Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

Birden fazla borçlunun bulunduğu takiplerde, birinin ikametgahında takip yapılabilmesinin koşulu Koleksiyonu




Mehmet Korkmaz
Koleksiyoner
Koleksiyon Tarihi ve Numarası :
29.3.2017 / 213


Birden fazla borçlunun bulunduğu takiplerde, birinin ikametgahında takip yapılabilmesinin koşulu

Özet:

İİK'nun 50. ve HMK'nun 447/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken HMK'nun 6. maddesinin 1. cümlesine göre; "(1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. (2) Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre belirlenir." HMK'nun 7. maddesinde ise; "Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir...." hükmü yer almaktadır.

Anılan hükümler çerçevesinde birden fazla borçlu varsa bunlardan birinin ikametgahında takip başlatılabilir ve bu durumda diğer borçlular yetki itirazında bulunamazlar. Ancak anılan hüküm, borçlulardan birinin ikametgahındaki (onun için genel yetkili) icra dairesinde takip yapılması hali içindir. 

Somut olayda, itiraz eden borçluya, ödeme emrinin 19.12.2014 tarihinde tebliğ edildiği, yetki itirazında bulunmayan diğer takip borçlusu D.....Ltd. Şti.'ne ise, ödeme emrinin ikametgahı olan Körfez adresinde 18.12.2014 tarihinde tebliğ edildiği, takibin, adı geçen borçlu yönünden, itiraz tarihi olan 24.12.2014 tarihinden önce kesinleştiği, dolayısıyla Körfez İcra Dairesinin yetkisinin de kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda takibin yapıldığı Körfez İcra Dairesi borçlu D...Ltd.Şti.'in ikametgahındaki ve onun için genel yetkili icra dairesi olduğundan, borçlu T.'ın yetkiye yönelik itirazı, yukarıda anılan yasa hükümleri uyarınca yerinde değildir.


Kanun No:2004   Madde No:50   Fıkra:Tümü


T.C.
Yargıtay
12. Hukuk Dairesi

Esas No:2016/7793
Karar No:2016/25525

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Körfez Asliye Hukuk Mahkemesi (İcra Hukuk)
TARİHİ : 30/03/2015
NUMARASI : 2015/2-2015/30


Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Alacaklı tarafından borçlu aleyhine bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan takipte, borçlu, yetkiye ve borca itirazlarını ileri sürerek, takibin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurmuş, mahkemece yetki itirazının kabulüne, Körfez İcra Müdürlüğünün yetkisizliğine, yetkili ve görevli icra dairelerinin Kocaeli İcra Daireleri olduğunun tespitine karar verilmiştir.

İİK'nun 50. ve HMK'nun 447/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken HMK'nun 6. maddesinin 1. cümlesine göre; "(1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. (2) Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre belirlenir." HMK'nun 7. maddesinde ise; "Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir...." hükmü yer almaktadır.

Anılan hükümler çerçevesinde birden fazla borçlu varsa bunlardan birinin ikametgahında takip başlatılabilir ve bu durumda diğer borçlular yetki itirazında bulunamazlar. Ancak anılan hüküm, borçlulardan birinin ikametgahındaki (onun için genel yetkili) icra dairesinde takip yapılması hali içindir.

Somut olayda, itiraz eden borçluya, ödeme emrinin 19.12.2014 tarihinde tebliğ edildiği, yetki itirazında bulunmayan diğer takip borçlusu D.....Ltd. Şti.'ne ise, ödeme emrinin ikametgahı olan Körfez adresinde 18.12.2014 tarihinde tebliğ edildiği, takibin, adı geçen borçlu yönünden, itiraz tarihi olan 24.12.2014 tarihinden önce kesinleştiği, dolayısıyla Körfez İcra Dairesinin yetkisinin de kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda takibin yapıldığı Körfez İcra Dairesi borçlu D...Ltd.Şti.'in ikametgahındaki ve onun için genel yetkili icra dairesi olduğundan, borçlu T.'ın yetkiye yönelik itirazı, yukarıda anılan yasa hükümleri uyarınca yerinde değildir.


O halde, mahkemece, yetki itirazının reddi ile borçlunun esasa ilişkin itirazının incelenmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile yetki itirazının kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.


SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.



www.hukukmedeniyeti.org

Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.

Yorumlar






Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim