Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

Tahliye - tehiri icra - süre talebinin yerine getirilmemesi



Kanun:2004    Madde:269

Şikayet İİK.nun 16. maddesine taalluk eden, icra memuru işlemini şikayetten ibarettir. 
Şikayetçi vekili dilekçesi ile davalı borçlunun temerrüdü nedeniyle yaptıkları tahliye takibine borçlunun itirazı üzerine itirazın kaldırılması ve tahliye istemiyle açtıkları dava sonunda davalının mecurdan tahliyesine karar verildiğini, 
Kararın infaz edilerek mecurun tahliyesinin sağlanmış iken, bilahare davalı borçlunun mecurun kumandalı anahtarının iyiniyetle kendisinde bırakılmasını fırsat bilerek mecura tekrar girdiğini ve bir takım eşyalar koyduğunu, 
Bu nedenle aynı adreste 2. kez tahliye işlemi istediklerini, işlem sırasında asıl icra müdürlüğünün ilamı tehiri icra talepli olarak temyiz etmiş olan borçluya mehil verildiği gerekçe gösterilerek tahliye işleminin yasaya aykırı şekilde durdurulduğunu, esasen daha önce usulünce tahliye edilmiş taşınmaz hakkında daha sonradan mehil verilmesinin yasaya uygun bulunmadığından bahisle bu yöndeki icra memuru kararının kaldırılmasını talep etmekte ise de, takip dosyasının incelenmesinde;
Mecurun ilk tahliyesi sırasında borçlu tarafça , işleme konu ilamı tehiri icra talepli olarak temyiz ederek İcra Müdürlüğünden tehiri icra kararı getirmek üzere mehil talep ettiklerini, Mahkemece de teminatın belirlendiğini, belirlenen teminatı yatırmaya hazır olduklarını beyan ederek mehil istediği, bu hususların tahliye zaptına da yazılmış bulunduğu halde alacaklı vekilinin talep ve ısrarı üzerine mecurda bulunan borçluya ait eşyaların tahliye işlemine devam edildiği anlaşılmıştır.
2004 sayılı İİK.nun 36. maddesi hükmüne göre; “İlâma karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu, hükmolunan para veya eşyanın resmî bir mercie depo edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para veya eşya kıymetinde icra mahkemesi tarafından kabul edilecek taşınır rehni veya esham veya tahvilât veya taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti gösterirse veya borçlunun hükmolunan para ve eşyayı karşılayacak malı mahcuz ise icranın geri bırakılması için bölge adliye mahkemesi veya Yargıtaydan karar alınmak üzere icra müdürü tarafından kendisine uygun bir süre verilir...” maddede İcra Müdürlüğüne mehil için başvurma süresi yönünden bir düzenleme bulunmasa da Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre borçlunun herhangi bir süre sınırı olmaksızın her aşamada bunu isteyebileceği kabul edilmektedir. (Yargıtay 12.HD. 15.11.1979 T. 9141/8742, İİD. 08.04.1958 T. 2237/2158 vb.) Borçlunun bu talebi üzerine İcra Müdürlüğünün hemen işlemi durdurarak 36. madde gereğince işlem yapması gereklidir. 
Tüm bu anlatılanlar ışığında somut olayda ilk tahliye işlemi sırasında borçlu vekilinin Mahkemece belirlenen teminatı yatırmak istedikleri yönündeki açık beyanı karşısında icra (tahliye) işlemin hemen sonlandırılarak teminatın alınması ve mehil verilmesi gerekli iken, icra işlemine devam edilmesi yasal düzenlemeye uygun kabul edilemez. 
Davalı borçlunun tehiri icra talepli olarak temyiz ettiği (ve yasal düzenlemeye göre tehiri icra talep edilebilecek mahiyette bulunan ) ilam hakkında süresinde ve usulünce İcra Müdürlüğüne başvurduğu, İİK.nun 36. maddesi gereğince alınması gereken teminatın miktarı ve nevinin yetkili icra mahkemesince belirlendiği, bu kararın borçluya bildirildiği tarihin dosya kapsamı ile belirli bulunmadığı da dikkate alındığında belirlenen teminatın daha sonra yatırılmasının makul süre olarak kabul edilmesi gerektiği karşısında, şikayete konu edilen İcra Müdürlüğünün borçluya Yargıtay'dan tehiri icra kararı getirmek üzere 60 gün süre vermesi işleminde usul ve yasaya aykırı bir yön yoktur. Bu nedenle şikayetin reddi gereklidir 
Açıklanan gerekçeler ile şikayetin reddine dair yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarda açıklandığı üzere:
Şikayetçinin yerinde görülmeyen şikayetinin REDDİNE, 
Peşin alınan harcın mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 
Şikayetçi tarafça yapılan yargılama giderlerinin şikayetçi üzerinde bırakılmasına, 
Şikayetin ve kararın mahiyetine göre taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, tarafların yokluğunda, evrak ve dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, miktarı itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.


Taner Erdoğan




Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim