Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

Tebligat -Muhatabın adreste bulunmaması - ıttıla



Kanun:7201    Madde:21

7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Tebliğ imkânsızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21. maddesi şu şekildedir; 

"Madde 21 – (Değişik : 6/6/1985 - 3220/7 md.) Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.

(Ek fıkra: 11/1/2011-6099/5 md.) Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.

(Ek: 19/3/2003-4829/5 md.) Muhtar, ihtiyar heyeti azaları, zabıta amir ve memurları yukarıdaki fıkralar uyarınca kendilerine teslim edilen evrakı kabule mecburdurlar.” hükmü yer almaktadır.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin  2015/23390 karar sayıl içtihadı şu şekildedir :" Tebligat Kanunu'nun 21/1. ve Tebligat Yönetmeliği'nin 30/1. maddeleri uyarınca; yapılacak tebliğ işleminde muhatap adreste bulunmaz ise, adreste bulunmama nedeninin araştırılarak komşu (kapıcı, yönetici) beyanının alınması, beyanda bulunan komşunun mutlaka adı ve soyadının ve komşu olduğunun belirtilmesi ayrıca imzasının alınması  ya da imzadan imtina durumunun tebligat parçasına yazılması gerekir. Aksi halde yapılan tebliğ işlemi geçersiz olur.

Yine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca tebligat, muhatabın bilinen en son adresine yapılır. Bilinen son adresine tebligat yapılamaması halinde ise, adrese dayalı kayıt sistemi bilinen en son adres kabul edileceğinden, tebligat bu adrese yapılır. Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesine göre de; 'Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Ayrıca başkaca adres araştırması yapılmaz. 79. maddenin ikinci fıkrasına göre renkli bastırılan tebligat zarfında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilir.' 
Somut olayda; ..Muhatabın adresinin kapalı olduğu, komşusu ...den sorulduğunda nerede olduğunun bilinmediği, sözlü beyanından anlaşıldığından tebliğ evrakı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi gereğince Fatih Muhtarı ...'na teslim edilmiş olup 2 nolu haber kağıdı muhatabın kapsısına yapıştırılmış ve en yakın komşusuna haber verilmiştir.'' şerhiyle tebliğ edilmiştir. 
Tebligat mazbatasına, muhatabın adreste bulunmama sebebi ve tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceği, beyanda bulunan kişinin imzadan çekinme durumu belirlenmeden ve 2 nolu haber kağıdı kapıya yapıştırılıp evrak muhtara teslim edilerek tebliğ işlemi tamamlanmıştır. Bu hali ile belirtilen tebliğ işlemi Tebligat Kanunu'nun 21/1. ve Tebligat Yönetmeliği'nin 30 ve 35. maddeleri hükümlerine uygun yapılmamış olmakla usulsüz olduğu gibi, muhatabın daha önce yerleşim yeri adresine çıkartılmış bir satış ilanı tebliği olmadığından bu adrese TK'nun 21/2.maddesine göre tebligat yapılması mümkün değildir"

Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; ödeme emrinin şikayetçiye 7201 Sayılı Tebligat Yasasının 21. Maddesi hükmü gereğince yapıldığı yazılı ise de, yukarıda açıklanan yasa ve tüzük maddelerine uygun şekilde işlem yapılmadığı görülmektedir. Bu halde şikayetin kabulü ile, 7201 SY.nın 32. maddesi gereğince, usulsüz yapılan ödeme emri tebligatının şikayetçinin muttali olunduğu beyan olunan tarih itibariyle tebliğ edilmiş olduğunun kabulüne karar vermek gereklidir. 


Açıklanan gerekçe ile şikayetin kabulüne dair yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuştur.

1-Şikayetçinin usulsüz tebligat itirazının KABULÜNE

Borçlu davacıya 08.01.2016 tarihinde yapılan ödeme emri tebliğinin usulsüz yapıldığının tespitine, 

7201 sayılı yasanın 32. maddesi gereğince ödeme emrinin tebliğ tarihinin muttali olunduğu beyan edilen 02.06.2016  tarihi olarak KABUL ve TASHİHİNE,

2-Harç peşin alındığından ayrıca alınmasına yer olmadığına,

- Davanın mahiyeti gereği yargılama giderinin şikayetçi üzerinde bırakılmasına

Davaya karşı çıkması / usulsüz tebligata rağmen buna istinaden takip işlemi yapılması alacaklı tarafından istenilmiş olmakla    
-Davacının yapmış olduğu belgelenen X TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile 
-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesap ve takdir edilen 300 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

- İlamsız takip yapılmış olduğundan, süresinde yapılacak itiraz ile takip kendiliğinden duracağı, aksi halde kesinleşeceği, bu hususların icra müdürlüğünce takdir edileceğinden borca itirazın görevsizlik nedeniyle reddine

Taner Erdoğan




Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim