Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

Tebligatta usulsüzlük - TK 21/2 - kabul - kapıya yapıştırmama



Kanun:7201    Madde:21

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2013/29142 karar sayılı içtihadı şu şekildedir :  "Tebligat Kanunu'nun 10.maddesine eklenen ikinci fıkra ile gerçek kişilere yapılacak tebligatla ilgili olarak iki aşamalı bir yol benimsenmiştir. Muhatabın adresi takip alacaklısı (veya davacı) tarafından bildirilecek ve normal tebligat çıkarılacaktır. İlk defa bildirilen adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi veya başka bir adresi olması arasında fark bulunmamaktadır. Her iki adres de Tebligat Kanunu'nun 10/1.maddesi kapsamında bilinen adrestir. " şeklindedir.

Somut olayımızda ise her ne kadar davacı borçlunun  bilinen en son başka adresine çıkartılan tebligatın bila tebliğ iade edilmiş ve bunun üzerine TK 21/2 maddesine göre tebligat çıkartılmış ise de: 

TK 21/2 maddesine göre tebligat yapılabilmesi için bu MERNİS adresinde muhatabın oturmadığının Tebligat Kanunundaki usule uygun olarak tespitinin gerektiği. 

Tebligat Tüzüğünün 30/2. maddesindeki "Muhatap...gösterilen adresten sürekli olarak ayrılmış .....(i)se" düzenlemesinin gereği olarak adresten (MERNİS adresinden de) sürekli ayrılan muhataba yapılacak ilk - normal tebligatta  Tebligat Tüzüğünün 30/1. maddesinin de uygulanması gerekmektedir.   

Tebligat Tüzüğünün 30/1. maddesi gereğince de"....tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir. " 

MERNİS adresi dışında bir baka adrese  daha önce çıkartılan tebligat bila tebliğ iade edilmiş olsa da bu gereklilik vardır. Çünkü TK21/2 maddesine göre tebligatın temel şartı bu MERNİS adresinde muatabın oturmadığının öncelikli olarak tespitidir. 

MERNİS adresine çıkartılan tebligatta tebliğ memuruna ilgilinin adreste oturup oturmadığını araştırması da yeterli olmayıp; tebliğ memuru tevsike yönelik olarak yaptığı tahkikatın sonucunu tebliğ evrakına yazacak ve maddede açıkça belirtildiği üzere ilgilisine imzalatacaktır. Ancak bu şekilde, yapılan işlemin, usulüne uygun olup olmadığı, hakim tarafından denetlenebilir.

Tüm bu hususlara göre muhataba TK21/2. maddeye göre tebliğ işlemi yapmadan önce "tebliğ imkansızlığı" ibaresi ile belirtilen nedenin ne olduğu, MERNİS adresinde oturmadığına bilginin tespitin kime sorularak edinildiğinin belli olmayıp dolayısıyla , bilgi alınan kişinin isim ve imzasının da bulunmadığı buna göre TK 21/2. maddeye istinaden yapılan tebligatın usule aykırı olduğu anlaşılmış ve bu nedenlerle şikayetçinin usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Ayrıntıların yukarıda açıklandığı üzere;

1-Şikayetçinin usulsüz tebligat itirazının KABULÜ ile ıttıla tarihinin 10.19.2915 olarak TESPİTİNE,
2-Harç peşin alındığından ayrıca alınmasına yer olmadığına,


3-Davacının yapmış olduğu belgelenen 44,60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile 
4-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesap ve takdir edilen 400 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,


2- Şikayete alacaklı neden olmamış olup, karşı da çıkmadığı anlaşılmakla şikayetçi lehine vekalet ücretine  ve masrafa hükmedilmesine yer olmadığına,

Taner Erdoğan




Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim