Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin
Makaleler
0 Yorum

Başvurunun ‘esastan reddi’ kararı hangi hallerde verilir?- Ceza







Kanun, BAM ceza dairesinin dosya üzerindeki incelemeyi hangi noktalardan yapması gerektiğini 280. maddenin ilk fıkrasının (a) bendinde göstermiştir. İncelemede öncelikle yargılamanın usul hükümleri bakımından hukuka aykırılık üzerinde durulmalıdır. Bu mak-satla, mahkemenin oluşumu, görev, yetki, delillerin ikamesiyle ilgili kuralların uygulan-ması, gerekçe, vb. tüm usul hükümlerinin uygulanması sırasında hükmü etkileyen bir hukuka aykırılığın bulunup bulunmadığı değerlendirilir. Örneğin hükme dayanak alınan bir delilin hukuka aykırı yöntemle ele geçirilmiş olması, dinlenen tanıkların taraflı ifade verdiklerine ilişkin olarak karşı tarafça sunulan kanıtların yeterince değerlendirilmemiş bulunması, tanıklara doğrudan soru yöneltilmesi hakkının tanınmamış olması, müdafi zorunluluğu bulunduğu halde savunmanın müdafi olmadan alınması vb. nedenlerin varlığı durumunda hukuka aykırılığın varlığı tespit edilmiş olacaktır.


İkinci olarak, maddi olayın gerçekleşme biçiminin belirlenmesi noktasında delillerin yeterli olup olmadığı veya failin bu fiili işleyip işlemediğine ilişkin olarak araştırılması gereken başka bir delilin bulunup bulunmadığı hususları incelenmelidir. Maddi olayın gerçekleşme biçimi konusunda mahkemenin tam olarak ikna olacağı ölçüde delil elde edilemediği halde, olay sırasında orada bulunduğu bilinen bir tanığın dinlenilmesine karar verilmesine karşın, adresi yeterince araştırılmadan veya dinlenilmesi kararından usulünce dönülmeden karar verilmesi, yargılamada eksik inceleme yapıldığını gösterecektir. Yine, örneğin maddi olayın gerçekleşme biçimini farklı şekilde aktaran tanıkların bu çelişki-lerinin giderilmesi için çaba gösterilmemiş olması yahut çaba gösterilmesine karşın giderilemeyen çelişkili ifadelerden hangi anlatımın hangi nedenle üstün tutulduğunun gerekçeli kararda yeterince tartışılmaması durumunda, yerel mahkeme hükmünün ulaşılan kanaat (mahkemenin kabulü) bölümünün (gerekçenin) yasaya uygun (CMK 230/1-c) bulunmadığı söylenebilir.

Üçüncü olarak, mahkemece kabul edilen maddi olayın nitelendirilmesi yönünden hukuka aykırılığın olup olmadığı gözetilmelidir. İlk derece mahkemesinin tüm usul işlem-lerini hukuka uygun biçimde yürütmüş olmasına, delilleri yöntemince toplayıp maddi olayın gerçekleşme biçimini gerekçesinde tüm yönleriyle tartışıp açıklamış olmasına karşın, fiilin nitelendirilmesinde maddi ceza hukuku yönünden hukuka uygunluk yoksa, hükmün hukuka aykırı olduğu kabul edilmelidir.


BAM ceza dairesinin yukarıdaki gibi yapacağı inceleme sonucunda; ilk derece mahkemesi kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulun-madığı, delillerin toplanması ve tartışılması ile fiilin sanık tarafından işlendiğinin kanıt-lanması yönünden değerlendirilmenin yerinde bulunduğunu tespit ederse, İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE karar vermesi gerekecektir. Verilecek olan bu red kararı aslında eski uygulamada ‘ONAMA’ olarak adlandırılan karar yerine geçmektedir. Başka bir anlatımla, istinaf başvurusunun esastan reddi halinde ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun bulunduğu kabul edilmiş olunmaktadır.

  
17.4.2016 08:45:58

Yorumlar


Adınız:





Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim