Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

Duruşma için mazeret ileri sürülmesi Koleksiyonu


duruşma mazeret dilekçesi, duruşmaya girmemek için mazeret dilekçesi, 


Alp K Yılmaz
Koleksiyoner
Koleksiyon Tarihi ve Numarası :
26.3.2016 / 96


Mazeretin kabulü ile duruşma günün uyap'tan öğrenilmesine karar verildiği duruşmada kesin süre verilmesi

Özet:

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkeme, iki tarafa eşit şekilde hukukî dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Ancak, hukukî dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir. Bu hak çerçevesinde, tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir..

Bu kapsamda hukuki dinlenilme hakkı, bilgilenme/bilgilendirme, açıklama yapma, yargı organlarınca dikkate alınma ve kararların gerekçeli olması gibi hususları içerdiği açıktır. Bilgilenme hakkı, yargılamanın içeriğine dair tam bir bilgi sahibi olmanın yanında gerek karşı tarafın gerekse de yargı organlarının dosya içeriğine yapmış oldukları işlemleri öğrenmelerini kapsar.


Bilgilenme/ bilgilendirme hakkının etkin biçimde kullanılabilmesi için gönderilecek tebligat ve davetiyelerde kanunda öngörülmüş şekil şartlarına sıkı sıkıya uyulmasıgerekmektedir. Ayrıca bu hak sadece davanın başındaki iddia ve savunmalar açısından değil yargılamanın her aşamasında dikkate alınmalıdır. Bu kapsamda devam eden bir yargılamada, tarafların açıklamaları için bilgilendirme yeterli olmayıp yargılamada yer alan diğer kişilerin ( tanık, bilirkişi gibi) açıklamaları açısından da önemlidir. Bilgilenme hakkının usulüne uygun kullanımı ile tarafların haklarında öğrendikleri isnat ve iddialara karşı beyanda bulunabilme, davaya yönelik bilgi ve belge verebilme yani açıklama yapma hakkı da hukuki güvenceye bağlanmaktadır. Böylece davanın her iki tarafına eşit şekilde açıklama yapma hakkı tanınması ile adaletin görünür kılınması sağlanacaktır. Açıklamada bulunma hakkı, tarafların, yazılı veya sözlü şekilde iddia ve savunmalara karşı itirazda bulunabilme, davaya ilişkin beyanda bulunmalarını sağlar. 
Burada üzerinde durulması gereken bir diğer husus ise, yargılama makamlarının işlemlerinin çelişkili bulunmaması gerekmektedir. Yani mahkemece, adaletin görünür kılınmasını sağlayacak usul ve esaslara uyulurken, taraflarda farklı anlamlandırılabilecek işlemlerden kaçınılması gerekmektedir. Örneğin, taraflara tebliğ edilen davetiyelerde kesin süre verilmesine rağmen kesin süre sona ermeden karar verilmesi gibi... 

Somut olayda mahkemece, davalının mazeret bildirimi nedeniyle katılmadığı 22.10.2013 tarihli duruşmada verilen 2 nolu ara kararı uyarınca, "davalının mazeretinin kabulüne, duruşma gün ve saatini UYAP'tan öğrenmesine, davalı vekiline tanık giderlerini yatırması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde tanıkları için gider avansı yatırmadığı takdirde tanık dinletmekten vazgeçmiş sayılacağının ihtarına, masraf yatırdığında duruşma günü beklenilmeksizin davalı tanıklarına davetiye çıkarılmasına" karar verilmiş ancak söz konusu ara karar davalıya tebliğ edilmemiştir.

Söz konusu kesin süre içeren ihtaratın davalı vekiline açıkça ve usulüne uygun şekilde tebliği gerekir. Zira kesin süre kaçırıldığı takdirde davalı tarafın tanık dinletmesi mümkün olmayacaktır. Bu nedenle duruşma gününün UYAP'tan öğrenilmesine karar verilmesi ve ihtaratın açıkça davalı vekiline tebliğine dair kayıt sunulmaması nedeniyle usulüne uygun bir kesin süre ihtaratından söz edilemeyeceği gibi davalının tanıkları için gider avansı yatırmak üzere usulüne uygun tebligat yapılarak kesin süre içinde yatırması beklenilip, yatırılması halinde tanıkları dinlenilmeksizin davalının delillerini sunma imkanının ortadan kaldırılarak savunma hakkının kısıtlanması, davalının hak arama özgürlüğü kapsamında savunma, usulüne uygun şekilde bilgilendirilme ve açıklama yapma hakkının ihlali sonucunu doğurmakta ve hukuki dinlenilme hakkını ihlal etmektedir. 


Kanun No:2004   Madde No:18   Fıkra:Tümü


T.C.
Yargıtay
Hukuk Genel Kurulu

Esas No:2015/4341
Karar No:2015/6454

Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi süresi içinde davalı vekili tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 07.04.2015 günü belirlenen saatte temyiz eden davalı I.....A.Ş. vekili Av. ile karşı taraftan davacı Y. vekili Av. geldiler. Gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi.

Gereği görüşüldü:

Davacı, harita teknikeri olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini, haftanın 7 günü 07.00-20.30 saatleri arasında ve 15 günde bir izin kullanarak çalıştığını, yıllık izin kullanmadığını, 2012 yılı Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ait ücretlerinin de ödenmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ile ücret alacaklarının tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacının iş sözleşmesini kendisinin sonlandırdığını, haftanın 5 günü günde 8 saat çalıştığını, fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ile ilgili iddiaların doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu uyarınca davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.03.2007 tarih ve 2007/8-161 E., 2007/155 K. sayılı kararı ile de belirtildiği üzere adil yargılanma ve dinlenilme hakkının bir gereği olarak hakim, taraflara duruşmalarda hazır bulunmak, iddia ve savunmalarını bildirmek için imkan vermeli, tarafları usulüne uygun bir biçimde duruşmaya davet etmelidir. Fakat tarafların kendilerine tanınan bu imkana rağmen, duruşmaya gelmek zorunluluğu yoktur. Hukuk davalarında duruşmaya gelmemenin müeyyidesi, dava dosyasının işlemden kaldırılması veya yargılamanın gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilmesidir.

Dava ile ilgili olan kişilerin davaya ilişkin bir işlemi öğrenebilmesi için, tebligatın usulüne uygun olarak yapılması, duruşma gün ve saatinin muhataba bildirilmesi gerekmektedir. Duruşma günü ile tebligatın çıkarıldığı tarih arasında makul bir süre olmalıdır. Aksi takdirde tarafların hukuksal dinlenme ve savunma hakkı kısıtlanmış olur.
AİHM'ye göre de iç hukuktaki duruşmada hazır bulunma hakkını kullanıp kullanmamaya karar verecek olan davanın bir tarafına, duruşmaya katılma imkanı verecek şekilde duruşmanın bildirilmemesi, silahlarda eşitlik ve çekişmeli yargılama ilkelerini özünden yoksun bırakır.

Diğer taraftan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkeme, iki tarafa eşit şekilde hukukî dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Ancak, hukukî dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir. Bu hak çerçevesinde, tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir..

Bu kapsamda hukuki dinlenilme hakkı, bilgilenme/bilgilendirme, açıklama yapma, yargı organlarınca dikkate alınma ve kararların gerekçeli olması gibi hususları içerdiği açıktır. Bilgilenme hakkı, yargılamanın içeriğine dair tam bir bilgi sahibi olmanın yanında gerek karşı tarafın gerekse de yargı organlarının dosya içeriğine yapmış oldukları işlemleri öğrenmelerini kapsar.


Bilgilenme/ bilgilendirme hakkının etkin biçimde kullanılabilmesi için gönderilecek tebligat ve davetiyelerde kanunda öngörülmüş şekil şartlarına sıkı sıkıya uyulması gerekmektedir. Ayrıca bu hak sadece davanın başındaki iddia ve savunmalar açısından değil yargılamanın her aşamasında dikkate alınmalıdır. Bu kapsamda devam eden bir yargılamada, tarafların açıklamaları için bilgilendirme yeterli olmayıp yargılamada yer alan diğer kişilerin ( tanık, bilirkişi gibi) açıklamaları açısından da önemlidir. Bilgilenme hakkının usulüne uygun kullanımı ile tarafların haklarında öğrendikleri isnat ve iddialara karşı beyanda bulunabilme, davaya yönelik bilgi ve belge verebilme yani açıklama yapma hakkı da hukuki güvenceye bağlanmaktadır. Böylece davanın her iki tarafına eşit şekilde açıklama yapma hakkı tanınması ile adaletin görünür kılınması sağlanacaktır. Açıklamada bulunma hakkı, tarafların, yazılı veya sözlü şekilde iddia ve savunmalara karşı itirazda bulunabilme, davaya ilişkin beyanda bulunmalarını sağlar.
Burada üzerinde durulması gereken bir diğer husus ise, yargılama makamlarının işlemlerinin çelişkili bulunmaması gerekmektedir. Yani mahkemece, adaletin görünür kılınmasını sağlayacak usul ve esaslara uyulurken, taraflarda farklı anlamlandırılabilecek işlemlerden kaçınılması gerekmektedir. Örneğin, taraflara tebliğ edilen davetiyelerde kesin süre verilmesine rağmen kesin süre sona ermeden karar verilmesi gibi...

Somut olayda mahkemece, davalının mazeret bildirimi nedeniyle katılmadığı 22.10.2013 tarihli duruşmada verilen 2 nolu ara kararı uyarınca, "davalının mazeretinin kabulüne, duruşma gün ve saatini UYAP'tan öğrenmesine, davalı vekiline tanık giderlerini yatırması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde tanıkları için gider avansı yatırmadığı takdirde tanık dinletmekten vazgeçmiş sayılacağının ihtarına, masraf yatırdığında duruşma günü beklenilmeksizin davalı tanıklarına davetiye çıkarılmasına" karar verilmiş ancak söz konusu ara karar davalıya tebliğ edilmemiştir.

Söz konusu kesin süre içeren ihtaratın davalı vekiline açıkça ve usulüne uygun şekilde tebliği gerekir. Zira kesin süre kaçırıldığı takdirde davalı tarafın tanık dinletmesi mümkün olmayacaktır. Bu nedenle duruşma gününün UYAP'tan öğrenilmesine karar verilmesi ve ihtaratın açıkça davalı vekiline tebliğine dair kayıt sunulmaması nedeniyle usulüne uygun bir kesin süre ihtaratından söz edilemeyeceği gibi davalının tanıkları için gider avansı yatırmak üzere usulüne uygun tebligat yapılarak kesin süre içinde yatırması beklenilip, yatırılması halinde tanıkları dinlenilmeksizin davalının delillerini sunma imkanının ortadan kaldırılarak savunma hakkının kısıtlanması, davalının hak arama özgürlüğü kapsamında savunma, usulüne uygun şekilde bilgilendirilme ve açıklama yapma hakkının ihlali sonucunu doğurmakta ve hukuki dinlenilme hakkını ihlal etmektedir.

Yapılacak iş; davalı tarafın, gider avansını yatırması sağlanarak, gösterilen tanıkları dinlenilerek ve diğer tüm deliller de toplanarak çıkacak sonuca göre karar vermektir.
Ayrıca; kabule göre de yol şantiyesinde çalışmadığı anlaşılan davacının, çalıştığı işyeri belirlenip -inşaat işi olduğu savunulmaktadır- buna göre anılan işyeri ve kıdemi ile yaptığı iş belirtilmek suretiyle ilgili meslek odalarından ve sendikalardan emsal ücret araştırması yapılarak, dosyada bulunan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yüksek Fen Kurulu Başkanlığının yazı ve ekindeki liste de dikkate alınarak, davacının alabileceği aylık ücret seviyesi tespit edilmesi gerekirken, davacının yaptığı iş ve işyeri niteliklerine uymayan bir kısım sendika yazıları esas alınmak suretiyle sonuca gidilmesi de hatalı olmuştur.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davalı taraf yararına takdir olunan 1.100,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 07.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.




www.hukukmedeniyeti.org

Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.
Koleksiyona Katkılar
2 - Yeni duruşma gününün uyap ortamından öğrenilmesine karar verildiği duruşmada delil listesini sunması için kesin süre verilmesi
25.3.2016
3 - Usulüne uygun olarak duruşma günü tebliğ edilmeden, duruşmaya gelmediğinden bahisle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilemez
25.3.2016
4 - Hmk'da duruşma gününün uyap'dan öğrenilmesi diye bir usul bulunmamaktadır.
25.3.2016
5 - Duruşma gününün uyap'tan öğrenilmesi usulünün uygulanabileceğine yönelik bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir.
25.3.2016
6 - Duruşma gününün uyap üzerinden öğrenilmesine ilişkin bir istemi olmayan mazeret dilekçesi kabul edildikten sonra duruşma gününün gider avansından karşılanarak davacı vekiline usulüne uygun tebliğ edilmesi gerekirken
25.3.2016
7 - Tebligat masrafının verildiği mazerette, duruşma gününün uyap'tan öğrenilmesine karar verilmesi
25.3.2016
8 - Geçerli mazeret halinde duruşma günün uyap'tan öğrenilmesi talebi gereğince işlem yapılmalıdır
25.3.2016
9 - Mazeretli sayılarak yokluğunda karar verilmesi talebi geçerli bir mazerete dayalı ve dosya tekâmül etmiş ise uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmelidir.
25.3.2016
10 - Davalı vekilinin katılmadığı, mazeret dilekçesi verdiği yokluğunda karar verilmesini istediği duruşmada karar verilmesi
25.3.2016
11 - Mahkemece, tayin edilen saatten önce mazeret bildirmeyen davalı vekilinin yokluğunda duruşma yapılarak karar verilmesi, davalının hukukî dinlenilme hakkının ihlali olup bozma sebebidir.
25.3.2016
12 - Dosyanın bilirkişiye tevdii edilerek yokluğunda karar verilmesini talep edilen duruşmada, mazeret hakkında karar vermeksizin davanın açılmamış sayılmasına karar verme
25.3.2016
13 - Mazeret dilekçesinde yokluğunda karar verilmesi talep edilmiş olup mevcut delillere göre karar verilmesi gerekir
25.3.2016
14 - Mazeret kabul edildiğinde duruşma günün tebliğinin reddine karar verilemez
25.3.2016
15 - Mazeret kabul edilerek yokluğunda karar verilmesinde, bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunma süresi olan 2 haftalık süre de gözetilmeliydi
25.3.2016
16 - Son celse davalı vekilinin mazeret talebinin kabulüne veya reddine karar vermeden ve tahkikatın bittiğini belirtmeden sözlü yargılamaya geçmiş ise de, davalı vekiline tebligat yapmadan, tahkikatın tümü hakkında açıklama ve son sözlerini söyleme hakkı verm
25.3.2016
17 - Ön inceleme duruşmasında vekilin mazereti kabul edilip, duruşmanın bir başka güne bırakılmasına karar verildiğine göre; ön inceleme o gün tamamlanmamış, zorunlu sebeple yeni bir duruşma günü tayin edilmiş demektir
25.3.2016
18 - Mazeretin kabulü halinde tebligatın bila tebliğ iadesi halinde duruşma günü usule uygun tebliğ edilmelidir.
25.3.2016
duruşma mazeret   duruşmaya girmemek için mazeret   Duruşma için mazeret ileri sürülmesi Koleksiyonu

Yorumlar






Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim