Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

Harç - Banka - Kredi temininden sonra başkasına kullandırılması - Kambiyo takibi



Kanun:492    Madde:127

Şikayet eden banka vekili dilekçesinde İstanbul 1.İcra Müdürlüğünün 2009/2653 E sayılı dosyasında harç muafiyet taleplerinin reddine dair 26.01.2009 tarihli yasaya aykırı memur kararının kaldırılarak 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun123/3 maddesi, Maliye Bakanlığı tebliği ve emsal mahkeme kararları uyarınca ödenen harcın müvekkili bankaya iadesine karar verilmesini istemiştir. 
Takip dosyası getirtilerek incelenmiş, takip başlangıcında 492 sayılı yasada yargı harcı kısmında bildirilen başvurma harcı ve nispi harcın tahsil edildiği, alacaklı vekilinin harç alınmaması yönündeki taleplerinin icra müdürlüğünce reddedildiği anlaşılmaktadır.
492 sayılı Harçlar Yasasının 123.maddesi 25.12.2003 tarih ve 5035 sayılı yasanın 31.maddesi ile değiştirilmiş olup, anonim, eshamlı komandit ve limited şirketlerin kuruluş, sermaye artırımı, birleşme, devir, bölünme ve nev’i değişiklikleri nedeni ile yapılacak işlemler ile bankalar, yurtdışı kredi kuruluşları ve uluslar arası kurumlarca kullandırılacak kredilerin temini ve bunların teminatları ile geri ödenmelerine ilişkin işlemler HARCA TABİ TUTULMAZ şeklinde düzenlemiştir. Madde bu şekilde değiştirildiğinde tüm bankaların (5411 sayılı Bankacılık Yasası hükümlerinden yararlanan kamu bankaları hariç) yasadaki bu değişikliğe dayalı olarak harç alınmamasına-alınan harcın iadesine ilişkin istemleri reddedilmiş, bu hususta istikrar kazanan Yargıtay 12 H.D nin kararları ile de red kararları onanmış ve uygulamada birlik sağlanmış iken bu kez, 04.06.2008 tarih ve 5766 sayılı yasanın 11.maddesi ile aynı maddenin sonuç kısmı .... BU KANUNDA YAZILI HARÇLARDAN MÜSTESNADIR. şeklinde yeniden değiştirilmiştir. Bu değişiklik sebebi ile bu kez yine takibe girişen bankalar, harç alınmaması-yatırdıkları harcın iadesi talebinde bulunmakta, taleplerinin reddedilmesi halinde işlemi şikayet etmektedirler. Şikayet işbu hususa yöneliktir.
Harçlar teorik olarak kamu alacağı kategorisindedir. Harç devletin hizmetinden faydalanma karşılığında yapılan ödeme olup, devletin icra hukukundaki faaliyetine karşılık aldığı paraya icra harcı denmektedir. İcra harçları da 492 sayılı Harçlar Kanununun 2-37 maddelerinde yargı harçları bölümünde düzenlenmiştir. İİK 15 maddeye göre kanunda aksi yazılı değil ise tüm harç ve masraflar borçluya ait olup, neticede ayrıca hüküm ve takibe hacet kalmaksızın tahsil olunur. 492 sayılı kanunun 32.maddesine göre yargı işlemlerinden ( icra takipleri de dahil) alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı ancak ilgilisi tarafından ödenmeyen harçları diğer tarafın ödemesi halinde işleme devam olunacağı hükmü düzenlenmiştir. Yine Harçlar Kanunu 127.maddesinde bu kanunda aksine hüküm bulunmadıkça harçların tamamı peşin olarak ödenmeden harcı mevzuu olan işlemin yapılamayacağı, hususu düzenlenmiştir. Dolayısıyla harçlar yasası kural olarak harçların peşin alınmasını emretmektedir. ( HGK 2004/12-336-338 E.K sayılı 09/06/2004 TARİHLİ KARARI)-(Y.12.H.D.2009/11682-19634 TARİHLİ ONAMA KARARI)
Bankalar tarafından borçlular aleyhine kullandırılan kredinin tahsili amacı ile girişilen takipte cezaevi harcı hariç diğer tüm harçların sorumlusu yasa gereği borçlu olup, borçlunun harçtan muaf tutulması yada yaptığı işlemlerin harçtan istisna edilmesi söz konusu değildir. Devletin verdiği hizmet karşılığı, borçludan tahsil edeceği harç yönünden yukarıda bildirilen ve değişikliğe uğramayan diğer emredici hükümler doğrultusunda harçların alacaklı yanca peşin verilmesi gerekir. 492 sayılı Harçlar Kanununun 123.maddesinde yapılan değişiklik borçluyu harç yükünden kurtarmamaktadır. O halde takip başında tahsil edilen harcın sorumlusu borçlu olup, harcın, işlemlerin devamı için başlangıçta alacaklıdan alınmasında usul ve yasaya aykırı yön yoktur.
Ayrıca mahkemelerimizce daha evvelce verilen kararlarda değinilen yargı harçlarından istisna için bunun açıkça düzenlenmiş olmasına dair gerekçenin yasada yapılan son değişiklik ile “BU YASADA BİLDİRİLEN HARÇLARDAN MÜSTESNADIR” hükmüne göre gerçekleştiği kabul edilse dahi, bu kez hükmün içeriğine girildiğinde; banka vs.. nin tüm işlemleri harçtan istisna tutulmadığı gibi, harçtan istisna işlemlerin sadece banka – yurtdışı kredi kuruluşları ve uluslararası kurumlarca kullandırılacak kredinin temini ile bunların temin edilen merciine geri ödenmesi sırasında yapılan işlemler ile alakalı olup, bu ilişki dışında 3.şahıslara kullandırılan kredilerin geri dönüşünün ( örneğin; şikayete konu takipte kredi kartı kredisinin tahsili için takibe girişilmesi gibi ) amaçlanmadığı düşünülmektedir. Madde metninden bu sonuca varılmaktadır.( 5035 sayılı yasanın 30.maddesi ile değişik 488 sayılı yasaya ekli (2) sayılı tablonun “IV-Ticari ve medeni işler ile ilgili kağıtlar” başlıklı bölümünün 23.no.lu fıkrası değişikliğinde de kredilerin kullanımlarının hariç olduğu bildirilmiştir.) 
Dolayısıyla kredinin temininden sonra bu kredinin başkalarında kullandırılması ile ilgili yapılan işlemler, harca tabi tutulacaktır. İcra müdürlüğünce red kararı da bu gerekçeye dayandırılmaktadır. Bu durumda alacaklı bankadan harç alınmasında usul ve yasaya aykırı yön bulunmadığından şikayetin reddine karar vermek yasal ve yerinde görülmüştür.
Bu itibarla:
H Ü K Ü M : 
Ayrıntıların yukarıda açıklandığı üzere
1-Şikayetin REDDİNE, 
2-Harç peşin alındığından ayrıca alınmasına yer olmadığına,
3-Davacının yaptığı yarılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
Dair evrak üzerinde yapılan inceleme sonunda yasayolu açık olmak karar verildi.

Taner Erdoğan




Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim