Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin



1 oy

Açıklamasız havale ile gönderilen borç paranın geri alınması mümkün mü ?

Merhaba;

Ağustos 2017 de bir arkadaşıma 45,000 tl borç parayı banka hesabımdan yolladım. Çok yakın bir arkadaşım olduğu için bir açıklama yazma gereği duymadım. 2 ay sonra 13,000 tl kadar bana elden para verdi. Daha sonra banka yoluyla 30,000 tl gönderdi ve açıklama kısmına benim adımı soyadımı yazarak borç ödemesi yazdı. Yani kendisi bu yazısı ile bana borcu olduğunu kabul etti. Daha sonra kalan 2,000 tl yi hiçbir şekilde vermeyeceğini ifade etti. Yardım ettiğim bir insanın bana bu şekilde davranması çok ağırıma gitti. Telefonumdaki borç isteme ses kayıtları, whats up yazışmaları ve banka hareketleri mevcut. Bu şartlar altında ben karşı taraftan paramı kanuni yolla alabilirmiyim ?


Teşekkürler.




Cevaplar


açıklamasız havale borç ödemesi olarak kabul edilir. 


Cevapla

Karşı taraf bana bir kısım geri ödeme yapıp açıklamaya adımı soyadımı yazarak borcuma istinaden yazmıştır. Bu lehime bir avantaj sağlamaz mı?

Cevapla

Senetle İspat Zorunluluğuna ve Senede Karşı Tanıkla İspat Yasağına İlişkin Parasal Sınır (HMK. m. 200, 201):

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihin­den itibaren senetle ispat zorunluluğu ve senede karşı tanıkla ispat yasağına ilişkin parasal sınır 2.500 TL iken, 24.11.2016 kabul tarihli ve 6763 sayılı Ka­nun’un 44. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen parasal sınırların artırılmasına başlıklı Ek Madde 1 uyarınca, 11.11.2016 gün ve 29885 sayılı Resmi Gazete’de ilân edilen Maliye Bakanlığı 474 nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde tespit edilen % 3,83 yeniden değerleme ora­nında artırılmıştır. Buna göre, 2017 yılı için senetle ispat zorunluluğu ve senede karşı tanıkla ispat yasağına ilişkin parasal sınır 2.500 x % 3,83 = 95,75 + 2.500 = 2.595,75 TL.’dir. Ancak 6763 sayılı Kanun’la Hukuk Muhakemeleri Kanu­nu’na eklenen Ek Madde 1 uyarınca her takvim yılı başından itibaren yeniden değerleme oranı uygulanarak belirlenen bu parasal sınır on Türk lirasını aşma­yan kısımlarının dikkate alınmaması öngörülmüştür. Buna göre, maddedeki parasal sınır, 2017 yılı için 2.590 TL olarak belirlenmiştir.

Cevapla

havale açıklamasında borcun bütünü açıkça ikrar edilmiyor sanırım. sizin alacak iddianız tanıkla kanıtlama sınırında zaten. whatsapp kayıtlarının delil olması tartışmalı. Telefondaki ses isteme kayıtları konusuna hiç girmeyin derim. 

Cevapla

Telefonumdaki borç isteme ses kayıtları, whats up yazışmaları ve banka hareketleri mevcut. ????

Ani gelişen bir suç olasılığı bulunmadığı sürece konuşmaların dinlenmesi suç teşkil eder..katılan tarafından kendisine karşı işlenmekte olan ve ani gelişen bir suç (örneğin; cinsel saldırı, hakaret, tehdit, iftira veya şantaj gibi) bulunmadığı halde, kaybolma olasılığı bulunan mevcut delilin muhafazasını sağlamak için değil, önceden hazırlıklı ve planlı şekilde, yeni bir delil elde etmek amacıyla hareket etmesi karşısında, sanık hakkında TCK'nın 133/2.maddesinde tanımlanan kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gereki

Fıkra:Tümü-0


T.C.
Yargıtay
12. Ceza Dairesi


Esas No:2013/20481
Karar No:2014/10220
K. Tarihi:28.4.2014 

Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak, İki veya daha fazla kişinin, başkalarının bilmeyeceği ve sınırlı bir dinleyici çevresi dışına çıkmayacağı yönünde haklı bir inanç ve iradeyle hareket ederek, herhangi bir aracı vasıta olarak kullanmadan, yüz yüze gerçekleştirdikleri, ancak özel bir çaba gösterilerek duyulabilecek, aleni olmayan, söze dayalı, sesli düşünce açıklamalarının, konuşmanın tarafı olmayan kişi veya kişilerce, ilgilisinin rızası olmaksızın, elverişli bir aletle (sesli bir açıklamayı kuvvetlendirerek veya naklederek onu ses alanının dışına çıkartıp doğrudan doğruya algılanabilr hale getirmeye yarayan her türlü düzenekle) dinlenmesi veya akustik olarak tekrar dinlenebilmesi imkanını sağlayan bir aletle kaydedilmesinin TCK'nın 133/1.maddesinde; en az üç veya daha fazla kişinin, yüz yüze gerçekleştirdikleri, aleni olmayan, söze dayalı düşünce aktarımlarının, söyleşinin tarafı olan kişi veya kişilerce, ilgililerinin rızası olmaksızın, bir aletle kaydedilmesinin aynı Kanunun 133/2.maddesinde kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması başlığı altında suç olarak tanımlandığı, söyleşiden farklı olarak, iki kişi arasında da gerçekleşebilecek olan konuşmada, konuşan tarafların, aralarında geçen sözleri kaydetmesi, TCK'nın 133/1.mad-desi kapsamında suç olarak tanımlanmamış olup, koşulları bulunduğu takdirde eylemin aynı Kanunun 134.maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturabileceği, Bu açıklamalar ışığında incelenen dosya kapsamına göre, 20.000.00 TL.borç vermesini talep ettiği katıla-nın kendisine 16.000,00 TL.para verdiğini, borca karşılık adına kayıtlı taşınmaza ipotek koyduğunu ve bilahare vereceğini söylediği 4.000,00 TL.'yi istediğinde bu meblağı faiz olarak değerlendirdiğini belirterek tarafına ödemede bulunmadığını iddia eden sanığın, 13.12.2011 tarihinde, katılan tarafından aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatılması üzerine, ileride katılan hakkında tefecilik ve dolandırıcılık suçlarından yapacağı suç duyurusunda delil teşkil etmesi için, katılanın kendi evine geldiği esnada ve eşi ile birlikte katılanın evine gittiklerinde, aralarında geçen konuşmaları, cep telefonunun ses kaydetme fonksiyonunu kullanarak gizlice kaydettiği iddiasına konu olayda, Sanığın, katılan evine geldiğinde, aralarında geçen konuşmaları kaydetmesi eylemi, TCK'nın 133/1.maddesinde suç olarak düzenlenmemiş olup, borç ilişkisi ile ilgili konuşmaların, katılanın özel yaşam alanınan ilişkin ve özel hayatının gizliliğini ihlal edecek nitelikte bulunmadığı kabul edilebilir ise de, Sanığın eşi ile birlikte katılanın evine gittiklerinde kaydettiği konuşmaları içeren CD'nin çözümüne ilişkin dosyada mevcut bilirkişi raporu ve alınan beyanlara göre, katılan, sanık ve sanığın eşi arasında gerçekleşen iletişimin, başkaları tarafından ancak özel bir çaba gösterilerek duyulabilecek aleni olmayan “söyleşi” nitelinde olması ve sanığın doğrudan Cumhuriyet Başsavcılığı ya da ilgili kolluk makamlarına müracaat etmek veya hukuk mahkemesinde dava açmak yerine, katılan tarafından kendisine karşı işlenmekte olan ve ani gelişen bir suç (örneğin; cinsel saldırı, hakaret, tehdit, iftira veya şantaj gibi) bulunmadığı halde, kaybolma olasılığı bulunan mevcut delilin muhafazasını sağlamak için değil, önceden hazırlıklı ve planlı şekilde, yeni bir delil elde etmek amacıyla hareket etmesi karşısında, sanık hakkında TCK'nın 133/2.maddesinde tanımlanan kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken, “İddianamede belirtilen suça konu konuşmanın ise sanık ile katılan arasında yapıldığı ve kayıt işleminin konuşmacılardan sanık tarafından yapıldığı, üçüncü bir kişi tarafından yapılmadığı, eylemin suç sayılabilmesi için konuşmacıların dışında üçüncü bir kişi tarafından kayıt edilmesinin suç olarak düzenlendiği, iddianameye konu eylemin bu madde kapsamına girmediği, ayrıca ilgili kanunda ve diğer ceza kanununda söz konusu eylemin suç olarak düzenlenmediği” şeklindeki dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelere dayalı olarak, sanığın beraatine karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Kanun'un 8.maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321.maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 28.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Cevapla

Senetle İspat Zorunluluğuna ve Senede Karşı Tanıkla İspat Yasağına İlişkin Parasal Sınırın 2017 için 2.595 tl olması ( yani benim alacaklı olduğum rakam bundan düşük bir tutar olduğuna göre ) bu durum benim lehimemi yoksa aleyhimemidir ?


Teşekkürler.

Cevapla

Davacı eldeki davada, dava dışı 3. şahsın davalıya borç para vermesi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu ve kendisininde icra takip dosyasındaki alacağı temlik aldığını ileri sürerek dava dışı 3. şahısla davalı arasında var olduğunu iddia ettiği temel ilişkiye dayanmıştır. Davalı ise kendi alacağının ödendiğini savunmuştur. Davalı temel ilişkiye dayalı olarak kendi akidine ve alacağı temlik alan davacıya karşı bu defiyi ileri sürebilir. Davacının dayandığı banka dekontları banka havale dekontları niteliğinde olup, banka dekontlarında paranın davalıya ödünç olarak verildiğine dair bir açıklama bulunmamaktadır. Havale karine olarak borç ödeme vasıtası niteliğinde olup, havale dekontunda yer alan miktarın karşı tarafa borç olarak gönderildiğinin yasal delillerle ispatlanması zorunludur. Havale dekontunda paranın davalıya borç olarak gönderildiği yazılı olmadığından bu paranın davalıya borç olarak gönderildiği kabul edilemez. Davacının dayandığı havale dekontu yazılı delil başlangıcı niteliğinde de değildir ve olayda miktar itibariyle tanık dinlenemez ve tanık beyanlarına dayalı olarak hüküm tesis edilemez. Mahkemece, davacının alacağın varlığını ispat edemediği kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.

Cevapla

Miktar itibariyle tanık deliline dayanabilirsiniz. 

Cevapla

Aranızda ödünç ilişkisi bulunduğuna dair yazılı delil başlangıcı olur.  kalan miktar(2000TL) için tanık dinletebilirsiniz. 

Cevapla

Adı Soyadı

Beni gizle




Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim