Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

Harç - Varlık yönetim - Peşin harç



Kanun:5411    Madde:143

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul 3.İcra Müdürlüğünün 2010/3414 esas sayılı dosyasından icra takibi başlattıklarını takip sırasında 04,01,2011 tarihinde harç alındığını bu nedenle müdürlük kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce celp edilen İstanbul 3.İcra Müdürlüğünün 2011/40 esas sayılı dosyası incelenmiştir.
Uyuşmazlık, şikayetçi LBT Varlık Yönetim AŞ`nin işlemlerinin icra harçlarından müstesna olup olmadığı; dolayısıyla, somut olay itibarıyla kendisinden icra başvurma ve peşin harcının tahsil edilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Dava dışı Yapı ve Kredi Bankası ile şikayetçi LBT Varlık Yönetim A.Ş. arasındaki “Kredi Alacağı Temlik Sözleşmesi”yle, takibe konu kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın şikayetçi şirkete temlik edildiği, takibin başlatılması sırasında icra müdürlüğünce başvuru harcı, peşin harç ve vekalet suret harcı tahsiline karar verilerek bu harcın LBT Varlık Yönetim A.Ş. tarafından yatırıldığı, dosya kapsamıyla sabit ve çekişmesizdir.
Yine, şikayetçi şirketin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 143/1. maddesi çerçevesinde ve 2008 yılında kurulmuş bir ‘varlık yönetim şirketi’ niteliğinde olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın aynı maddenin 5. fıkrasında öngörülen beş yıllık süre içerisinde gerçekleştiği de uyuşmazlık konusu değildir. 
Bu noktada, konuya ilişkin kanuni düzenlemelerin açıklanmasında yarar vardır: 
Öncelikle belirtilmelidir ki, harç; kanunda yazılı belirli mercilerin, kanuna dayanarak yaptıkları belirli işlemler için, ilgililerin yine kanunda yazılı tarifelere göre yerine getirmek zorunda bulundukları akçalı bir yükümlülüktür. Diğer bir söyleyişle, yapılan bir hizmet karşılığı olarak Devletin aldığı paradır. 
Medeni Usul Hukukunda olduğu gibi, İcra Hukukunda da harç ve giderler sonuçta haksız çıkan tarafa yükletilir. 
2.7.1964 günlü 492 sayılı Harçlar Kanunu`nun 1.maddesiyle harç kapsamına alınan dokuz konudan hiçbiri, bu yönden ötekine göre değişik durumda değildir. Sözgelimi yargı harçları da, tapu ve kadastro harçları, trafik harçları gibi, yasada belirtilen mercilerin harç tarifelerine giren birtakım işlemlerden dolayı, yine bu mercilerce ödettirilen paradır. 
Bununla birlikte, bu işlemler hiçbir vakit kendiliğinden oluşmaz; harç konusu işlemin yapılmasını isteyen veya tutumu, davranışı ile böyle bir işleme yol açan bir ilgilinin varlığı, yani görevli merciin yapacağı işlemle gerçek veya tüzel kişi arasında bağlantı bulunması şarttır. İş bu bağlantı o kişiye ilişkin "muamele"yi oluşturur.
Öte yandan harç alınmaması; kişiler yönünden ise, "muafiyetten" işlemler yönünden ise "istisna"dan söz edilebilir(4.5.1971 gün ve 1970/36 Esas, 1970/50 Karar sayılı Anayasa Mahkemesi Kararı).
1.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 143.maddesi ile “Varlık Yönetim Şirketleri" nin kurulmasına imkan tanınmıştır. Kanunun 143.maddesinde; 
" Bankalar ve Fon dâhil diğer malî kurumların alacakları ile diğer varlıklarının satın alınması, tahsili, yeniden yapılandırılması ve satılması amacıyla, kuruluş ve faaliyet esasları Kurul tarafından belirlenen varlık yönetim şirketleri de kurulabilir. ….
Bu Kanun kapsamında kurulan varlık yönetim şirketleri ile 4743 sayılı Malî Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 3 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca Kurulun çıkarmış olduğu yönetmelik kapsamında kurulan varlık yönetim şirketlerinin yaptıkları işlemler ve bununla ilgili olarak düzenlenen kâğıtlar, kuruluş işlemleri de dâhil olmak üzere kuruldukları takvim yılı ve bunu izleyen beş yıl süresince 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa göre ödenecek damga vergisinden, 492 sayılı Harçlar Kanununa göre ödenecek harçlardan, her ne nam altında olursa olsun tahsil edilecek tutarlar 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu gereği ödenecek banka ve sigorta muameleleri vergisinden, kaynak kullanımını destekleme fonuna yapılacak kesintilerden ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 39 uncu maddesi hükmünden istisnadır….” Hükmü yer almaktadır. 
Açıklanan hükümlerde "muaflıktan” değil "istisna" dan söz edilmektedir. Dolayısı ile harçtan istisna olan doğrudan doğruya varlık yönetim şirketleri olmayıp, varlık yönetim şirketlerinin kuruluşlarından itibaren beş yıl boyunca yaptıkları işlemlerdir.
Diğer taraftan, 2004 sayılı İcra Ve İflas Kanunu’nun; “Harçlar “ başlıklı 15. maddesinde: 
“İcra ve iflas harçlarını kanun tayin eder. Kanunda hilafı yazılı değilse, bütün harç ve masraflar borçluya ait olup neticede ayrıca hüküm ve takibe hacet kalmaksızın tahsil olunur. İcra takiplerinde, müzahereti Adliye kararları takibe yetkili icra mahkemesi tarafından Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 465 ve müteakip maddelerine tevfikan ittihaz olunur.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır. 
Eldeki şikayete konu olan başvuru 492 Sayılı Harçlar Kanununa ekli (1) sayılı tarifenin İcra ve İflas Harçları başlıklı (B) maddesine göre alınması gereken bir harç olup, tahsil usulü ve şekli 492 sayılı Harçlar Kanununda gösterilmiştir. Yargı harçları da tıpkı diğer harçlar gibi bu kanuna göre tahsil edilmektedir.
Yukarıya aynen alınan madde metinlerinde de açıkça ifade edildiği üzere; icra ve iflas harçlarını kanun tayin eder. Kanunda hilafı yazılı değilse, bütün harç ve masraflar borçluya ait olup neticede ayrıca hüküm ve takibe hacet kalmaksızın tahsil olunur. 
Öte yandan, 492 sayılı Harçlar Kanununun "istisna ve muaflıklar" başlıklı 13. maddesinde harçtan müstesna işlemler düzenlenmiş; 59. maddesinde ise; "Harçtan müstesna tutulan işlemler" başlığı altında 12 madde halinde hangi işlemlerin harçtan istisna olduğu sıralanmış, son fıkrasında ise; "Yukarıda yer alan istisnalara ilave olarak özel kanunlarda yer alan muafiyet ve istisnalara ilişkin hükümler saklıdır." düzenlemesi getirilmiştir. 
Yukarıda ön soruna ilişkin açıklamalarda ayrıntısı ile açıklanan 492 sayılı Harçlar Kanununun "Özel kanunlardaki hükümler" kenar başlıklı 123.maddesi ise; "Özel kanunlarla harçtan muaf tutulan kişilerle, istisna edilen işlemlerden harç alınmaz" hükmünü amir olup; bu maddede 06.06.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5766 sayılı Kanunun 11. maddesi ile yapılan değişiklikle istisna hükmü getirilmiş ve değişiklik gerekçesinde de bu istisnanın yargı harçlarını da kapsadığı açıkça ifade edilmiştir.  
Hal böyle olunca; Bankacılık Kanununun 143. maddesinde yer alan “varlık yönetim şirketlerinin yaptıkları işlemlerin… kuruldukları takvim yılı ve bunu izleyen beş yıl süresince...492 sayılı Harçlar Kanununa göre ödenecek harçlardan..istisnadır" hükmünün yargı harçlarını da kapsamına aldığında kuşku bulunmamaktadır. 
Davacı LBT Varlık Yönetim AŞ 2008 yılında 5411 sayılı Bankacılık Kanununa göre kurulmuş ve faaliyetini sürdüren bir şirkettir. Açıklanan yasal mevzuat karşısında, kurulduğu takvim yılı ve bunu izleyen beş yıl boyunca yaptığı işlemler, yargı harcı da dahil 492 sayılı Harçlar Kanununda düzenlenen her türlü harçtan istisnadır. Şikayetçi şirketin işlemlerinin harçtan istisna edilmiş olmasına göre başvuru harcı, peşin harç ve vekalet suret harcının bu şirketten tahsili de yasal olarak olanaklı değildir. 
Sonuç itibariyle; açıklanan tüm yasal düzenlemeler gözetilmeden şikayetçi temlik alacaklısından başvuru harcı, peşin harç ve vekalet suret harcı tahsil edilmesi gerektiği yolundaki icra müdürünün yaptığı işlem yasal düzenlemeye uygun bulunmadığından; bu işleme yönelik şikayetin kabulü gerekmektedir. 
Açıklanan gerekçeler ile şikayetin kabulüne dair yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarda açıklandığı üzere:
Şikayetin KABULÜNE, 
Buna şikayetçi LBT Varlık Yönetim AŞ.nin kurulduğu takvim yılı ve bunu izleyen beş yıl boyunca yaptığı işlemler, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 143. Maddesi gereği yargı harcı da dahil 492 S.Y.da düzenlenen her türlü harçtan istisna olduğu halde, göre İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün 2011/40 Esas sayılı takipte başvuru sırasında başvuru harcı, peşin harç ve vekalet suret harcı olarak yasal düzenlemeye aykırı olarak alındığı anlaşılan 271,30 TL.nin şikayetçiye iadesine, 
Şikayete konu işlemin icra memuru işlemi olmasına göre şikayetçi lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 
Dair, tarafların yokluğunda, evrak ve dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, tebliğ tarihinden itibaren on günlük Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı

Taner Erdoğan




Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim