Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin



0 oy

Tedbir nafakası yerine yanlışlıkla iştirak nafakası talep edilmesi

eşime boşanma davası açtım kendim için iştirak nafakası istedim ,  yanlış nafaka istedik diye hakim nafakayı reddetti ,  istinaf et itiraz et dedi. Bu konuda  yargıtay kararı var mı? 

9


Cevaplar


TMK 169 III. Geçici önlemler

Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri resen alır.

Boşanma davası açtıysanız talep olmasa dahi hakim uygun bir tedbir nafakasına hükmetmek zorunda. Nafakayı şimdi de talep edebilirsiniz. 

Cevapla

Taraflar arasındaki "nafaka" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Karadeniz Ereğli 2.Asliye Hukuk Mahkemesince(Aile Mahkemesi sıfatıyla) davanın davacı eş yönünden reddine, davacı çocuk yönünden kabulüne dair verilen 08.04.2010 gün ve 2009/203 E.,-2010/227 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi üzerine, Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 12.10.2010 gün ve 12248 E., 16417 K. sayılı ilamı ile; ...

Öyle ise mahkemece, yukarıdaki ilke ve esaslar gözetilerek davacı kadın yararına uygun bir nafakaya karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. ...

Davacı, davalı eşinin kendisini sadakatsizlikle suçlayıp, hakaret ettiğini bu nedenle ayrı yaşamaya başladıklarını müşterek çocuk için aylık 1.200.00 TL, kendisi için aylık 500.00 TL tedbir, iştirak ve yardım nafakasının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir....

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davacı kadın yararına uygun bir nafakaya hükmedilmesinin gerekip gerekmediği; ayrıca müşterek çocuk yararına hükmedilen nafaka tutarının fahiş olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır....

Diğer taraftan, ayrılık durumunda evlilik birliği hukuken devam ettiğine göre, eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katkıda bulunmak durumundadır. Bu nedenle, ayrı yaşamda haklı olan eş, diğer eşten tedbir nafakası isteyebilir. Tedbir nafakasının niteliği ve yasal düzenleme gereği davalı (koca), birliğin giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK md.186/3). Davacının (kadının) gelirinin bulunması, davalının (kocanın) ortak giderlere (elektrik, su, telefon, kira, yakıt parası vs) katılma yükümlülüğünü tamamen ortadan kaldırmaz; bu durum sadece nafaka miktarının takdirinde etkili olabilir. Davacının (kadının) gelirinin bulunması, ona tedbir nafakası bağlanmasını engelleyici bir hal değildir.Hâkim, eşlerin birlikte yaşarken sürdürdükleri hayat seviyesini ayrı yaşamaları halinde de korumaları gerektiğini gözetmeli; "hakkaniyet" ilkesine uygun bir nafaka takdir etmelidir. ...

Yukarıda açıklanan ilke ve esaslar gözetilerek, ayrı yaşamakta haklı olan davacı eş için de hakkaniyet uygun bir miktar tedbir nafakasına hükmolunması gerekirken, istemin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, direnme kararının açıklanan nedenlerle bozulması gerekir. ...

Cevapla

T.C.
Yargıtay
3. Hukuk Dairesi


Esas No:2013/4354
Karar No:2013/6121
K. Tarihi: 

MAHKEMESİ :ASLİYE ... (AİLE)MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka artırımı davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I 

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı dilekçesi ile; ... ....Asliye (Aile) ... Mahkemesi'nin 2009/... E-2010/... K sayılı kararı ile davalıdan boşandığını, boşanma davasında kendisi için hükmedilen 175 TL yoksulluk nafakasının 250 TL'ye, müşterek çocuk lehine hükmedilen 75 TL iştirak nafakasının 150 TL'ye arttırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı duruşmada verdiği beyanla nafaka ödeyecek maddi gücü olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile davacı için hükmedilen yoksulluk nafakasının dava tarihinden itibaren 50 TL arttırılarak aylık 200 TL'ye, müşterek çocuk için hükmedilen nafakanın dava tarihinden itibaren 50 TL arttırılarak aylık 125 TL'ye çıkartılmasına karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından ''yoksulluk nafakasına ilişkin olarak'' temyiz edilmiştir.
... ....Asliye (Aile) ... Mahkemesi'nin 2009/... E-2010/... K.sayılı dosyası incelendiğinde; mahkemece, davalı lehine 175 TL yoksulluk, müşterek çocuk lehine 75 TL iştirak nafakasına hükmedildiği, hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edildiği, ... ....HD'nin 07.04.2011 tarih 2010/5305 E-2011/6129 K sayılı ilamı ile davacının tazminat ve yoksulluk nafakası yönünden feragat etmesi hususu gözetilmeden davacı yararına maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile hükmün bozulduğu, mahkemece bozmaya uyulduğu ve davacı kadın lehine yoksulluk nafakası talebinin reddedildiği, hükmün bu yönden ....02.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacı her ne kadar yoksulluk nafakasının arttırımını talep etmiş ise de dava tarihi (06.08.2012) itibariyle daha evvel verilmiş bir nafaka hükmü yoktur. Ancak HMK'nun 33.maddesi gereğince, olayları açıklamak taraflara, hukuki niteleme ise hakime aittir. 

Bu durumda, davacı talebinin ''yoksulluk nafakasına hükmedilmesi '' olarak kabul edilerek ancak, ... ....HD'nin bozma ilamı doğrultusunda davacının yoksulluk nafakası talebi mahkemece feragat nedeniyle reddedildiğinden ve bu talepten feragat eden davacının yeniden yoksulluk nafakası talebinde bulunamayacağı gözetilerek istemin reddi gerekirken, yanılgılı nitelendirme ve değerlendirme ile yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, ....04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 

Cevapla

Davada talepleriniz konusunda yanış niteleme yapsanız dahi davaya bakan hakimin talebinizi  açıklatarak karara bağlaması gerekirdi. O yüzden istinaf edin 

Cevapla

Adı Soyadı

Beni gizle




Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim