Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin



0 oy

Mirasın reddi başvurusu bakımından, Yasanın öngördüğü "Ölüm Tarihinden itibaren 3 aylık süre" nin, MÜCBİR SEBEP/SEBEPLERLE, aşılması.

MİRASCI/MİRASCILAR ile MİRAS BIRAKANIN, muhtelif sebeplerle görüşmemeleri, Miras Bırakanın İkâmetgahının bilinmemesi, bilinememesi, (Nüfus Müdürlüklerine başvurulduğunda, AİLE DURUM ÇİZELGESİNDEN.  "SAĞ" olduğu bilgisi dışında, ADRESİNİN VERİLMEMESİ- ki bu durum 3 aylık sürenin başlama tarihinin saptanabilmesi ve başvurulacak YETKİLİ/Görevli MAHKEMENİN bilinebilmesini, pratikte azami bir iki ay aralıklarla AİLE DURUM ÇİZELGESİ talep etmek zorunluluğunu getirmektedir. MURİS'in "ÖLÜM KAYDININ NÜFUSA İŞLENMESİ DURUMUNDA, Mirascıya, ADRES VERİLEBİLMEKTEDİR.                                                      SORU: Belirtiğim SOMUT durumda, "3 aylık MİRASIN REDDİ ve TEREKE TESPİT DAVASI" için,  SÜRE AŞIMI ileri sürülebilir mi? Yoksa, DAVA DİLEKÇESİNE eklenecek periyodik aralıklarla Nüfus İdarelerinden alınan AİLE DURUM ÇİZELGELERİ ile MÜCBİR SEBEPLER, (en son ve MURİSİN ÖLÜM KAYDINI içeren AİLE DURUM ÇİZELGESİ'NİN TARİHİ,  3 AYLIK DAVA AÇMA SÜRESİNİN BAŞLANGICI KABUL EDİLMEK SURETİYLE)  belirtilerek DAVA AÇILABİLİR Mİ?                                                                                  Saygılarımla.



Cevaplar


T.C.
Yargıtay
8. Hukuk Dairesi


Esas No:2013/9551
Karar No:2014/1213
K. Tarihi: 

MAHKEMESİ : Alaçam Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/02/2013
NUMARASI : 2013/3-2013/70

F.. Ç.. tarafından açılan mirasın gerçek reddi davasının reddine dair Alaçam Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 12.02.2013 gün ve 3/70 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı dava dilekçesinde özetle: miras bırakanı babası Turgut’un ölümünün dilekçe ekinde fotokopilerini ibraz ettiği Türkiye Cumhuriyeti Maliye Bakanlığı Alaçam Vergi Dairesi'nden gönderilen 25.01.2011 tarihli ödeme emirleri sonucunda yapmış olduğu telefon görüşmesi nedeniyle öğrendiğini, TMK'nun 606 ve sair maddeleri gereğince mirasın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 
Bursa 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 25.03.2011 tarih 2011/257-480 Esas ve Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmemiştir. Süresi içerisinde davacı tarafından temyiz edilmekle: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 15.03.2012 tarih 2011/12858 Esas, 2012/5900 Karar sayılı bozma ilamında özetle; “davacı yasal mirasçı tarafından ölümden itibaren üç ay içinde talepte bulunulmamış ise de, davacı ölümü 25.01.2011 tarihinde öğrendiğini beyan etmiştir. Mahkemece, davacıya mirasbırakanın ölümün daha sonra öğrenme durumu hakkında delillerini sunması için imkan verilip gösterdiği takdirde ve gerçekleşecek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır” gerekçesiyle bozulmuştur. 
Bozma sonrasında dosya Bursa 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne ulaşmış yeniden esasa kaydedilmiş ve birisi 10.07.2012, diğeri 16.10.2012 tarihlerinde iki ayrı oturum yapılmış, mahkemece bozma ilamı nedeniyle olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden ikinci oturumda mahkemenin yetkisizliğine, dosyanın karar kesinleştiğinde yasal süresi içerisinde talep halinde yetkili ve görevli Alaçam Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir. Söz konusu karar davacıya tebliğ edilmiş, davacı 13.11.2012 havale tarihli dilekçesiyle bu kararı temyiz etmeyeceğini dosyanın öngörülen mahkemeye gönderilmesini bildirmiştir. Bunun üzerine dosya Alaçam Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmiştir. Söz konusu Mahkemece 12.02.2013 günü duruşma yapılmış, davacı tanıkları dinlenmiş ve mahkemece aynı oturumda davanın reddine karar verilmiştir. 
Söz konusu karar süresi içerisinde davacı vekili tarafından dilekçesinde yazılı gerekçelerle bozma istekli olarak temyiz edilmiştir. 
Toplanan deliller tüm dosya kapsamından; muris T. M.’a ilişkin nüfus aile kayıt tablosu getirilmiştir. Bu kişinin 17.02.2009 tarihinde öldüğü, ilk eşi G.M.’dan 01.12.1972'de boşandığı, ikinci eşi M. M.’dan 24.05.1983 yılında boşandığı, mirasçısı olarak davacı kızı F. B. ile dava dışı diğer kızı İ. M.’ın kaldığı anlaşılmıştır. Dava dilekçesi ekinde Alaçam Vergi Dairesi'nin göndermiş olduğu ödeme emirlerine ilişkin fotokopiler bulunmaktadır. Tüm bunlardan ayrı olarak dava, başlangıçta Bursa Sulh hukuk Mahkemesi'nde açılmış, o yer mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, temyiz edilmekle Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nce yukarıda belirtilen ilam gereğince bozulmuştur. Bir başka anlatımla, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararı veren Bursa 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevsiz ve yetkisiz olduğuna işaret etmemiş ve yazılı olduğu üzere araştırma yapılması için kararı bozmuştur. 
Ne var ki bozmadan sonra yapılan iki oturumda, Bursa Sulh hukuk Mahkemesi bozma ilamına uyulup uyulmayacağı konusunda herhangi bir ara kararı vermemiştir. Bozma ilamı duruşmada davacıya taraflara okunmamıştır. Yetkisizlik kararı sonucunda dosya kendisine gelen Alaçam Sulh hukuk Mahkemesi'nce de bozma kararı davacıya okunmamış ve bu konuda davacının beyanları alınmamıştır. Bu durumda, bozma ilamına eylemle uyma söz konusu olduğu açıktır. Nitekim, görevsizlik ve yetkisizlik kararı sonucu dosya kendisine intikal eden Alaçam Sulh Hukuk Mahkemesi davacının tanıklarını dinlemiştir. Dinlenen her iki tanıkta davacının babası ile uzun yıllardan beri görüşmediğini, ölümünden haberdar olmadığını, ancak ödeme emrinin tebliğ edilmesi ile haberdar olduğunu söylemişlerdir. 
Hal böyle olunca, davacının davasını açmış olduğu 11.02.2011 tarihi dikkate alınarak iş bu davanın süresi içerisinde açılmış olduğunun kabulüne karar vermek gerekirken somut olaya iddiaya ve sunulan deliller ile dosyada mevcut bozma ilamına aykırı olacak şekilde yazılı olduğu üzere ret kararı verilmesi isabetsizdir. 
Davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 27.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Cevapla

Ölümün nüfusa geç işlenmesi nedeniyle hak kaybı sözkonusu olamaz. Ölümü geç öğrenmenin sebeplerini izah ederek reddi miras talebinde bulunabilirsiniz.  tereke tespitinde 1 aylık süre hak düşürücü süre değildir. Bu süreden sonra da  ilgilierden biri başvurabilir. T.C


YARGITAY


2. HUKUK DAİRESİ


E. 2004/15828


K. 2005/1411


T. 7.2.2005


• TEREKENİN TEDBİR MAHİYETİNDEKİ TESBİT İSTEMİ ( Süreye Bağlı Olmadığı - Bir Aylık Sürenin Geçtiğinden Bahisle Ret Edilemeyeceği )


• TESBİT İSTEMİ ( Terekenin Tedbir Mahiyetinde - Süreye Bağlı Olmadığı/Her An İçin Tesbit İstenebileceği )


• SÜRE ( Terekenin Tedbir Mahiyetinde Tesbit İstemi - Süreye Bağlı Olmadığı/Bir Aylık Sürenin Geçtiğinden Bahisle Ret Edilemeyeceği )


4721/m.589



ÖZET : Terekenin tedbir mahiyetindeki tesbit istemi süreye bağlı değildir. Her an için tesbit istenebilir. Bu yön nazara alınmadan tesbit isteğinin de bir aylık sürenin geçtiğinden bahisle ret edilmesi doğru değildir. 

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 

KARAR : 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre sair temyiz itirazları yersizdir. 

2-Terekenin tedbir mahiyetindeki tesbit istemi süreye bağlı değildir. Her an için tesbit istenebilir. ( TMK.md.589 ) Bu yön nazara alınmadan tesbit isteğinin de bir aylık sürenin geçtiğinden bahisle ret edilmesi doğru değildir. SONUÇ : Temyiz edilen kararın 2. bentte gösterilen sebeplerle tesbit talebinin reddi yönünden BOZULMASINA, hükmün diğer bölümlerinin ise 1. bentteki nedenlerle ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 07.02.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Cevapla

T.C.

Yargıtay

8. Hukuk Dairesi


Esas No:2013/12979

Karar No:2014/9255

K. Tarihi: 


MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Sulh Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 25/02/2013

NUMARASI : 2013/6-2013/3


M.. D.. ile H.. F.. ve müşterekleri aralarındaki terekenin tespiti ve korunması davasının süre yönünden reddine dair İstanbul Anadolu 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 25.02.2013 gün ve 6/3 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:


K A R A R 


Davacı vekili, müvekkilinin veraseten müteveffa A.. T..’nun yasal mirasçısı olup; müvekkili dışında dört mirasçısı daha olduğunu, mirasçılara kalan taşınır, taşınmaz ve bankalarda bulunan mevduat hesaplarındaki nakdi ve gayri nakdi değerlerin kaçırılması ve her türlü zarar görme ihtimali nedeniyle terekenin tespit edilmesi ve terekenin defterinin tutulmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, uyap sisteminden alınan nüfus aile kayıt tablosunda müteveffa A.. T..’nun 26.07.2012 tarihinde vefat ettiği, TMK. 590.maddesinin defter tutmaya ilişkin olup, ölüm tarihinden itibaren bir ay içinde istemde bulunulması halinde Sulh Hukuk Mahkemesi'nce defter tutulacağının düzenlendiğini, TMK'nun 619. maddesine göre de mirası reddetmeye hakkı olan her mirasçının 1 ay içinde istemde bulunabileceği düzenlendiğinden, muris A.. T..'nun 26.07.2012 tarihinde vefat ettiği halde, dava 12.02.2013 tarihinde hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığından hak düşürücü süre nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 

Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; taraflar arasındaki uyuşmazlığın TMK.'nun 619. maddesi gereği terekenin resmi defterinin tutulması talebi olmayıp, terekenin korunması kapsamında; tespiti (TMK. 589 madde) ve defterinin tutulması (TMK. 590 madde) isteğine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanunu'nun 589.maddesi, mirasbırakanın yerleşim yeri Sulh Hakiminin istemi üzerine veya kendiliğinden tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesini sağlamak üzere gerekli olan bütün önlemleri alacağını, gerekli giderlerin ileride terekeden alınmak üzere başvuran kişiden önlem alınmasına, hakimin kendiliğinden karar verdiği hallerde ise devlet tarafından karşılanacağını, mirasbırakanın yerleşim yerinden başka bir yerde ölmesi halinde de o yerin Sulh Hakiminin, murisin ölümünü murisin yerleşim yeri Sulh Hakimine gecikmeksizin bildirip, miras bırakanın ölüm yerinde bulunan mallarının korunması için gerekli tedbirleri almak zorunda olduğunu hükme bağlamıştır. Bu tedbirlerin terekede bulunan mal ve hakların yazımı mühürlenmesi, resmen yönetilmesi, vasiyetnamenin açılması gibi işlemler olduğu da madde de açıklanmıştır. (TMK.589/2 madde) Türk Medeni Kanunu'nun 590'ncı maddesinde yer alan bir aylık süre, hak düşürücü süre olmayıp, düzenleyici niteliktedir. Terekenin korunmasına ilişkin önlemler, hukuki niteliği bakımından mirasın kazanılması yahut mirasçılık sıfatı bakımından maddi bir etkiye sahip olmadığından, bu süre aşılsa bile paylaşmaya kadar her zaman istenebilir. Davacının talebi Türk Medeni Kanunu'nun 589.maddesi gereğince terekenin tedbir mahiyetindeki tespiti istemidir. Açıklanan ve tüm dosya kapsamından saptanan bu durum karşısında mahkemece Türk Medeni Kanunu'nun 589. maddesi çerçevesinde gerekli önlemlerin alınması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Yerel mahkeme kararının açıklanan bu sebeplerle bozulması gerekmiştir. 

Netice olarak davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 12.05.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Cevapla

Adı Soyadı

Beni gizle




Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim