Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

Alacağın hacizden önce kendisine temlik edildiğine ilişkin iddiası m.96-99 anlamında bir istihkak iddiasıdır



Kanun:2004    Madde:97


Şikayetçi Bankası vekili mahkememize verdiği dilekçesinde özetle; borçlulardan D..’nin C.den olan hak ve alacaklarının Noteriğinin temliknamesi ile müvekkili bankaya temlik ettiğini, bu hususun C'ye edildiğinde alacağın daha önceden Y. Faktoring A.Ş.ne temlik edildiğinin bildirildiği, temlik edilen bu miktardan 1.900.000 TL miktarının alacak için mahsup yapıldığını, kalan miktarın ise merciine iade edilmesi gerektiği halde şikayete konu dosyadan D..’nin Y. Faktoring’ten alacakları için 89/1 haciz ihbarnamesi tebliğ edilerek artan 1.216.514,53.TL.nin icra dosyasına gönderildiğini ve takip alacaklısına ödendiğini, bu paranın takip alacaklısına ödenmesinin hatalı olduğunu, aslında bu paranın D. tarafından kendisine temlik edildiğini, Y. Faktoring tarafından bu paranın, paranın kaynağı olan C.’ne iade edilmesinin gerektiğini, bu nedenle icra dairesinden; bu paranın sıra cetveli yapılmak üzere takip alacaklısı bankadan iadesini talep ettiklerini, taleplerinin icra müdürlüğünce reddedildiğini bildirerek, İcra Müdürlüğünün bu red kararının kaldırılmasını talep ve şikayet etmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre; Her ne kadar davacı vekili takip alacaklısına ödenen paranın kendisine ait bulunduğunu beyan ederek İcra Müdürlüğüne paranın dosyaya geri iadesi talebinin reddi kararınını şikayet etmekte ise de, talebi esasen istihkak iddiası mahiyetindedir. Nitekim Baki Kuru eserinde bu olayı “Bir üçüncü kişi [D], borçlunun [B’nin] borçlusundaki [C’deki] alacağın, borçlu tarafından hacizden önce kendisine [D’ye] temlik edildiğini iddia etmektedir... Burada D’nin, C’deki alacağın hacizden önce kendisine temlik edildiğine ilişkin iddiası m.96-99 anlamında bir istihkak iddiasıdır.” şeklinde anlatarak açıkça izah etmiştir. ( İcra Ve İflas Hukuku 2. cilt Sf:1154)
Keza olayların hukuksal açıdan değerlendirilmesi ve nitelendirilmesi hakime aittir. Bir uyuşmazlıkta maddi olayın taraflarca yanlış nitelendirilmesi kendilerini ve hakimi bağlamaz. Hakim, tarafların ileri sürdükleri maddi olay ve netice talepleri ile bağlı olup onların hukuki nitelendirmesi ile bağlı değildir. HUMK.nun 76. maddesinin kapsadığı bu ilke ışığında uyuşmazlığın 3. kişinin istihkak davasına ilişkin olduğunun kabulü ile İİK.nun 97/11. maddesi hükmünce genel hükümler ve basit yargılama usulü uygulanarak ve ayrıca istihkak davası hasımsız görülemeyeceğinden (borçlu) aleyhine icra takibine girişen ve haciz koyduran alacaklıya tebligat çıkarılarak taraf teşkilinin tamamlanması gereklidir. Takip Alacaklısı Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. vekili dosyamıza cevap dilekçesi vermek suretiyle davaya katılmıştır.
İcra ve İflas Kanununun 97.maddesinin 9. fıkrası :“Yukarıdaki hükümler dairesinde kendisine istihkak talebinde bulunmak imkânı verilmemiş olan üçüncü şahıs, haczedilen şey hakkında veya satılıp da bedeli henüz alacaklıya verilmemişse bedeli hakkında, hacze ıttıla tarihinden itibaren yedi gün içinde, icra mahkemesinde istihkak davası açabilir.” hükmünü taşımaktadır. Buna göre; üçüncü şahıs ; “haczedilen şey” hakkında ya da haczedilen şey satılıp da bedeli henüz alacaklıya verilmemiş ise haczedilen şeyin “bedeli” hakkında istihkak davası açabilir. Bedel alacaklıya ödenmişse yani para icra veznesinden çıkmış ise artık bu bedel hakkında istihkak davası açılamaz. Zira, satış bedeli alacaklıya ödenmiş ise, icra takibi ortadan kalmış olacağından artık 3. kişinin istihkak davasının dinlenme olanağı kalmaz. 
Somut olayda, satış bedeli açılan davadan önce alacaklıya ödendiği, dolayısıyla icra takibi ortadan kalktığı için dinlenme olanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesi gereklidir. Kaldı ki davacı haczi ıttıla ettiği tarihten itibaren 7 günlük süre içinde icra dosyasına istihkak iddiasında bulunmamış veya istihkak davası açmamıştır. Bu nedenle de dava süresinde değildir. 
Açıklanan gerekçeye göre davanın reddine ilişkin yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarda açıklandığı üzere:
Davacının davasının REDDİNE, 
Peşin alınan harcın mahsubuna ve yeterliliğine, 
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 200 TL. vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine, 

(NOT: Uyaptan dava türü istihkak olarak düzenlenecek + Alacaklı Y. dosyaya davalı olarak eklenecek +vekili de)

Taner Erdoğan




Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim