Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

VASİYETNAMENİN İPTALİ Koleksiyonu




tuğçe ulutaş
Koleksiyoner
Koleksiyon Tarihi ve Numarası :
30.9.2018 / 273


Vasiyetnamenin iptali - akli denge - temyiz harcı

Özet:


Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:...

Davacılar vekili dilekçesi ile; müvekkillerinin murisi olan ...'in 2011 yılında dul ve çocuksuz olarak vefat ettiğini, murisin 1997 yılında Elmalı Noterliğinde resmi olarak vasiyetname düzenlendiğini, vasiyetinde kendisine intikal edecek olan tüm malları davalı ...'a vasiyet ettiğini, muris ile davalı arasında hiçbir maddi ve manevi hukukun olmadığını, murisin okur yazar olmadığını, dava konusu vasiyetnamenin kurallara uygun olarak ve geçerlilik şartını taşımayarak hazırlandığını, murisin vasiyetname düzenlendiğinde 72 yaşında olup aklı dengesinin yerinde olup olmadığının bilinmediğini iddia ederek vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ...

Mahkemece; davaya konu vasiyetnamenin, okur yazar olmayanlara ilişkin vasiyetname şeklinde düzenlendiği, tanıkların vasiyetnamenin vasiyetçiye önlerinde okunduğu ve gerçek arzularına uygun olduğunu söylediğine dair tevsik eden beyanları bulunduğunu, bu nedenle vasiyetnamenin TMK'nun 535/2. maddesindeki şekil şartlarına uygun olarak düzenlendiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir....

Bu durumda tanıklar, hem mirasbırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığını ve onu tasarrufa ehil gördüklerini; hem vasiyetnamenin kendi önlerinde memur tarafından mirasbırakana okunduğunu ve onun vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini beyan ettiğini vasiyetnameye yazarak veya yazdırarak altını imzalarlar.''...

Somut olayda; mirasbırakanın okur yazar olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda vasiyetçinin, düzenlenen vasiyetnamenin son arzularına uygun olduğunu beyan etmesi yeterli değildir. Tanıkların da, vasiyetçinin kendi önlerinde beyanda bulunduğunu ve onu tasarrufa ehil gördüklerini ifade edip, bu sözlerin yazılması ile de yetinilmeyip vasiyetnamenin kendi yanlarında resmi memur tarafından vasiyetçiye okunduğunu ve onun vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini beyan ettiğini de belirtmeleri ve bu beyanlarının altını imzalamaları gerekmektedir....

Tüm bu açıklamalara göre; dava konusu vasiyetname kanunda açıklanan şekil kurallarına uygun olarak yapılmamıştır. O halde, vasiyetnamenin iptaline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....

SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...

Fıkra:Tümü


T.C.
Yargıtay
3. Hukuk Dairesi

Esas No:2015/7176
Karar No:2016/4853


MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacılar vekili dilekçesi ile; müvekkillerinin murisi olan ...'in 2011 yılında dul ve çocuksuz olarak vefat ettiğini, murisin 1997 yılında Elmalı Noterliğinde resmi olarak vasiyetname düzenlendiğini, vasiyetinde kendisine intikal edecek olan tüm malları davalı ...'a vasiyet ettiğini, muris ile davalı arasında hiçbir maddi ve manevi hukukun olmadığını, murisin okur yazar olmadığını, dava konusu vasiyetnamenin kurallara uygun olarak ve geçerlilik şartını taşımayarak hazırlandığını, murisin vasiyetname düzenlendiğinde 72 yaşında olup aklı dengesinin yerinde olup olmadığının bilinmediğini iddia ederek vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davada 1 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu, müvekkilinin murise gerekli her türlü maddi ve manevi desteği sağladığını, murisin akli dengesinin yerinde olduğunu, ölmeden önce tapuda satış yaptığını, vasiyetnamenin işlem ehliyetsizliğinden bahsetmenin kötü niyetli olduğunu belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davaya konu vasiyetnamenin, okur yazar olmayanlara ilişkin vasiyetname şeklinde düzenlendiği, tanıkların vasiyetnamenin vasiyetçiye önlerinde okunduğu ve gerçek arzularına uygun olduğunu söylediğine dair tevsik eden beyanları bulunduğunu, bu nedenle vasiyetnamenin TMK'nun 535/2. maddesindeki şekil şartlarına uygun olarak düzenlendiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Türk Medeni Kanununun 535.maddesine göre; ''Mirasbırakan vasiyetnameyi bizzat okuyamaz veya imzalayamazsa, memur vasiyetnameyi iki tanığın önünde ona okur ve bunun üzerine mirasbırakan vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini beyan eder.
Bu durumda tanıklar, hem mirasbırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığını ve onu tasarrufa ehil gördüklerini; hem vasiyetnamenin kendi önlerinde memur tarafından mirasbırakana okunduğunu ve onun vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini beyan ettiğini vasiyetnameye yazarak veya yazdırarak altını imzalarlar.''
TMK.nun 535. maddesindeki öngörülen ilkeler geçerlilik şartıdır. Bunlardan birinin eksikliği vasiyetnameyi geçersiz kılar.
Somut olayda; mirasbırakanın okur yazar olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda vasiyetçinin, düzenlenen vasiyetnamenin son arzularına uygun olduğunu beyan etmesi yeterli değildir. Tanıkların da, vasiyetçinin kendi önlerinde beyanda bulunduğunu ve onu tasarrufa ehil gördüklerini ifade edip, bu sözlerin yazılması ile de yetinilmeyip vasiyetnamenin kendi yanlarında resmi memur tarafından vasiyetçiye okunduğunu ve onun vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini beyan ettiğini de belirtmeleri ve bu beyanlarının altını imzalamaları gerekmektedir.
Somut olayda; tanıkların, vasiyetnamenin vasiyetçiye kendi yanlarında resmi memur tarafından okunduğuna ilişkin bir beyanları bulunmamaktadır. Aksine; vasiyetnamede, okur yazar olmayan vasiyetçiye vasiyetnamenin tanıklar huzurunda okunduğu noter tarafından yazıldıktan sonra, tanıklar bizzat vasiyetçinin vasiyetnameyi önlerinde okuduğunu ifade etmişlerdir.
Tüm bu açıklamalara göre; dava konusu vasiyetname kanunda açıklanan şekil kurallarına uygun olarak yapılmamıştır. O halde, vasiyetnamenin iptaline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bundan ayrı olarak; dava tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 275.maddesine göre; ''Mahkeme, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemez.''
Hele fiil ehliyetinin nisbi bir kavram olması, kişiye, eylem ve işleme göre değişmesi bu yönde en yetkili sağlık kuruluşu olan Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını da zorunlu kılmaktadır. Esasen TMK. nun 409/2. maddesinde de, akıl hastalığı veya akıl zayıflığının bilirkişi raporu ile belirleneceği hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda mahkemece; ehliyetsizlik iddiası yönünden, işlem tarihinde mirasbırakanın fiil ehliyetinin olup olmadığının tesbiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın reddine ilişkin hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
www.hukukmedeniyeti.org

Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.
VASİYETNAMENİN İPTALİ Koleksiyonu

Yorumlar






Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim