Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

İcraya konması için kesinleşmesi gereken - gerekmeyen ilamlar Koleksiyonu


6100 S. HMK Madde No: 367


(1) Temyiz, kararın icrasını durdurmaz. İcra ve İflas Kanununun icranın geri bırakılmasıyla ilgili 36 ncı maddesi hükmü saklıdır. Nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez.

(2) Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez.





  19 İçtihat   2 Haber   7 Örnekler

Bu kuralın istisnaları da yine yasalarda düzenlenmiştir.

Taşınmaza ve buna ilişkin ayni haklara,

aile ve

şahsın hukukuna ilişkin ilamlar 

Mahkumiyete ilişkin ceza ilamlarının tazminat ve yargılama giderlerine ilişkin kısımları, (5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun'un 4.maddesi),

Kira tespit ilamları (12.11.1979 tarih 1979/1-3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı),

Menfi tespit davasına ilişkin ilamlar (İİK 72. madde)

Yabancı Mahkeme ilamlarının tenfizi hakkındaki kararlar (MÖHUK. 41/2),

Sayıştay Kararları (832 sayılı Sayıştay Kanunu 64. madde),

İdare aleyhine açılan haciz veya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlar (2577 sayılı İYUK 28/1,)

Mülkiyetin tespitine ilişkin olmaları nedeniyle istihkak davasının kabulüne dair ilamlar kesinleşmeden infaz edilemez.İstihkak davasının reddine ilişkin kararların icrası için kesinleşmeleri koşulu aranmaz.

Yine, HGK'nun 05.10.2005 tarih ve 12-534 2005/554 sayılı kararında da belirtildiği gibi ilamın yargılama giderine (vekalet ücretine)ilişkin bölümü, davanın kabulü ya da reddine ilişkin bölümüyle bir bütündür. Bu kalemlerin kesinleşmesi ve infazı ancak bir bütün olarak ilamın kesinleşmiş olmasına bağlıdır. Dolayısıyla, ilamın esasına ilişkin hüküm kısmı kesinleşmeden yargı gideri ve vekalet ücretine ilişkin kısmı da icra takibine konu edilemez.

İİK'nun 277. ve müteakip maddelerine göre alınmış tasarrufun iptaline ilişkin bir ilamların icra edilebilmesi için kesinleşme şartı aranmaz.

İcra edilebilmesi ilamın kesinleşmesine bağlı ilamdaki hakka dayalı diğer hakların icrası içinde öncelikle ana hakka ilişkin ilam veya ilamın kısmı kesinleşmelidir. Örneğin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet bakımından verilen hükmün bozma kararı dışında bırakılarak onanması halinde tazminata ilişkin bozma ilmaı sonrası kurulan hüküm kesinleşmeden icra edilebilecektir.

Boşanma ile birlikte verilen maddi ve manevi tazminatın tahsili için takibe konu olan ilamın boşanmaya ilişkin bölümünün kesinleşmesi gerekir.

Yoksulluk ve iştirak nafakasının talep edilebilmesi için boşanma hükmünün kesinleşmesi zorunludur

Dikkat edilmesi gereken hususlardan biri ise, ilamdaki hükmün dayanağını iyi tespit edebilmektir. Örneğin hüküm altına alınan hak, marka hakkına tecavüzden değil de sebepsiz zenginleşme hhükümlerine göre karara bağlanmış ise ilamın kesinleşmesi gerekmez.

Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi’nin ürün benzerliği yoluyla tescili tasarımına haksız müdahalenin önlenmesine yönelik olarak oluşan hüküm,  şahsın hukukuna ilişkin tescilli hakka tecavüz niteliğindedir ve bu nitelikteki ilamlar kesinleşmeden infaz edilemez.

Haksız rekabetin önlenmesine ilişkin ilamlar şahsın hukukuna ait olması nedeniyle, kesinleşmeden takip konusu yapılamaz. Haksız rekabetin önlenmesine ilişkin bir çok özel düzenleme mevcuttur. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ve Sınai Haklar, Markaların Korunması Hakkındaki Kanunlarındaki  eserin izinsiz kopyalanması....marka tecavüzünün teipti, men'i ve ref'i gibi...

İlam, Medeni Kanun’un 227 ve devamı maddelerine dayalı katkı payı alacağına ilişkin olması halinde, bu nevi ilamlar kesinleşmeden icraya konulmaları mümkündür.

İlamı evlilik birliği içinde edinilen gayrimenkulün katkı payına ilişkin olup davacı gayrimenkulden kendisine düşen payının adına tescili (olmazsa bedelini) istiyor ise ilam gayrimenkulün aynına ilişkindir ve kesinleşmesi gerekir.

Ortaklığın giderilmesi ilamı gayrimenkulün aynına ilişkindir ve kesinleşmesi gerekir.

Borçlunun borçlu olmadığını kanıtlamak için açtığı menfi (olumsuz) tespit davası sonunda alınan ilamın yargılama gideri ve tazminata ilişkin bölümleri, davanın kabulü ya da reddine ilişkin bölümü ile bir bütündür. Bu kalemlerin kesinleşmesi ve infazı ancak bir bütün olarak ilamın kesinleşmiş olmasına bağlıdır.

Borçlu olmadığının tespiti ilamı kesinleşmesi gereken ilamlardandır.

İcra Mahkemesince verilecek kararlardan temyizi kabil olanlar belirlenmiş, bunların infaz edilebilmesi için kesinleşmesi gerektiğine dair bir hükme yer verilmemiştir. Bir başka deyişle icra mahkemesi kararlarının infazı için kesinleşmesi zorunlu bulunmamaktadır.
İmzaya itirazın kabulü kararı ile icra takibi durur (m. 170,III c.2)... icra takibi durmaya devam edeceğinden, dolayısıyla bu aşamada takibin iptali söz konusu olamayacağından imzaya itirazın kabulüne dair karara istinaden hacizlerin kaldırılması da mümkün değildir.

Önalım hakkına dayalı olarak tapu iptal ve tescil davasında taşınmazın aynı ihtilaflı olduğundan takip konusu ilamın infaza konulabilmesi için kesinleşmesi zorunludur.

Elatmanın ve Muarazanın Önlenmesi ve Kal davasında taşınmazın aynının tartışma konusu yapılmamış olsa bile 12. Hukuk Dairesinin yerleşik görüşü gereği kal ile telafisi mümkün olmayacak zararın doğma ihtimali bulunduğundan kal'e ilişkin ilamların da uygulanması için kesinleşmesi gerekir. Ancak örneğin takip konusu ilamda, sabit telekominikasyon cihazı ve ekipmanlarının kaldırılmasına karar verilmiş ise, anılan cihaz ve ekipmanlarının bir yerden bir yere nakli ya da sökülüp takılması, mümkün olduğundan, telafisi mümkün olmayacak zarardan sözedilemez. Bu nedenle dayanak ilamın takibe konu edilmesi için, kesinleşmesi gerekmez.

Taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar hanesinde yazılı olan şerhinin kaldırılmasına karar verilmesi halinde (Örneğin H...oğlu A...B.....) ilam taşınmazın aynı ile ilgili bulunmaktadır ve kesinleşmeden infazının istenmesi mümkün bulunmamaktadır.

Taşınmazın mülkiyetinin idareye bırakılması karşılığında tazminat talebi (kamulaştırmasız el atma) ilamı kesinleşmeden icraya konulabilir.

İcraya konabilmesi için kesinleşmesi gereken ilamlarda ilamın fer'isi de ( yargı gideri ve vekalet ücreti...), ilam kesinleşmeden icraya konamaz.

 Kira tespitine ilişkin ilamların icraya konabilmesi için kesinleşmesi gerekir

Aile ve şahsın hukukuna (örneğin ad, soyad, yaş tashihi, velayetin nez’i, babalık davası, nesep tashihi, boşanma ve bunun fer’i niteliğindeki hükümler gibi…) kesinleşmeden icraya konamaz

Velayetin anneye bırakıldığına dair olan ilam, çocuk teslimini de içerir. bu tür ilamlar kesinleşmeden icraya konulamazlar.

Tüzel kişilerin organları ile ilgili ilamlar da kesinleşmeden icra edilemez

Nafaka hükümlerinin icrasını isteyebilmek için bunların kesinleşmesini beklemeye gerek bulunmamaktadır.

Özel Hakem kararları kesinleşmeden icra edilebilir.(HMK 439/4. Madde  : İptal davası, bir ay içinde açılabilir. Bu süre, hakem kararının veya tavzih, düzeltme ya da tamamlama kararının taraflara bildirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Hakem kararına karşı iptal davası açılması kararın icrasını durdurmaz. Ancak taraflardan birinin talebi üzerine hükmolunan para veya eşyanın değerini karşılayacak bir teminat gösterilmek şartı ile kararın icrası durdurulabilir.)


 

  


Taner Erdoğan
Koleksiyoner
Koleksiyon Tarihi ve Numarası :
21.1.2016 / 24


İik'nun 277.maddesine göre alınmış tasarrufun iptaline ilişkin bir ilamdır taşınmaza ilişkin olsa da kesinleşmesi gerekmez

Özet:

Borçlunun hacizlerin kaldırılması isteminin dayanağı ilam, İİK'nun 277. ve müteakip maddelerine göre alınmış tasarrufun iptaline ilişkin bir ilamdır. Bu kararın amacı İİK'nun 283. maddesine dayalı olarak yalnızca borçlunun tasarrufuna konu ettiği maldan alacaklının alacağını tahsil olanağını sağlamaktan ibarettir. Bu nedenle ayni değil şahsi niteliktedir ve icra edilebilmesi için kesinleşme şartı aranmaz.


Kanun No:2004   Madde No:277   Fıkra:Tümü
Kavram: Sigorta Hukuku, Tasarrufun İptali, İcra İflas Kanunu ve 6183 sayılı kanundan kaynaklanan tasarrufun iptali davaları


T.C.
Yargıtay
12. Hukuk Dairesi

Esas No:2012/28533
Karar No:2012/4968

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi  tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe karşı borçlunun, tasarrufun iptali kararı nedeniyle hacizlerin kaldırılması talebinin icra müdürlüğünce reddedildiğini belirterek sözkonusu işlemin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, eda hükmü içermediği ve kesinleşmeden infaz edilemeyeceği gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

HMK.nun geçici 3.maddesine göre halen yürürlükte olan HUMK.nun 443/4.maddesi gereğince, gayrimenkule ve buna müteallik ayni haklara ve aile ve şahsın hukukuna mütedair hükümler kesinleşmedikçe infaz olunamaz. Buna karşılık, gayrimenkulün aynına ilişkin olmayan (gayrimenkul üzerindeki kişisel "şahsi" haklara ilişkin olan) ilamların icraya konulabilmesi için bunların kesinleşmesine gerek yoktur. Yani, bu ilamlar kesinleşmeden icraya konulabilir (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra iflas Hukuku, 3.cilt, Sahife 2212).

Somut olayda, üçüncü kişi Y. Ş. tarafından açılan tasarrufun iptali davası sonucunda Adana 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/05/2012 tarih ve 2011/448 E.-2012/169 K.sayılı kararı ile muvazaalı olduğu gerekçesi ile şikayetçi borçlu hakkında başlatılan takibin iptaline karar verildiği, borçlunun bu karara dayanarak hacizlerin kaldırılması isteminin icra müdürlüğünce reddedildiği görülmektedir.

Borçlunun hacizlerin kaldırılması isteminin dayanağı ilam, İİK'nun 277. ve müteakip maddelerine göre alınmış tasarrufun iptaline ilişkin bir ilamdır. Bu kararın amacı İİK'nun 283. maddesine dayalı olarak yalnızca borçlunun tasarrufuna konu ettiği maldan alacaklının alacağını tahsil olanağını sağlamaktan ibarettir. Bu nedenle ayni değil şahsi niteliktedir ve icra edilebilmesi için kesinleşme şartı aranmaz.

O halde, mahkemece, “takibin iptaline” ilişkin tasarrufun iptali davasında verilen karar bir eda hükmü olup, infazı için kesinleşmesi zorunlu olmadığından, iptal edilen takipteki hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile şikayetin reddi isabetsizdir.

SONUÇ  : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

www.hukukmedeniyeti.org

Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.
1 - İik'nun 277.maddesine göre alınmış tasarrufun iptaline ilişkin bir ilamdır taşınmaza ilişkin olsa da kesinleşmesi gerekmez
21.1.2016
2 - Marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet bakımından verilen hükmü kesinleşmiş ise tazminat ve vekalet ücreti kısmı kesinleşmeden icraya konabilir
21.1.2016
3 - Marka hakkına tecavüzden değil de sebepsiz zenginleşmeden tazminata hükmedildiğinden kesinleşmesi gerekmez
21.1.2016
4 - Fikri haklar • sınai mülkiyet• kesinleşmeden infaz edilemeyecek kararlar
22.10.2015
5 - Katkı payı alacağı ilamının kesinleşmesine gerek yoktur
21.1.2016
6 - Tedbir nafakası niteliği gereği boşanma hükmü kesinleşmeden icra edilebilir.
20.1.2016
7 - Menfi tespite ilişkin ilamları ve eklentileri kesinleşmeden takibe konulamaz
19.10.2015
8 - İmzaya itirazın kabulü kararı ile icra takibi durur. haczin kaldırılabilmesi için bu kararın kesinleşmesi gerekir.
3.1.2016
9 - İcra mahkemesi kararlarının infazı için kesinleşmesi gerekmez
21.1.2016
10 - Haksız rekabetin önlenmesine ilişkin ilamlar şahsın hukukuna ait olması nedeniyle, kesinleşmeden takip konusu yapılamaz.
21.1.2016
11 - Önalım hakkına dayalı olarak tapu iptal ve tescil ilamının infaza konulabilmesi için kesinleşmesi zorunludur.
23.1.2016
12 - Kal'e ilişkin ilamların da uygulanması için kesinleşmesi gerekir. istisnası : telafisi mümkün olmayacak zararın oluşmaması
23.1.2016
13 - Taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar hanesinde yazılı şerhinin kaldırılmasına ilişkin ilam taşınmazın aynı ile ilgilidir, kesinleşmesi gerekir
23.1.2016
14 - Tapu kaydının iptali istenen evlilik birliği içinde edinilen gayrimenkulün katkı payına ilişkin ilamın icraya konabilmesi için kesinleşmesi gerekir.
23.1.2016
15 - İcraya konabilmesi için kesinleşmesi gereken ilamlarda ilamın fer'isi de, ilam kesinleşmeden icraya konamaz. borçlu olmadığının tespiti ilamı kesinleşmesi gereken ilamlardandır
23.1.2016
16 - İstihkak davasının reddine ilişkin kararların icrası için kesinleşmeleri koşulu aranmaz.
23.1.2016
17 - Kira tespitine ilişkin ilamların icraya konabilmesi için kesinleşmesi gerekir
23.1.2016
18 - Aile ve şahsın hukukuna (örneğin ad, soyad, yaş tashihi, velayetin nez’i, babalık davası, nesep tashihi, boşanma ve bunun fer’i niteliğindeki hükümler gibi…) kesinleşmeden icraya konamaz
23.1.2016
19 - Velayetin anneye bırakıldığına dair olan ilam, çocuk teslimini de içerir. bu tür ilamlar kesinleşmeden icraya konulamazlar.
23.1.2016
20 - Taşınmazın mülkiyetinin idareye bırakılması karşılığında tazminat talebi (kamulaştırmasız el atma) ilamı kesinleşmeden icraya konulabilir
23.1.2016
21 - Tüzel kişilerin organları ile ilgili ilamlar da kesinleşmeden icra edilemez
23.1.2016
22 - Boşanma ile birlikte verilen maddi ve manevi tazminatın tahsili için takibe konu olan ilamın boşanmaya ilişkin bölümünün kesinleşmesi gerekir.
23.1.2016
23 - Nafaka hükümlerinin icrasını isteyebilmek için bunların kesinleşmesini beklemeye gerek bulunmamaktadır
23.1.2016
24 - Yoksulluk ve iştirak nafakasının talep edilebilmesi için boşanma hükmünün kesinleşmesi zorunludur
23.1.2016
25 - İcra hukukundaki menfi tespit davasından dönüşen istirdat davasının ilamının icrası için kesinleşmesi gerekir
17.2.2016
26 - Hakem kararlarına karşı iptal davası açılması kararın icrasını durdurmaz
6.2.2016
27 - Maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine ilişkin tam yargı davası ilamının icrası için kesinleşmesine gerek yoktur
4.3.2016
28 - İhalenin feshi talebinin reddine ilişkin kararlar kesinleşmeden icra takibine konu yapılamaz.
4.3.2016
29 - Taşınır mal haczinden kaynaklanan istihkak davasının kabulüne ilişkin ilamın takibe konulabilmesi için kesinleşmesi gerekir.
4.3.2016
30 - Taşınmazın aynının tartışılarak sonuca gidilen davada verilen ilam kesinleşmeden takibe konulamaz
15.6.2016
31 - Tapu iptal tescil talebi - muhtesatın bedeline hükmedilmesi - kesinleşmeden
15.6.2016
32 - İtirazın iptali kararının temyizi - satışa etkisi
22.6.2016
33 - İtiraz edilmeyen sigorta tahkim komisyonu kararının temyizi - itirazın kararın icrasını durdurması
29.6.2016
34 - Ecrimisil - kesinleşmeden icra takibi
22.6.2016
35 - Kısmi bozma - açık onama hükmünün olmaması - bozma kararı verilmiş ilamın icrası
28.10.2016
36 - Menfi tespit davasının reddi ilamının da kesinleşmesi gerekir
5.12.2016
37 - İpoteğin fekki ilamı - icrası için kesinlemesi gerekir
31.1.2017
38 - Usulsüz tebligat şikayeti nedeniyle düzeltilen tebliğ tarihine göre takip kesinleşmediği için haczin de geçerli olmayacağının söylenebilmesi
15.7.2016
39 - Yardım nafakası kesinleşmeden icraya konulabilir.
24.6.2016
kesinleşmeden icraya konulamayacak kararlar   kesinleşmeden icraya konulamayacak ilamlar hmk   kesinleşmeden icraya konulamayacak kararlar 2016   kesinleşmeden icraya konulamayan ilamlar iik   kesinleşmeden icraya konulamayan ilamlar vekalet ücreti   kesinleşmesi gereken kararlar   kesinleşmeden icraya konulamayacak kararlar yargıtay kararları   kesinleşmeden icraya konulamayacak kararlar şikayet   vekalet ücreti karar kesinleşmeden icraya konulabilir mi     kesinleşmesi gereken ilamlar hmk   kesinleşmesi gereken icra mahkemesi kararları   kesinleşmesi gereken davalar   icrada kesinleşmesi gereken kararlar   iik kesinleşmesi gereken kararlar   icra kesinleşmesi gereken kararlar   avukatlık ücreti karar kesinleşmeden icraya konulabilir mi   Kesinleşmeden icraya konulamayan ilamlar nelerdir?   Etiket : Kesinleşmeden icraya konulamayan kararlar   Kesinleşmeden icraya konulamayan kararlar   kesinleşmeden icraya konulamayan ilamlar İİK   kesinleşmeden icraya konulamayacak ilamlar hmk   kesinleşmeden icraya konulamayacak kararlar yargıtay kararları   kesinleşmeden icraya konulamayan ilamlar vekalet ücreti   ilamların icrası humk 443   tahliye kararı kesinleşmeden icraya konulabilir mi   kesinleşmeden icraya konulamayacak vekalet ücretleri  

Yorumlar


 İhalenin feshi talebinin reddine ilişkin ilamlar,

İhale ihalenin feshi talebinin reddi kararının kesinleşmesiyle sonuçlarını doğurur. (İİK 134/5-6, 135 maddeleri gereğince taşınmazın ihale alıcısı 3. kişi adına tapuda tescili, taşınmazın boşaltılması, taşınmaz veya taşınırın teslimi ile ihale bedelinin alacaklıya ödenebilmesi gibi)  Bu nedenle ihalenin feshi talebinin reddine ilişkin ilamlar ve feri'leri de kesinleşmeden takip konusu yapılamaz.

Cevapla

T.C.

YARGITAY

12. Hukuk Dairesi

T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A

  Y A R G I T A Y   İ L A M I

ESAS NO : 2014/31951 

KARAR NO : 2015/6795

Menfi tespit davasını düzenleyen İİK'nun 72/5. maddesine göre; "Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlâmın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. "

Bu durumda, kanunun emredici hükmü gereğince Mustafakemalpaşa Asliye Hukuk Mahkemesi'nin menfi tespit davasının kabulüne ilişkin kararı ile birlikte takip durur. Yargıtayca karar bozulması halinde dahi takip durmaya devam edecektir. Menfi tespit davasının takibin kesinleşmesinden sonra açılmış olması yada söz konusu kararın Yargıtay ilgili dairesince bozulması İİK'nun 72/5. maddesinin uygulanmasını ortadan kaldıracak bir durum değildir. 

Cevapla

İlamda dava, el atmanın önlenmesi (zilyet olunan taşınmaza) şeklinde isimlendirilmiş olup, ilam içeriğinde "paylı mülkiyette payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın açacağı el atmanın önlenmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Payından az yer kullandığını ileri süren paydaş sorununu taksim veya izale-i şuyu davası yoluyla çözümlemesi gerektiği" açıkça belirtmiş olup, ilamda taşınmazın aynı -tarafların hukuki nitelendirmede hataya düşmeleri sonuca etkili olmamakla-  tartışmalı değildir. 

Buna göre  ilamın icrası için kesinleşmesi gerekmemekte olup,bu nedenlerle buna yönelik şikayetin reddine karar verilmiştir.
1- Şikayetin reddine

Cevapla

6102. TTK 
Anonim şirketin

b) Haklı sebeplerle fesih
MADDE 531- (1) Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini
temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar
verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek
değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir
çözüme karar verebilir.

Anonim şirketin ortaklığından ayrılma kararı verildiğinde ayrılma akçesi ayrılma tarihinde doğacağı için ayrılma kararının kesinleştiği tarihte muaccel hale geleceğine ilişkin Yrd. Dr. Ayşe Şahin'in dokriner görüşü bulunmaktadır.

Cevapla

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

  22. HUKUK DAİRESİ


DOSYA NO : 2017/159 

KARAR NO : 2017/226


T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A

İ S T İ N A F   K A R A R I


BAŞKAN : HİLMİ ŞEKER  (34380)

ÜYE : FETHİYE DİZİM  (35044)

ÜYE : MÜZEYYEN BAYÇELİK  (37375)

KATİP : AYŞE BARAN  (135701)


İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 5. İCRA HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 25/11/2016

NUMARASI : 2016/909 2016/994


DAVANIN KONUSU : Takibin Taliki Veya İptali


GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 16/02/2017


TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: 

Davacı vekili 15/11/2016 tarihli dilekçesinde özetle;İstanbul 8.İcra Müdürlüğünün . 2016/33783 esas sayılı dosyası ile haklarında ilamlı icra takibi başlatıldığını,takibin dayanağı olan Bakırköy2.Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinin 2015/146 Esas 2016/141 Karar sayılı ilamının henüz kesinleşmediğini,karar kesinleşmediği için eklentileri olan yargılama gideri ve vekalet ücretinin de takibe konulamayacağının belirterek takibin iptalini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : 

Mahkemece takibe konulan ilamın haksız müdahalenin önlenmesi kararı olmayıp telif hakkı ihlali nedeni ile telif tazminatı ve manevi tazminat olup kişinin doğrudan şahsi ya da ailevi yapısı ile ilgili hukuki durumunda değişiklik yaratan ilamlar niteliğinde olmadığından bahisle şikayetin reddine karar verilmiştir. 

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili süresinde verdiği istinaf dilekçesinde:5846 sayılı fikir ve sanat eserleri kanunundan kaynaklı istemlere yönelik ilamların kesinleşmeden takibe konulamayacağını,somut uyuşmazlığa ilişkin telif hakkı da karşı tarafın şahsından ve kendi yaratımından kaynaklanan münhasıran bir hak olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :

Davacının istemi ifadesini HMK 367.maddenin 2.fıkrasında bulmakla inceleme de bu madde çerçevesi içerisinde yapılmıştır.Davacı kararın kesinleşmeden infazının mümkün olmadığını belirterek takibin iptalini istemiştir. İlamın içeriğinden de anlaşılacağı üzere davacının fotoğrafının eser mahiyetinde olup olmadığı ve bu esere tecavüzde bulunup bulunmadığı hak ihlali yapılıp yapılmadığı yönünde yargılama yapılarak hüküm oluşturulmuştur. 

HMK 350.madde kesinleşmeden infaz edilecek hükümleri kişilik hakları,aile hukuku ve gayrimenkule yönelik müdahale etmek üzere 3 kategoriye ayırmıştır.Somut olayda davalı alacaklının  ürettiklerinin davacı  borçlu tarafından intihal edilmesinin kişilik haklarına yönelik saldırı olup olmadığı tartışma konusudur.Mahkeme bir yargı deneyimini referans alarak söz konusu bu intihalin kişilik haklarına yönelik bir saldırı olmadığının kanaatine varmıştır.Oysa üretilen kişi ile doğrudan doğruya bağlantılı ve onun düşünce özgürlüğünün bir türevidir.Kişinin düşünce özgürlüğünden neşet eden tasarımlarının izinsiz olarak alınması,kullanılması kişilik haklarına ağır bir saldırıdır. 

Öteki değişle M.K 24.maddesi yalın bir dille hukuka aykırı olarak saldırılan kimsenin hakimden saldırıya karşı korunmasını isteme hakkına sahip olduğu davanın da temelini bu düzenlemeden aldığı konusunda herhangi bir ihtilaf bulunmadığı, M.K'nun 25.maddesinin türevi mahiyesindeki FSEK 4.maddesi gereğince açılan dava üzerine verilen hüküm doğrudan doğruya kişilik haklarının korunmasına yönelik olduğu nazara itibar alındığında söz konusu kurulan hükmün niteliği itibarı ile kaynağını HMK 350.maddesinden alan ve kesinleşmeden icrası mümkün olmayan bir hüküm olduğu tartışmasızdır.

Somut olayda kişiler hukuku kapsamındaki ihtilafın kişiler hukukunu marka tecavüzü ile sınırlayarak ihtilaf konusunun kapsamı dışında bırakılması dar bir yorumun sonucudur.Bu yorum oldukça şekli fazlası ile teknik ve hakların kullanılmasını önler niteliktedir.Düşünce ürünlerine doğrudan saldırı olarak kabul edilen eylemin kesinleşmeden infazı mümkün değildir.Mahkemenin böyle bir hükmün infazına izin veren kararı doğru olmadığından davacının istinaf talebinin kabulü ile mahkeme kararının ortadan kaldırılarak şikayetin kabulüne karar verilmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.     

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,

1-Davacının istinaf talebinin kabulü ile İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesi 2016/909 Esas, 2016/994 karar sayılı ilamının ORTADAN KALDIRILMASINA, 

2-Davacının şikayetinin kabulü ile icra TAKİBİNİN İPTALİNE ,

3-İstinaf harçları peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 

4-Davacı taraf kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince     360,00   TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

5-İlk Derece Mahkemesince, davacı tarafça yapılan 29,20 TL peşin harç,33.00 TL tebligat gideri, İstinaf yoluna başvururken yapılan yargılama giderleri; 79,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 13 TL istinaf posta gidiş dönüş, 7 TL icra dosyası fotokopi masrafı  olmak üzere toplam 161,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 

Dair tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda İİK'nun 364/1 fıkrası gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/02/2017


 

Cevapla





Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim