Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

İcra Takibi açısından TMSF alacakları Koleksiyonu




Elif Kaya
Koleksiyoner
Koleksiyon Tarihi ve Numarası :
19.01.2016 / 21


5411 sayılı bankacılık kanunu’nun 138/4. maddesinde varlık yönetim şirketleri yararlanamaz.

Özet:

19.10.2005 tarih ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 138/4. maddesinde; “Fonun alacaklı olduğu ve 2004 sayılı İcra İflas Kanunu uyarınca yapılan takiplerde, borçlular tarafından yapılan itirazlar satış dışında takip işlemlerini durdurmaz" hükmüne yer verilmiştir. 

Fon alacaklarının takip ve tahsiline ilişkin olarak getirilen bu istisnai düzenlemeden, anılan Kanunun 143. maddesinde belirtilen varlık yönetim şirketleri yararlanamaz


Kanun No:5411   Madde No:138   Fıkra:4
Kavram: tmsf alacakları


T.C.
Yargıtay
12. Hukuk Dairesi

Esas No:2015/21816
Karar No:2015/32826

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

Alacaklı tarafından kredi sözleşmesine dayalı olarak genel haciz yoluyla başlatılan ilamsız takibe karşı borçlunun, yasal süresi içerisinde icra müdürlüğüne sunduğu itiraz dilekçesi ile borca   itiraz ettiklerini ve İİK'nun 62. maddesi gereğince  itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verilmesi gerektiği halde icra müdürlüğünce takip işlemlerine devam edildiğini ileri sürerek takibin durdurulması ve itirazdan sonra konulan hacizlerin kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği  anlaşılmaktadır.

19.10.2005 tarih ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 138/4. maddesinde; “Fonun alacaklı olduğu ve 2004 sayılı İcra İflas Kanunu uyarınca yapılan takiplerde, borçlular tarafından yapılan itirazlar satış dışında takip işlemlerini durdurmaz" hükmüne yer verilmiştir.

Fon alacaklarının takip ve tahsiline ilişkin olarak getirilen bu istisnai düzenlemeden, anılan Kanunun 143. maddesinde belirtilen varlık yönetim şirketleri yararlanamaz. Bu nedenle olaya 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 138/4. maddesinin uygulanması yerinde olmayıp, borçlunun takibe karşı yasal süresi içerisinde  yaptığı itirazın  dikkate alınarak buna göre işlem tesisi gerekmektedir. 

O halde mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda şikayetin  kabulüne karar verilmesi gerekirken,  şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ  : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

www.hukukmedeniyeti.org

Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.
1 - 5411 sayılı bankacılık kanunu’nun 138/4. maddesinde varlık yönetim şirketleri yararlanamaz.
19.01.2016
2 - 5411 s.k. 138/4. maddesi alacaklı banka yönünden 26.12.2003 tarihinden önce kredi kullanıp da vadesi geçtiği halde henüz ödenmemiş alacaklarının tahsiline ilişkin yapılacak icra takiplerinde uygulanabilecektir.
19.01.2016
3 - 5411 ve 4389 s.k aynı hükümleri arada boşluk olmayacak şekilde getirmiştir
19.01.2016
4 - Usulsüz tebligat şikayetinin kabulü halinde alacaklı tmsf olduğundan,takibin durduğunun tespitine hükmedilmez
19.01.2016
5 - 26/12/2003 tarihinden önce kullandırılan henüz ödenmemiş, süresi uzatılmamış veya yeniden yapılandırılmamış ya da yeniden yapılandırma şartları ihlal edilmiş kredilerin tahsiline ilişkin yapılacak icra takiplerinde itiraz satış dışında takip işlemlerini d
19.01.2016
6 - 5411 s. k. 138/4. maddesi,26/12/2003 tarihinden önce kat edilmek suretilyye muaccel hale gelen alacaklar için uygulanır
19.01.2016
7 - 5411 sayılı yasa etkisini yayım tarihinden önceki alacaklar yönünden de doğuracağının kabulü gerekir.
19.01.2016
8 - Tmsf hakkında iik'daki tazminat ve cezaların uygulanamaz
19.01.2016
9 - Tmsf'ye devredilen banka alacaklarında zamanaşımı, hak düşürücü süre devirden itibaren 9 ay durur
19.01.2016
10 - 5411 sayılı yasanın 138/4. maddesine aykırı olarak takip durdurulması şikayet edildiğinde ödeme iddiası var ise bu araştırılmalı
19.01.2016
tmsf zamanaşımı anayasa mahkemesi   tmsf alacaklarında zamanaşımı   tmsf borçlarında zamanaşımı   tmsf icra takibine itiraz  

Yorumlar


İlamsız takipte itiraz takibi durduracağından imza itirazının İcra Mahkemesinde ileri sürülmesine ilişkin bir düzenleme İİK bulunmamaktadır. Ancak dava konusu olayımızda itiraz,  5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 138/4. Maddesi gereğince takibi durdurmamaktadır. Bu durumda borçlunun yapabileceği şey imzaya itirazı genel mahkemelerde menfi tespit davası olarak ileri sürmektir. Tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmiştir.

Cevapla

BANKACILIK KANUNU

Kanun Numarası : 5411

Kabul Tarihi : 19/10/2005 Yayımlandığı

R.Gazete : Tarih: 1/11/2005 Sayı : 25983 (Mük.) 


Fon alacaklarının takip ve tahsiline ilişkin istisnalar

Madde 138 —Fonun taraf olduğu her türlü dava ve icra takiplerinin kısmen veya tamamen Fon aleyhine neticelenmesi hâlinde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda yazılı tazminat ve cezalar Fon hakkında uygulanmaz.

Bu Kanunun 107 nci maddesi uyarınca bir bankanın, borçlarının, taahhütlerinin yüklenilmesi veya alacaklarının devralınması hâlinde, bu borç, taahhüt ve alacaklarla ilgili olarak açılmış veya açılacak dava ve icra takiplerinde kanunlarda yazılı zamanaşımı ve hak düşürücü süreler dâhil her türlü süre, alacağın devralındığı veya borcun, taahhüdün yüklenildiği tarihten itibaren Fon bakımından dokuz ay süre ile durur

Zamanaşımı Madde 141 — Bu Kanundan kaynaklanan Fon alacaklarına ilişkin dava ve takiplerde zamanaşımı süresi yirmi yıldır.


Geçici Madde 16 — Bu Kanun ile Fon alacağının tahsili bakımından yarar görülerek (…)(2) diğer konularda Fon lehine getirilen hükümler makable şamildir. (Anayasa Mahkemesi’nin 4/6/2014 tarihli ve E.: 2014/85, K.: 2014/103 sayılı Kararı ile bu fıkrada yer alan “…zamanaşımı ve” ibaresi iptal edilmiştir. ) http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2014/09/20140912-15.pdf


 

Cevapla

T.C.
Yargıtay
Hukuk Genel Kurulu


Esas No:2013/2153
Karar No:2015/1136 
Özet:

Eldeki dava sonuçlanıp kesinleşmeden bu davaya uygulanabilecek olan yasa metni Anayasa Mahkemesince iptal edildiğine göre, iptal kararı sonucu oluşan durumun 28.06.1960 tarih 21/9 sayılı YİBK’da da belirtildiği üzere maddi anlamda kesinleşmemiş ve derdest olan eldeki davaya da uygulanması zorunludur.
Her ne kadar Yerel Mahkemece eldeki davada 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ve Özel Dairece bu husus bozma kapsamı dışında bırakılmışsa da, davanın reddine gerekçe yapılan yasa metni Anayasa Mahkemesince aşağıda değinildiği üzere iptal edilmiş olmakla bu durumun ilgili taraf lehine usuli kazanılmış hakkın gerçekleşmesine neden olduğu söylenemeyecektir.  Hal böyle olunca; aynı hususa işaret eden ve Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.




Kanun No:6100   Madde No:237   Fıkra:Tümü




Cevapla

4389 sayılı Kanunun 15. maddesinin (9) numaralı fıkrasına 5020 sayılı Yasa’nın 20. maddesiyle eklenen (e) bendinin birinci fıkrasıyla, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından başlatılan ve/veya Fon’a intikal eden bankalardan devir alınan ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yürütülen takiplerde borçlular tarafından yapılan tüm itirazların, satış dışında, takip işlemlerini durdurmayacağı belirtilerek, Fon kapsamına alınan banka borçlularının alacaklı Fon aleyhine yapacakları her türlü itiraz, satışa kadar engellenmiştir. Madde gerekçesinde, fıkranın borçlular tarafından yapılan gereksiz itiraz ve şikâyetler ile takibin durmasının önlenmesi, böylece tahsilâtın hızlandırılması amacıyla getirildiği belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesi düzenlemeyi, hukuk devleti ilkesi kapsamında Anayasa’nın 2. Maddesine, hak arama özgürlüğü çerçevesinde Anayasa’nın 36. maddesine ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin adil yargılanma hakkının düzenlendiği 6. maddesine aykırı bularak iptal etmiştir. Kararda, “Takip, tedbir ve tahsil işlemlerini durdurma yollarının kapatılarak yargı denetiminin engellenmesi, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğü alanına yapılmış açık bir müdahale niteliğindedir, hukuk güvenliği ilkesi ve hak arama özgürlüğüyle bağdaşmaz.”denilmiştir. E. 2004/95, K. 2008/156, Kt 06.11.2008 Aynı yönde: E.2009/53, K 2011/19 Kt 20.01.2011 

Cevapla

Bilindiği üzere, 2004 sayılı Kanuna göre alacaklı talebi ile başlatılan adi (ilamsız) takiplere ilişkin ödeme emirlerine borçlunun itiraz etmesi üzerine takip durmakta, bu itirazın kaldırılması için, alacaklı dava açmak zorunda kalmaktadır. Oysa 6183 sayılı Kanuna göre gönderilen ödeme emirlerinde ise borçlunun dava açma dışında bir itiraz hakkı bulunmamakta, açılan dava işlemin yürütmesini kendiliğinden durdurmamakta, mahkemece yürütmeyi durdurma kararı alınmadığı sürece takip devam etmektedir. 

Cevapla





Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim