngörülen ödeme yerinde ancak; 6102 Sayılı TTK'nun 777/3. maddesine göre ödeme yeri gösterilmeyen bonoda,  tanzim yerinin ödeme yeri olduğunun kabulü gerekeceğinden bononun tanzim edildiği yerdeki icra dairesinde takip yapılabilir. Tanzim edildiği yer gösterilmeyen bir bononun, tanzim edenin ad ve soyadı yanında yazılı olan yerde tanzim edilmiş sayılır.


Çeke  dayalı kambiyo senetlerine özgü takipte yetkili icra müdürlükleri :  genel yetkili yer olan borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesinde (HMK 6. md.), muhatap bankanın bulunduğu yer ödeme yeri sayıldığından buradaki icra dairesinde (HMK 10. md.) ve ayrıca İİK'nun 50/1. maddesi uyarınca akdin yapıldığı yer olması nedeniyle çekin keşide edildiği yerdeki icra dairesinde yapılabilir.  


Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/5 Karar sayılı içtihadı ile "Eş söyleyişle, İİK’nun 50. maddesi yollaması ile kıyasen uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK’nın 12. maddesinin karşılığı (HMK’nın 447/2. maddesi atfıyla) 6100 Sayılı HMK da bulunmadığından, ihtiyati haciz kararının uygulanmasından sonra bu kararı veren mahkemenin bulunduğu yer icra dairesi, sırf o yer mahkemesinde ihtiyati haciz kararı verilmesi nedeniyle yetkili hale gelmeyecektir...İİK’nun 261. maddesinin ihtiyati haciz kararının infaz edilmesi gereken yeri belirlediğine, icra dairesinin icra takibi yönünden de yetkili olmasını gerektirecek bir hüküm içermediği için icra dairesinin yetkisin de İİK’nun 50. maddesi atfı ile HMK’nın genel yetki kurallarının uygulanması gerekmektedir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2015/24010 karar sayılı içtihadı : "HMK'nun 17. maddesi uyarınca yetki sözleşmesi, ancak tacirler ve kamu tüzel kişileri arasında yapılabileceğinden ve gerçek kişi olan tarafların tacir olduklarına ilişkin bir belge dosyada bulunmadığından söz konusu yetki sözleşmesi geçerli değildir. " şeklindedir.

İİK'nun 50. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken HMK'nun 7/1. maddesinin birinci cümlesine göre, borçlu birden fazla ise, bunlardan birinin yerleşim yeri icra müdürlüğünde takip yapılabilir. Bu durumda, diğer borçlular yetki itirazında bulunamazlar. Ancak, anılan hükmün uygulanabilmesi için, borçlulardan birinin yerleşim yeri icra dairesinde takip yapılması ve onun hakkındaki yetkinin diğer borçlu tarafından açılan yetki itirazına ilişkin davanın açıldığı tarihten önce  kesinleşmesi gereklidir.

Yetki itirazı süresinde yapılmıştır.

İtirazda yetkili icra dairesi de doğru gösterilmiştir. 

Bu kurallar ışığı altında icra takibinin yetkisiz icra dairesinde açıldığı anlaşılmış ve sonuçta aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.


HÜKÜM:
Ayrıntıların yukarıda açıklandığı üzere;
1-Yetki itirazının KABULÜNE,talep halinde takip dosyanın davacı yönünden tefrik edilerek yetkili Ankara İcra Müdürlüğüne gönderilmesine ,
2-Harç peşin alındığından ayrıca alınmasına yer olmadığına
3-Davacının yapmış olduğu belgelenen ....TL Mahkeme masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesap ve takdir edilen 360 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine 


5- Yetkisizlik itirazı kabul edilmiş olmakla yetkili icra dairesince ödeme emri tebliği halinde yeniden itirazların ileri sürülmesi gerektiğinden sair itirazlar hakkında karar verilmesine yer olmadığına


Taner Erdoğan




Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim