Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

Taşkın haciz - g.menkul haczinden sonra menkul haczedilmesi - şikayet ret



Kanun:2004    Madde:85

 

Şikayetçi Mahkememize verdiği şikayet dilekçesinde özetle; Alacaklı tarafından yürütülen icra takibi sırasında taşınmazının haczedildiğini, dosyadaki diğer hacizler de bulunduğu nazara alındığında borç miktarının çok üzerinde miktarda haciz yapılmış bulunduğu halde, son olarak ev eşyaları üzerinde haciz uygulamaya yönelik bulunan alacaklı vekilinin talebinin icra müdürlüğünce kabul edilmiş bulunduğunu, bunun usul ve yasaya aykırı bulunduğunu bildirerek bu yöndeki işlem ve kararın iptalini talep ve şikayet etmiştir.
İİK.nun “Taşınır Ve Taşınmaz Malların Haczi” başlıklı 85. Maddesi hükmüne göre; “ Borçlunun kendi yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır mallariyle taşınmazlarından ve alacak ve haklarından alacaklının ana, faiz ve masraflar da dahil olmak üzere bütün alacaklarına yetecek miktarı haczolunur/…/Haczi koyan memur borçlu ile alacaklının menfaatlerini mümkün olduğu kadar telif etmekle mükelleftir.”
Haciz, cebri icra organı tarafından yapılan devlete ilişkin bir hakimiyet tasarrufu olup, icra takibinin konusu olan belli bir para alacağının ödenmesini sağlamak için, bu yolda istemde bulunan alacaklı lehine, söz konusu alacağı karşılayacak miktar ve değerdeki borçluya ait mal ve haklara, icra memuru tarafından hukuken el konulmasıdır.
İcra dairesinin, haciz talebinden itibaren en geç üç gün içinde haczi yapması gerekir (m.79/1). İcra Müdürü, “borçlunun kendi yedinde veya üçüncü şahısta olan menkul mallarıyla gayrimenkullerinden ve alacak ve haklarından alacaklının ana, faiz ve masraflarda dahil olmak üzere bütün alacaklarına yetecek miktarı” haczedecektir. (m.85/1).
Gerek İcra ve İflas Yasasının 79. maddesinde, gerekse 85. madde ifadesinden ortaya çıkan sonuç, icra müdürüne haciz uygulaması konusunda bir takdir yetkisi tanınmadığıdır. Gerçekten de 79. madde kesin bir ifadeyle icra dairesinin haczi yapacağından, 85. madde; maddede belirtilen yasal koşullar altında borçlunun mal ve haklarının haczolunacağından söz etmektedir. 85. madde sadece, “alacaklara yetecek miktarın” saptanması konusunda icra müdürüne bir takdir hakkı tanımaktadır.
Uyuşmazlığın çözümünde, kamu düzeni düşüncesinden hareketle, anılan Yasanın 85/son maddesinden de yararlanılabilir.
İcra ve İflas Yasasının 85/son maddesinde; “Haczi koyan memur borçlu ve alacaklının menfaatlerini mümkün olduğu kadar telif etmekle mükelleftir” şeklinde ifadesini bulan hüküm ile, hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak, alacaklı ile borçlu arasındaki menfaat dengesini güvence altına alınmasını amaçlamaktadır. Bu ilkenin bir gereği olarak icra müdürü, işlemlerinde, bütün ilgililerin yararlarını dikkate almak zorundadır.
Somut olayda da borçlunun takip alacağının üzerinde gayrimenkul haczi yapılmış olması, menkul haczini de talep etmesine engel olarak görülemez. Zira menkul gayrimenkule göre paraya çevrilmesi çok daha kolay olması nedeniyle alacaklı tarafın bir an önce alacağına kavuşmasına yani menfaatine daha uygundur. Açıklandığı üzere icra memuru borçlu ve alacaklının menfaatlerini birlikte gözetmekle yükümlüdür. Buna göre İcra Müdürü takip nedeniyle borçlunun menfaatleri yanında, alacağını alamamış olması nedeniyle mağdur durumda bulunan alacaklının alacağına en hızlı şekilde bir an önce kavuşmasını da gözetmek zorundadır.
Tüm dosya kapsamı ve açıklanan ilke ve gerekçeler birlikte değerlendirildiğinde; alacağını alamamış olması nedeniyle mağdur durumda bulunan alacaklının alacağına en hızlı şekilde bir an önce kavuşmasını ilkesi de gözetildiğinde şikayet edilen işlemde usul ve yasal düzenlemeye aykırı yön görülmediğinden şikayetin reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır.
Açıklanan gerekçeler ile şikayetin reddine dair yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarda açıklandığı üzere:
Şikayetçi tarafın yerinde görülmeyen şikayetinin REDDİNE, 
Peşin alınan harcın mahsubuna ve yeterliliğine, 
Davacının yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Evrak üzerinde karar verilmesine ve alacaklı vekilinin yargılamada herhangi bir emek ve mesaisi bulunmamasına göre lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 

Taner Erdoğan




Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim