Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

kira alacağı kapsamında kalıp kalmadığı - örnek 13 ödeme emri ile takip yapılamayacağı Koleksiyonu




Taner Erdoğan
Koleksiyoner
Koleksiyon Tarihi ve Numarası :
20.6.2018 / 262


Emlak vergisi ve çevre temizlik vergisinin kira alacağı kapsamında kalıp kalmadığı - örnek 13 ödeme emri ile takip yapılamayacağı

Özet:

Bu durumda adi kiraya ve hasılat kiralarına ilişkin icra takibinde, asıl kira borcu ile kira sözleşmesinde belirtilen diğer edimlere ilişkin alacakların birlikte talep edilmesi ve bu alacaklar için örnek 13 numaralı ödeme emrinin borçluya gönderilmesi mümkün ise de; asıl kira borcu dışında kalan kira sözleşmesine dayalı alacaklar için adi kiraya ilişkin takip yapılması mümkün değildir.


Somut olayda, takip talebinde borcun sebebi olarak “01.03.2014 başlangıç tarihli kira sözleşmesi açıklamasına yer verildiği, fakat ödeme emrine eklenen belgelerin içerisinde Zeytinburnu Belediye Başkanlığı'na ait emlak ve çevre temizlik vergisi konulu belgelerin de yer aldığı görülmektedir. Her ne kadar, anılan kira sözleşmesinin 6 numaralı bendinde emlak vergisi ve çevre temizlik vergisinin kiracıya ait olduğu belirtildiyse de bunların kira parasından sayılacağı ve ödenmemesi halinde tahliye nedeni olacağına dair bir düzenleme de bulunmamaktadır.


Yukarıda açıklanan nedenlerle; öncelikle, anılan takibe itiraz edilmiş ve takip durdurulmuş olsa dahi, borçlunun ödeme emrinin iptali için icra mahkemesine başvurmakla hukuki menfaati bulunmaktadır. Mahkemece duruşma açılarak; anılan takipte istenen asıl alacağın TBK'nun 315. maddesi kapsamında kira alacağı mı yoksa kira alacağı dışında kalan alacak mı olduğunun incelenmesi; talep edilen alacağın kira alacağı dışında kaldığı tespit edilirse de bu alacak kalemleri için borçluya çıkarılan örnek 13 numaralı ödeme emrinin iptaline aksi halde istemin reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı nedenlerle evrak üzerinde hüküm tesisi isabetsizdir.


Kanun No:2004   Madde No:269   Fıkra:Tümü


T.C.
Yargıtay
12. Hukuk Dairesi

Esas No:2016/21900
Karar No:2017/13586

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :


Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan adi kira ve hasılat kiralarına dayalı örnek 13 nolu ödeme emri ile başlatılan takipte; borçlunun, icra mahkemesine başvurusunda; takibe dayanak belgelerin emlak vergisi ve çevre temizlik vergisine ait olduğu, kira alacağı olmadığı ve anılan alacaklar için örnek 13 ödeme emri ile takip yapılamayacağı şikayeti ile takibin iptali talebinde bulunduğu, mahkemece; hukuki yarar yokluğu nedeniyle şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir.


İİK'nun 269/1. maddesine göre; “Takip adi kiralara veya hasılat kiralarına mütedair olur ve alacaklı da talep ederse ödeme emri, Borçlar Kanunu'nun 260 ve 288. maddelerinde yazılı ihtarı ve kanuni müddet geçtikten sonra icra mahkemesinden borçlunun kiralanan şeyden çıkarılması istenebileceği tebliğini ihtiva eder.


İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliği'nin 35. maddesinde ise adi kira ve hasılat kiralarına ilişkin ödeme emrinin “kesinleşen kira alacağı için alacaklının haciz talep edebileceği ve icra mahkemesinden borçlunun kiralanan şeyden çıkarılmasını isteyebileceği kaydını ihtiva edeceği hususu düzenlenmiştir.
TBK'nun 314. maddesi kiracının kira bedeli ve yan giderleri ödeme yükümlülüğü getirmiştir. Buna göre kira bedeli ile kira sözleşmesinde (yakıt, su, elektrik) gibi yan giderlerin de kira bedelinden sayılacağı öngörülmüştür. TBK 315/1 fıkrası uyarınca kira bedeli veya yan gideri kiracı ödemez ise temerrüde düşer. Borçluya, örnek 13 tahliye ihtarlı ödeme emri gönderebilmesi için takip talebinde TBK'nun 315/1. maddesinde yazılı nitelikte alacağın istenmesi gereklidir.


Bu durumda adi kiraya ve hasılat kiralarına ilişkin icra takibinde, asıl kira borcu ile kira sözleşmesinde belirtilen diğer edimlere ilişkin alacakların birlikte talep edilmesi ve bu alacaklar için örnek 13 numaralı ödeme emrinin borçluya gönderilmesi mümkün ise de; asıl kira borcu dışında kalan kira sözleşmesine dayalı alacaklar için adi kiraya ilişkin takip yapılması mümkün değildir.


Somut olayda, takip talebinde borcun sebebi olarak “01.03.2014 başlangıç tarihli kira sözleşmesi açıklamasına yer verildiği, fakat ödeme emrine eklenen belgelerin içerisinde Zeytinburnu Belediye Başkanlığı'na ait emlak ve çevre temizlik vergisi konulu belgelerin de yer aldığı görülmektedir. Her ne kadar, anılan kira sözleşmesinin 6 numaralı bendinde emlak vergisi ve çevre temizlik vergisinin kiracıya ait olduğu belirtildiyse de bunların kira parasından sayılacağı ve ödenmemesi halinde tahliye nedeni olacağına dair bir düzenleme de bulunmamaktadır.


Yukarıda açıklanan nedenlerle; öncelikle, anılan takibe itiraz edilmiş ve takip durdurulmuş olsa dahi, borçlunun ödeme emrinin iptali için icra mahkemesine başvurmakla hukuki menfaati bulunmaktadır. Mahkemece duruşma açılarak; anılan takipte istenen asıl alacağın TBK'nun 315. maddesi kapsamında kira alacağı mı yoksa kira alacağı dışında kalan alacak mı olduğunun incelenmesi; talep edilen alacağın kira alacağı dışında kaldığı tespit edilirse de bu alacak kalemleri için borçluya çıkarılan örnek 13 numaralı ödeme emrinin iptaline aksi halde istemin reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı nedenlerle evrak üzerinde hüküm tesisi isabetsizdir.


SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

www.hukukmedeniyeti.org

Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.
kira alacağı kapsamında kalıp kalmadığı - örnek 13 ödeme emri ile takip yapılamayacağı Koleksiyonu

Yorumlar


“…Kira sözleşmesinde ortak gider aidat alacağının kimin tarafından ve ne şekilde ödeneceğinin kararlaştırılmış olması kiraya veren ile kiralayan arasındaki bir iç ilişkiden ibarettir. Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 20/1 fıkrasına göre “Kat maliklerinden her biri aralarında başka türlü anlaşma olmadıkça: a) Kapıcı, kaloriferci, bahçıvan ve bekçi giderlerine ve bunlar için toplanacak avansa eşit olarak; b) Anagayrimenkulün sigorta primlerine ve bütün ortak yerlerin bakım, koruma, güçlendirme ve onarım giderleri ile yönetici aylığı gibi diğer giderlere ve ortak tesislerin işletme giderlerine ve giderler için toplanacak avansa kendi arsa payı oranında katılmakla yükümlüdür. Aynı Kanunun 22. maddesinde ise “Kiracının sorumluluğu ödemekle yükümlü olduğu kira, miktarı ile sınırlı olup, yaptığı ödeme kira borcundan düşülür.” hükümleri öngörülmüştür. Mahkemece anılan yasa hükümleri karşısında inceleme ve araştırma yapılarak oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ve eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir…” şeklinde karar alınarak Asliye Hukuk Mahkemesince alınan karar bozulmuştur."


“ Ortak giderlerin teminatı:


Madde 22 – Kat malikinin, 20 nci madde uyarınca payına düşecek gider ve avans borcundan ve gecikme tazminatından, bağımsız bölümlerin birinde kira akdine, oturma (sükna) hakkına veya başka bir sebebe dayanarak devamlı bir şekilde faydalananlar da müştereken ve müteselsilen sorumludur. Ancak, kiracının sorumluluğu ödemekle yükümlü olduğu kira miktarı ile sınırlı olup, yaptığı ödeme kira borcundan düşülür.”

Cevapla

T.C.

YARGITAY

6. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO. 2009/10087

KARAR NO. 2010/429



DAVA : Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye-alacak davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:


KARAR : Dava, temerrüt sebebiyle tahliye ve kira alacağının tahsiline ilişkindir. Mahkemece kiralananın tahliyesine ve kira alacağının tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.


1-)Dosya kapsamına, toplanan delilere, hükümün dayandığı gerekçelere, davacı ve davalının beyanlarına Ekim ayı kira parasının ödendiğine dair yazılı belge ibraz edilmediğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.


2-)Davalı vekilinin alacağa ilişkin temyiz itirazlarına gelince:


Davalının 7.4.2008 başlangıç tarihli sözleşme ile aylık 525.00 TL bedelle kiracı olduğunu, davalının kira paralarını başta düzenli olarak ödediği halde, ihtara rağmen, davaya konu ay kira parası ile aidatları ödemediğini bu sebeple temerrüt sebebiyle kiralananın tahliyesi ve ödenmeyen 2008 yılı Kasım-Aralık ve 2009 yılı Ocak aylar ına ilişkin aylık 525.00 TL den toplam 1.575.00 TL kira bedeli ve 635.00 TL apartman aidatı ile birlikte toplam 2.210.TL’nin tahsilini istemiştir. Davalı vekili ise müvekkilinin davacıya aidat borcu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla aidat borcu olsa bile apartman yönetimince tahsil edilmesi gerektiğini, kira paralarının elden ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.


Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 7.4.2008 tanzim ve 15.5.2008 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin özel şartlar 4. maddesinde” kiralanan taşınmazın elektrik, su giderleri, çevre-temizlik vergisi ile taşınmazın ortak giderlerini ( kapıcı, kalorifer yakıt parası, asansör bakımı-onarım ve temizlik ile yönetici giderlerini ) kiracı ödemeyi kabul ve taahhüt eder” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre apartman aidatının kiracı tarafından ödenmesi gerekir. Kiracının ödemesi gereken aidat borcunu kiralayan kendisi ödemek koşuluyla kiracıdan isteyebilir. Kiralayan, aidat borcunu yönetime ödemeden kiracıdan isteyemez. Dosya içindeki E.öneticiliğinin 21.1.2009 tarihli yazısından kiracının Eylül-Aralık arası aylık 40.00 TL’den toplam 595.00 TL aidat borcu olduğu ve ödenmediği anlaşılmaktadır. Aidatın ödenmediği davacının da kabulündedir. Bu durumda mahkemece 2008 Kasım-Aralık ve 2009 Ocak aylar kira paraları toplamı 1.575.00 TL nin davalıdan tahsiline, aidat bedeline ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hükümün bozulması gerekmiştir.


SONUÇ : Hükmün yukarıda bir numaralı bentte yazılı sebeple tahliyeye ilişkin kısmının ONANMASINA, 2 numaralı bentte yazılı sebeple alacağa yönelik hüküm kısmının BOZULMASINA, onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına, 25.1.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Cevapla

T.C.
Yargıtay
6. Hukuk Dairesi
 Genişlet  +  - 

Esas No:2015/3243 
Karar No:2015/5009 
K. Tarihi:14.05.2015 


Dava, kesinleşen takip nedeniyle İ.İ.K. 269/a maddesine dayalı tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne ve kiralananın tahliyesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....

Türk Borçlar Kanununun 315 ve 362. maddeleri hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için istenen kira parasının veya yan giderlerin muaccel(istenebilir) olması ve kira bedeli ile yan giderlerin verilen sürede ödenmemiş bulunması, ihtarnamede verilen süre içerisinde kira parasının ödenmemesi halinde akdin feshedileceğinin açıkça belirtilmesi gerekir. Kiracıya verilecek süre konut ve çatılı işyeri kiralarında en az otuz gün, ürün kiralarında en az altmış gün, diğer kira ilişkilerinde ise en az on gündür. Kira parası götürülüp ödenmesi gereken borçlardan olduğundan kiralayana götürülüp elden ödenmesi veya gideri kiracıya ait olmak koşuluyla konutta ödemeli olarak PTT kanalıyla gönderilmesi gerekir. Bundan ayrı, sözleşmede özel bir koşul kabul edilmişse bu hususta göz önünde tutulmalıdır. Açıklanan şekilde yapılmayan ödemeler yasal ödeme olarak kabul edilemez....

Taraflar arasında düzenlenen 05.02.2010 başlangıç tarihli, bir yıl müddetli, aylık 700-TL bedelli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin özel şartlar beşinci maddesinde taşınmaza ait elektrik su ve aidat giderlerinin kiracıya ait olduğu kararlaştırılmıştır. Davacı vekili 13.06.2014 tarihinde başlattığı icra takibi ile aylık 900-TL hesabı ile 2013 yılı Nisan, Mayıs ve Haziran ayları kira bedelleri toplamı 2.700-TL asıl alacak ile 520-TL 2013 yılı Eylül ayı ile 2014 yılı Haziran ayları arası apartman aidat alacağı ve 133-TL gecikme tazminatının tahsilini talep etmiş, ödeme emri borçluya 16.06.2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Borçlu tarafından ödeme emrine itiraz edilmeyerek, 16.07.2014 tarihinde ödeme emrinde belirtilen banka hesap numarasına asıl borç tutarı olan 2.700-tl ödemede bulunulmuş, aidat borcunun ise site yönetimine ödenip ödenmediğine ilişkin alacaklı tarafından makbuz sunulmadığı belirtilerek aidat borcunun ödenmediği savunulmuştur. Her ne kadar Mahkemece takip talebinde kira alacağının yanında 520-TL aidat borcunun da tahsilinin istenildiği, bu alacağa itiraz edilmediği gibi borcun da ödenmediği, bu alacak yönünden temerrüdün gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yan giderlerin ödenmemesinin temerrüde esas olabilmesi için davacı alacaklı tarafından ödendiğinin ispatlanması gerekir. Davacı alacaklı 520-TL aidat borcunu site yönetimine ödediğine ilişkin makbuz sunmadığına göre bu alacak yönünden temerrüdün oluştuğundan söz edilemez. Mahkemece temerrüdün oluşmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin kabulüne karar verilmesi doğru değildir....

MAHKEMESİ : Ankara 3. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/02/2015
NUMARASI : 2014/1082-2015/63

İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kesinleşen takip nedeniyle İ.İ.K. 269/a maddesine dayalı tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne ve kiralananın tahliyesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Borçlar Kanununun 315 ve 362. maddeleri hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için istenen kira parasının veya yan giderlerin muaccel(istenebilir) olması ve kira bedeli ile yan giderlerin verilen sürede ödenmemiş bulunması, ihtarnamede verilen süre içerisinde kira parasının ödenmemesi halinde akdin feshedileceğinin açıkça belirtilmesi gerekir. Kiracıya verilecek süre konut ve çatılı işyeri kiralarında en az otuz gün, ürün kiralarında en az altmış gün, diğer kira ilişkilerinde ise en az on gündür. Kira parası götürülüp ödenmesi gereken borçlardan olduğundan kiralayana götürülüp elden ödenmesi veya gideri kiracıya ait olmak koşuluyla konutta ödemeli olarak PTT kanalıyla gönderilmesi gerekir. Bundan ayrı, sözleşmede özel bir koşul kabul edilmişse bu hususta göz önünde tutulmalıdır. Açıklanan şekilde yapılmayan ödemeler yasal ödeme olarak kabul edilemez.
Taraflar arasında düzenlenen 05.02.2010 başlangıç tarihli, bir yıl müddetli, aylık 700-TL bedelli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin özel şartlar beşinci maddesinde taşınmaza ait elektrik su ve aidat giderlerinin kiracıya ait olduğu kararlaştırılmıştır. Davacı vekili 13.06.2014 tarihinde başlattığı icra takibi ile aylık 900-TL hesabı ile 2013 yılı Nisan, Mayıs ve Haziran ayları kira bedelleri toplamı 2.700-TL asıl alacak ile 520-TL 2013 yılı Eylül ayı ile 2014 yılı Haziran ayları arası apartman aidat alacağı ve 133-TL gecikme tazminatının tahsilini talep etmiş, ödeme emri borçluya 16.06.2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Borçlu tarafından ödeme emrine itiraz edilmeyerek, 16.07.2014 tarihinde ödeme emrinde belirtilen banka hesap numarasına asıl borç tutarı olan 2.700-tl ödemede bulunulmuş, aidat borcunun ise site yönetimine ödenip ödenmediğine ilişkin alacaklı tarafından makbuz sunulmadığı belirtilerek aidat borcunun ödenmediği savunulmuştur. Her ne kadar Mahkemece takip talebinde kira alacağının yanında 520-TL aidat borcunun da tahsilinin istenildiği, bu alacağa itiraz edilmediği gibi borcun da ödenmediği, bu alacak yönünden temerrüdün gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yan giderlerin ödenmemesinin temerrüde esas olabilmesi için davacı alacaklı tarafından ödendiğinin ispatlanması gerekir. Davacı alacaklı 520-TL aidat borcunu site yönetimine ödediğine ilişkin makbuz sunmadığına göre bu alacak yönünden temerrüdün oluştuğundan söz edilemez. Mahkemece temerrüdün oluşmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
./..
Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Cevapla





Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim