Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

İCRA HUKUK Koleksiyonu




VOLKAN NASUHBEYOĞLU
Koleksiyoner
Koleksiyon Tarihi ve Numarası :
30.1.2018 / 235


Yardım nafakasının kaldırılması - sosyal yardım - kanun koyucu - sosyal ekonomi - ünıversıte

Özet:


Taraflar arasındaki yardım nafakasının kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:...

Mahkemece, davalının çalışmaya başladığı, sabit işi ve geliri olduğunun belirlendiği, davacının fabrikada çalıştığı, aylık 850 TL maaş aldığı, ayrıca aylık 1.300 TL emekli maaşı elde ettiği, aylık 350 TL kira ödediği, davalının özel güvenlik firmasında aylık 800 TL maaşla çalıştığı, aylık 500 TL kira ödediği, Hukuk Genel Kurulunun 07/06/1998 gün, 1998/656; 688 sayılı ilamında "...yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, eğitim gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların" yoksul kabul edilmesi gerektiğinin vurgulandığı, somut olayda tarafların sosyal-ekonomik durumlar bir bütün halinde değerlendirildiğinde davalının halen mali yönden babasının yardım ve desteğine ihtiyaç duyduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. ...

TMK.nun 328/1.maddesinde “Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder.” Aynı yasanın 2.fıkrasında ise, “Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitim sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler.” hükmü mevcut bulunmaktadır....

Yardım nafakası, aile bireylerini yoksulluk ve düşkünlükten kurtarmaya ilişkin bir nevi sosyal yardımlaşma olup, ahlak kuralları ile geleneklerin zorunlu kıldığı bir ödevdir. Aile bağlarının herhangi bir nedenle zayıflamış olması da yükümlülüğü ortadan kaldıran bir neden olarak düzenlenmemiştir. Bu nedenlerle kanun koyucu, yardım nafakasını kişinin ve toplumun vicdanına bırakmamış, kanuni bir ödev olarak düzenlemiştir....

Somut olayda davalının üniversite eğitimini tamamladığı, çalışmaya başladığı, yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olduğu,kendi geçimini sürdürmekten yoksun olmadığı anlaşıldığından yardım nafakasının kaldırılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. ...

SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle...

Fıkra:Tümü


T.C.
Yargıtay
3. Hukuk Dairesi

Esas No:2015/1323
Karar No:2015/9701


MAHKEMESİ : ADANA 8. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/09/2014
NUMARASI : 2014/159-2014/685

Taraflar arasındaki yardım nafakasının kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dava dilekçesinde; Adana 2. Aile Mahkemesinin 07/03/2012 tarih ve 2011/1041 Esas, 2012/336 Karar sayılı dosyası ile davalı kızı F.. E.. yararına aylık 200 TL yardım nafakasına hükmedildiğini, davalının 2013 yılının sonlarında eğitimini bitirip çalışmaya başladığını ileri sürerek Adana 2. Aile Mahkemesinin 2011/1041 Esas, 2012/336 sayılı kararıyla bağlanan 200 TL yardım nafakasının kaldırılmasını dava ve talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi sunmamış, duruşmada, açılan davayı kabul etmediğini, okulu bitirdiğini, asgari ücretle çalışmaya başladığını, ev hanımı olan annesiyle birlikte oturduğunu, annesinin gelirinin, mal varlığının bulunmadığını, bel fıtığı ameliyatı olduğunu, dizinde menüsküs olduğunu, bu yüzden annesinin çalışamadığını, askerde olan kardeşine para gönderdiğini, yıllık 5.750 TL kira bedeli ödediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalının çalışmaya başladığı, sabit işi ve geliri olduğunun belirlendiği, davacının fabrikada çalıştığı, aylık 850 TL maaş aldığı, ayrıca aylık 1.300 TL emekli maaşı elde ettiği, aylık 350 TL kira ödediği, davalının özel güvenlik firmasında aylık 800 TL maaşla çalıştığı, aylık 500 TL kira ödediği, Hukuk Genel Kurulunun 07/06/1998 gün, 1998/656; 688 sayılı ilamında "...yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, eğitim gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların" yoksul kabul edilmesi gerektiğinin vurgulandığı, somut olayda tarafların sosyal-ekonomik durumlar bir bütün halinde değerlendirildiğinde davalının halen mali yönden babasının yardım ve desteğine ihtiyaç duyduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
./..
TMK.nun 328/1.maddesinde “Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder.” Aynı yasanın 2.fıkrasında ise, “Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitim sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler.” hükmü mevcut bulunmaktadır.
TMK.nun 364.maddesine göre; "Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür."
Aynı Kanunun 365/2.maddesinde de; "Dava, davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın mali gücüne uygun bir yardım isteminden ibarettir." düzenlemesi yer almıştır.
Hukuk Genel Kurulunun 7.10.1998 gün ve 1998/656-688 sayılı ilamında da; "...yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların..." yoksul kabul edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Yardım nafakası, aile bireylerini yoksulluk ve düşkünlükten kurtarmaya ilişkin bir nevi sosyal yardımlaşma olup, ahlak kuralları ile geleneklerin zorunlu kıldığı bir ödevdir. Aile bağlarının herhangi bir nedenle zayıflamış olması da yükümlülüğü ortadan kaldıran bir neden olarak düzenlenmemiştir. Bu nedenlerle kanun koyucu, yardım nafakasını kişinin ve toplumun vicdanına bırakmamış, kanuni bir ödev olarak düzenlemiştir.
Okumakta olan kişi kendi emek ve geliriyle yaşamını sürdürmekten yoksun ise, ana babasından öğrenimini tamamlayıncaya kadar yardım nafakası isteyebilir. Ne var ki, bunu vermekle yükümlü tutulacak kişilerin geçim sıkıntısına düşürülmemesi asıldır.
Adana 2. Aile Mahkemesinin 2011/1041 Esas, 2012/336 Karar sayılı dosyasında, davacı F.. E.. tarafından davalı M.. E.. aleyhine yardım nafakası davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda üniversite öğrencisi olan davacı F.. E.. yararına aylık 200 TL yardım nafakasına karar verildiği kararın 24/04/2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda davalının üniversite eğitimini tamamladığı, çalışmaya başladığı, yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olduğu,kendi geçimini sürdürmekten yoksun olmadığı anlaşıldığından yardım nafakasının kaldırılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. www.hukukmedeniyeti.org

Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.
İCRA HUKUK Koleksiyonu

Yorumlar






Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim