Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin
Makaleler
0 Yorum





1412 sayılı CYY.nın 268/1.maddesi uyarınca Hükmün gerekçesi tümüyle tutanağa geçirilmemiş ise açık-lanmasından itibaren 3 gün içinde, daha sonra yürürlüğe giren 5271 sayılı CYY.nın 232/3.maddesi ise 15 gün içerisinde dosyaya konulmasını öngörmüştür. Bu yasal düzenlemelere karşın sanık 8.9.2003 tarihin-den 27.4.2004 tarihine kadar 297 kararı süresinde yazmayıp 7 ay geciktikten sonra yazmak suretiyle, ayrı-ca Avrupa insan hakları sözleşmesinin 6.maddesinde öngörülen adil yargılama ilkesini de ihlal ederek görevinin gereklerine aykırı davranmak suretiyle görevini savsadığı kabul edilmiştir. Y.4.CD. 13.10.2005, 44/39.


Ayrıca bkz. Müşteki sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü kurulan eylemlerden (etkili eylem suçu) dolayı usulüne uygun şekilde kamu davası açılıp açılmadığının Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 27/1. madde-si uyarınca "ön sorun" olarak ele alınması gerektiği gözetilerek yapılan inceleme sonunda;


CMUK'nun 163. maddesi uyarınca iddianamede "sanığın açık kimliği, isnad olunan suçun neden ibaret olduğu, suçun kanuni unsurları ile uygulanması gereken kanun maddeleri, deliller ve duruşmanın yapıla-cağı mahkeme gösterilecektir. Aynı yasanın 150. maddesinde de "tahkikat ve hüküm yalnız iddianamede beyan olunan suça ve zan altına alınan şahıslara hasredilir" hükmü yer almaktadır. 257. maddeye göre de hükmün konusu "duruşmanın sonucuna göre iddianamede gösterilen fiilden ibarettir, fiili takdirde mahkeme iddia ve müdafaalarda bağlı değildir."


CMUK'nun 163. maddesinin 4.fıkrasındaki "C.Savcısının Sulh Ceza Mahkemesinin görevine giren işler için düzenleyeceği iddianame "sanığın açık kimliğini, uygulanması gereken kanun maddelerini ve esaslı delilleri göstermesi yeterlidir" hükmü Anayasa Mahkemesince, Anayasanın 36. maddesine aykırı olduğu savunma hakkının gerektiği şekilde, etkin ve amacına uygun olarak kullanılmasını zorlaştırdığı gerekçesi ile iptal edilmiştir.


Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinin 3.fıkrasının (a) bendine göre her sanık "şahsına tev-cih edilen isnadın mahiyet ve sebebinden en kısa bir zamanda anladığı dille ve etraflıca haberdar edilmek hakkına sahiptir.


Bu hükümlerde belirtildiği gibi hükmün konusu iddianamede gösterilen eylemdir.


Bu nedenle fiilin soyut bir şekilde açıklanması yeterli olmayıp iddianamenin ayrıntılı olması, sanıklara yüklenen fiil, fiillerin nedenlerden ibaret olduğunun hiçbir duraksamaya meydan vermeyecek şekilde etraflıca açıklanması zorunludur.


Sanık sorgusundan önce iddianame okunduğunda üzerine atılı suçun ne olduğunu anlamalı, buna göre savunmasını yapabilmeli kanıtlarını sunmalıdır.


Yüklenen suç belirsiz olmamalı açık ve net olarak belirlenmeli savunma hakkı kısıtlanmamalıdır.


Somut olayda müşteki sanıklar hakkında düzenlenen Kastamonu C.Başsavcılığının 27.10.2000 tarihli iddianamesinde, müşteki sanıkların dava konusu edilen eylemlerinin kimlere yönelik olduğu, ne şekilde ve nasıl işlendiği belirtilmediğinden bu husus açıklattırılarak sonucuna göre müşteki sanıkların hukuki durumlarının tayini ve takdiri gerekirken CMUK'nun 163,150 ve 257. maddelerine aykırı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması, bozmayı gerektirmiştir. Y.2.CD. 02.12.2004, 2002/13912 - 2004/22334

  
16.4.2016 22:22:20

Yorumlar


Adınız:





Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim