Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

12. HD yeni benimsediği görüş değişiklikleri Koleksiyonu




Sibel Kaya
Koleksiyoner
Koleksiyon Tarihi ve Numarası :
26.01.2016 / 38


Borçluların mirası reddettikleri nedeniyle borçlu olmadıklarına yönelik iddialarının borca itiraz olup, ödeme emri tebliği üzerine yasal sürede yapılması gerektiği kabul edilmiştir.

Özet:

Hukuk Genel Kurulu’nun, 19.11.2014 tarih ve 2013/12-2240 Esas-2014/929 Karar sayılı kararında, borçluların mirası reddettikleri nedeniyle borçlu olmadıklarına yönelik iddialarının borca itiraz olup, ödeme emri tebliği üzerine yasal sürede yapılması gerektiği kabul edilmiştir.


Kanun No:2004   Madde No:16   Fıkra:Tümü
Kavram: İcra-İflas Hukuku, İcra ve İflas takiplerinden kaynaklanan;, Şikayet


T.C.
Yargıtay
12. Hukuk Dairesi

Esas No:2015/14475
Karar No:2015/27508

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Alacaklı tarafından muris G. mirasçıları hakkında başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinin kesinleşmesinden sonra borçlu Y.'un, icra mahkemesine başvurarak; muris G.'dan kalan mirası İstanbul 4.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 12.12.2013 tarih ve 2013/856 E.-933 K. sayılı kararı ile reddettiğini, takipten kıymet takdiri için gelindiğinde evine bırakılan haber kağıdı ile haberdar olduğunu, mirasın reddi kararına dayalı olarak takibin durdurulması ile hacizlerin kaldırılması taleplerinin icra müdürlüğü tarafından reddedildiğini ileri sürerek talepte bulunduğu, mahkemece istem, İİK'nun 16/2. maddesine göre süresiz şikayet kabul edilerek icra müdürlüğü işleminin iptali ile şikayetçi borçlu yönünden takibin durdurulmasına, taşınmazları üzerine konulan haczin kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

İcra dosyasının incelenmesinde; takibin borçlu hakkında mirasçı sıfatı ile yapıldığı anlaşılmaktadır. Borçlu icra müdürlüğüne başvurusunda; mirası reddettiğinden hakkındaki takibin durdurulması ile adına kayıtlı gayrimenkullere konulan hacizlerin fekkini istemiştir. Bir diğer ifade ile mirasın reddi kararı nedeniyle borçlu olmadığını ileri sürmektedir.

Hukuk Genel Kurulu’nun, 19.11.2014 tarih ve 2013/12-2240 Esas-2014/929 Karar sayılı kararında, borçluların mirası reddettikleri nedeniyle borçlu olmadıklarına yönelik iddialarının borca itiraz olup, ödeme emri tebliği üzerine yasal sürede yapılması gerektiği kabul edilmiştir.

Dairemizce, anılan karar doğrultusunda içtihat değişikliğine gidilerek, Hukuk Genel Kurulu’nca kabul edilen ilke benimsenmiştir.

Somut olayda, murisin takipten önce 22.05.2007 tarihinde öldüğü, mirasçılar hakkında 29.09.2014 tarihinde takip başlatıldığı, borçluya ödeme emrinin 24.10.2014 tarihinde tebliğ edildiği, İstanbul 4.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 12.12.2013 tarih ve 2013/856 E.-933 K. sayılı mirasın reddine ilişkin kararının 02.06.2014 tarihinde kesinleştiği; dolayısıyla anılan mahkeme ilamının icra takibinden ve ödeme emrinin tebliğinden önce alındığı ve kesinleştiği görülmektedir.

Yapılan tüm bu açıklamalar uyarınca, borçlunun başvurusunun, icra takibinin şekline göre İİK.'nun 62. maddesine dayalı borca itiraz niteliğinde olduğu kuşkusuz olup, borca itirazın ise; aynı Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal 7 günlük sürede icra dairesine yapılması zorunludur.

Ne var ki, borçlu, ödeme emri 24.10.2014 tarihinde tebliğ edildiği halde mirasın reddi kararına dayalı olarak 06.04.2015 tarihinde icra takibine itiraz ettiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, itiraz, İİK.'nun 62/1. maddesinde öngörülen yasal 7 günlük süre geçirildikten sonra yapılmış olduğundan, adı geçen borçlu hakkındaki takip kesinleşmiş bulunmaktadır. Belirtilen durum karşısında, borçlunun takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde mirasın reddine ilişkin mahkeme kararını icra müdürlüğüne sunmak suretiyle kesinleşen takipte, takibin durdurulması ile hacizlerin kaldırılmasını isteyemeyeceği açıktır.

Hal böyle olunca, mahkemece, istemin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, talep süresiz şikayet kabul edilerek hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

www.hukukmedeniyeti.org

Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.

Yorumlar


İİK'nun 82. maddesine 3. fıkranın eklenmesine ilişkin 6352 Sayılı Kanun'un 16. maddesinin  05.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmesi ile birlikte Dairemizce anılan düzenleme gözetilerek içtihat değişikliğine gidilmiş olup, o tarihten itibaren süreklilik arzeden içtihatlarında, traktörün, İİK'nun 82. maddesinin 1. fıkrasının 4. bendi kapsamında çiftçiler için zorunlu nakil ve ziraat aleti olduğunun kabulü ile aynı maddenin 3. fıkrası doğrultusunda değerlendirme yapılarak sonuca gidilmesi gerektiği benimsenmiştir.

Cevapla





Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim