Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

Yargıtay'ın içtihat-görüş değişiklikleri 2016 Koleksiyonu




Mehmet Korkmaz
Koleksiyoner
Koleksiyon Tarihi ve Numarası :
02.09.2016 / 178


Mal rejiminin tasfiyesi davaları - zamanaşımı süresi - 10 yıl

Özet:

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nda mal rejiminin tasfiyesi davaları için her hangi bir zamanaşımı düzenlemesi getirilmemiştir. Bu durumda, aynı kanunun 5. maddesi yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu uygulanmalıdır. Zira, TBK'nun 646. maddesine göre, Borçlar Kanunu, Medeni Kanun'un tamamlayıcısı olarak kabul edilmiştir TBK'nun 146.maddesine göre, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.


Kanun No:4721   Madde No:202   Fıkra:Tümü


T.C.
Yargıtay
8. Hukuk Dairesi

Esas No:2014/19336
Karar No:2016/604

Tapu İptali ve Tescil

Ş. ile E. aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair İnebolu Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 08.04.2014 gün ve 32/169 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:


KARAR

Davacı Ş., evlilik birliği içerisinde edinilen dava dilekçesinde yazılı taşınmazın edinilmesinde katkısının bulunduğunu ileri sürerek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.


Davalı E. vekili, davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, mal varlığının edinilmesine davacının katkısı bulunmadığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, TMK'nun 178. maddesi uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, süresi içerisinde davacı asıl tarafından temyiz edilmiştir.


Taraflar 16.09.1992 tarihinde evlenmişler, 12.11.2007 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 24.04.2008 tarihinde kesinleşmesi ile boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK'nun 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Eşler, başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerine göre, evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM'nun 170. maddesi uyarınca eşler arasında mal ayrılığı rejimi, 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı tarihe kadar 4722 sayılı Kanun'un 10. maddesi gereğince, TMK'nun 202. maddesine göre edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. Dava konusu edilen 22 nolu mesken eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 23.06.2003 tarihinde davalı adına tapuya tescil edilmiştir. Temyize konu dava ise 08.04.2014 tarihinde açılmıştır.


4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nda mal rejiminin tasfiyesi davaları için her hangi bir zamanaşımı düzenlemesi getirilmemiştir. Bu durumda, aynı kanunun 5. maddesi yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu uygulanmalıdır. Zira, TBK'nun 646. maddesine göre, Borçlar Kanunu, Medeni Kanun'un tamamlayıcısı olarak kabul edilmiştir TBK'nun 146.maddesine göre, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. Dairemiz uygulamalarında da, mal rejiminin tasfiyesi davalarında on yıllık genel zamanaşımı süresi kabul edilmektedir. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun (17.04.2013 tarih ve 2013/8-375 E. 2013/520 K. sayılı kararı) kabulü de bu yöndedir. Her ne kadar, Dairemiz önceki uygulamalarında edinilmiş mallara katılma rejiminin boşanmayla sona ermesi durumunda, TMK'nun 178. maddesindeki bir yıllık zamanaşımı süresini kabul etmişse de, Yargıtay HGK'nun yukarıda açıklanan içtihadı doğrultusunda görüş değişikliğine gidilmiştir.


TBK'nun 149/1. maddesine göre, zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Aynı kanunun 153/3. maddesine göre de, evlilik devam ettiği sürece, eşlerin diğerinden olan alacakları için zamanaşımı işlemeye başlamaz, başlamışsa da durur. Açıklanan yasal düzenlemeler karşısında; boşanma kararının kesinleştiği tarihte başlayan on yıllık zamanaşımı süresi, temyize konu davanın açıldığı tarih itibarıyla henüz dolmadığından; dava ile ilgili usuli işlemlerin yürütülmesi, mahkemece iddia ve savunma çerçevesinde toplanacak taraf delillerine göre uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuş, bozmayı gerektirmiştir.


SONUÇ: Davacı asılın temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle temyiz edilen hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Başkan V.
B. ERENSEVİ
Üye
İ. OKUR
Üye
M. ATEŞ
Üye
N. TAŞ
Üye
F. EROĞLU


www.hukukmedeniyeti.org

Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.
1 - Mal rejiminin tasfiyesi davaları - zamanaşımı süresi - 10 yıl
02.09.2016
2 - Şirket ortağına haciz ihbarnamesi gönderilebileceği-ortağın sermaye koyma taahüdünün haczi
26.08.2016
3 - Tehir-i icra karar alarak hacizlerin kaldırılması - teminat mektubu
24.08.2016
4 - Traktörün de çiftçiler için zorunlu nakil ve ziraat aleti olduğu ve haczedilmezlik kuralına göre değerlendirilmesi gerekir
27.01.2016
5 - Manevi tazminat -icrası için kesinleşmesinin gerekip gerekmediği
02.09.2016
6 - İşçi alacağı davaları - bozmadan sonra ıslah
02.09.2016
7 - İhtiyati haciz kararının uygulanmasından sonra bu kararı veren mahkemenin bulunduğu yer icra dairesinin, salt o yer mahkemesinde ihtiyati haciz kararı verilmesi nedeniyle yetkili hale gelmez
27.01.2016
8 - Borçluların mirası reddettikleri nedeniyle borçlu olmadıklarına yönelik iddialarının borca itiraz olup, ödeme emri tebliği üzerine yasal sürede yapılması gerektiği kabul edilmiştir.
26.01.2016
9 - Aynı ilama dayanılarak lehe hükmedilen asıl alacak ve vekalet ücretinin ayrı ayrı takiplere konu edilmesi
09.10.2015
10 - Cevap dilekçesi verilmemesi - delil sunma hakkı - hgk
07.09.2016
11 - Cevap dilekçesi verilmemesi - delil sunma hakkı - boşanma davası - kamu düzeni hgk
07.09.2016
12 - Özel şirketin işlettiği elektirik dağıtımı işletmesi - yönetmelik düzenlemesiyle eylemin mühür bozmanuna dönüşemeyeceği
01.04.2016
yargıtay kararları   içtihat değişikliği   hukuk medeniyeti içtihat koleksiyonları   Yargıtayın görüş değişiklikleri 2016   Yargıtayın içtihat değişiklikleri 2016  

Yorumlar






Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim