Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

Tebligat - Tüzel kişi - usulsüzük - ıttıla



Kanun:7201    Madde:13

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2016/5205 karar sayılı içtihadı : "7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun "Hükmi şahıslara ve ticarethanelere tebligat" başılıklı 12. maddesinde; "Hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunla birden ziyade ise, yalnız birine yapılır. Bir ticarethanenin  muamalelerinden  doğan  ihtilaflarda, ticari mümessile yapılan  tebliğ muteberdir." Aynı Kanun'un 13. maddesinde; "Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır" hükümlerine yer  verilmiştir. Tebliğ tarihi itibariyle yürürlükte olan Tebligat Yönetmeliği'nin 21. maddesinde ise, "Tüzel kişiler adına tebligatı almaya yetkili kişiller, herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmamaları veya o sırada evrakı bizzata alamayacak bir halde olmaları durumunda tebliğ, tüzel kişinin o yerdeki sürekli çalışan memur ve müstahdemlerinden birine yapılır. Ancak, kendisine tebliğ yapılacak olan memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibariyle  tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcilerinden sonra gelen bir kimse veye evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olması gerekir. Bu kişilerin de bulunmaması halinde, bu husus tebliğ mazbatasında belirtilir ve tebliğ, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılır” düzenlemesi yer almaktadır." şeklindedir.(HGK.04,04,2007/2007-12-200/187) şeklindedir.


Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2014/3037 karar sayılı içtihadı : "7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 17. maddesinde "Belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konuta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır." hükmüne, aynı Kanun'un 12. maddesinde "Hükmi şahıslara tebliğ, selahiyetli mümesilerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır. Bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda, ticari mümesilne yapılan tebliğ muteberdir." ve 13. maddesinde "Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mütat iş satlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır." hükmüne yer verilmiştir.Tebligat Kanunu'nun 17. maddesinde de belirtildiği üzere bu madde uyarınca tebliğ yapılabilmesi için tebliğ esnasında muhatabın orda bulunup bulunmadığının tespiti yapıldıktan sonra muhatabın bulunmaması halinde daimi memur veya müstahdemlerine tebliğin yapılması gerekmektedir." şeklindedir.

Tüm bu hususlara göre tebligatın usule aykırı olduğu anlaşılmış ve bildirilen tarihin ıttıla tarihi olarak kabulüne karar verilmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarda açıklandığı üzere:
Şikayetin KABULÜNE, 
1- Buna göre borçlu davacıya 16.02.2016 tarihinde yapılan ödeme emri tebliğinin usulsüz yapıldığının tespitine, 7201 sayılı yasanın 32. maddesi gereğince ödeme emrinin tebliğ tarihinin muttali olunduğu beyan edilen 01.04.2016 tarihi olarak KABUL ve TASHİHİNE,
2- Şikayete alacaklı neden olmamış olup, karşı da çıkmadığı anlaşılmakla şikayetçi lehine vekalet ücretine  ve masrafa hükmedilmesine yer olmadığına,

Taner Erdoğan




Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim