Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

Tebligat - taşındığını beyan eden komşunun isminin yazılmaması


Özet:


Haciz işleminin 13/B adresinde yapıldığı, yediemine teslimatında bu adreste yapıldığı, muhtıra tebligatının ise haciz anında boş olduğu tespit edilen 13/A adresine çıkarıldığı, ayrıca muhatabın taşındığını beyan eden komşunun adı ve soyadı mazbataya yazılmadığı için Tebligat Yönetmeliği'nin 30. maddesine uygun bir araştırmanın yapılmamış olduğu, ilk tebligat usulsüz tebliğ edildiği ve muhataba ait olmayan bir adrese tebliğe çıkarıldığı için yok hükmünde olduğu, adrese dayalı nüfus kayıt sistemine çıkarılan tebligatın ise TK'nun 10/2. maddesindeki şartlar oluşmadan çıkarıldığı için usulsüz olduğu görülmektedir.

Kanun No:7201   Madde No:21   Fıkra:Tümü-0

T.C.
Yargıtay
12. Hukuk Dairesi


Esas No:2016/3959
Karar No:2016/6894
K. Tarihi:9.3.2016

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/01/2015
NUMARASI : 2015/69-2015/74


Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi  tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:


Müşteki vekili dilekçesinde; müvekkiline çıkarılan yedieminlik muhtırasının usulsüz tebliğ edildiğini, bu muhtıraya dayanarak yapılan hacizlerin usulsüz olduğunu iddia ederek tebligat usulsüzlüğünün tespiti ile hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği, mahkemece; tebligatın usulüne uygun olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği görülmüştür.


Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebligat yapılabilmesi için aynı Kanunun 10/2. maddesi gereğince muhatabın bilinen en son adresinin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinin gerçekleşmesi gerekir. Bu hal gerçekleştikten sonra tebligatı çıkaran merci tarafından Tebligat Yönetmeliği'nin 79. maddesine uygun zarf üzerine aynı Yönetmeliğin 16/2. maddesi gereğince “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda tebligatın TK'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması"na dair kayıt düşülmesi zorunlu olup; tebligatı çıkaran mercii tarafından anılan şekilde şerh verilmeden salt "mernis adresi" ibaresine dayanılarak, dağıtıcı tarafından 21/2. maddesine göre tebliğ işlemi yapılamaz.


Somut olayda, şikayetçiye çıkarılan muhtıranın “B.....13/A Z./İSTANBU....L” adresine tebliğe çıkarıldığı, “Muhatap gösterilen adreste ismen soruldu, taşınmış olduğu tespit edildi, yeni adresi bilinmiyor, komşu isim ve imza vermekten kaçındı, ayrıca mahalle muhtarı tasdik ve imzadan imtina etmiştir. Evrak çıkış merciine iade” denilerek 08.11.2014 tarihinde iade edildiği, bunun üzerine TK'nun 21/2. maddesi gereğince muhatabın adrese dayalı nüfus kayıt sistemindeki adresine 28.11.2014 tarihinde tebligat yapıldığı, 22.08.2014 tarihli haciz tutanağında; ise “13/A numaraya gelindi, içerisinin boş olduğu, kapının kapalı olduğu görüldü, alacaklı vekilinin talebiyle 13/B numaralı adrese gelindi...” denildikten sonra kumaş haczi yapıldığı ve yediemin olarak da aynı adreste M,'a teslim edilmiş olduğu, şikayetçinin usulsüz tebligatı 15.01.2015 tarihinde öğrendiğini beyan ettiği, İİK'nun 16/1. maddesi gereğince yedi günlük süre içinde 19.01.2015 tarihinde şikayet dilekçesini ibraz ettiği anlaşılmıştır.


Haciz işleminin 13/B adresinde yapıldığı, yediemine teslimatında bu adreste yapıldığı, muhtıra tebligatının ise haciz anında boş olduğu tespit edilen 13/A adresine çıkarıldığı, ayrıca muhatabın taşındığını beyan eden komşunun adı ve soyadı mazbataya yazılmadığı için Tebligat Yönetmeliği'nin 30. maddesine uygun bir araştırmanın yapılmamış olduğu, ilk tebligat usulsüz tebliğ edildiği ve muhataba ait olmayan bir adrese tebliğe çıkarıldığı için yok hükmünde olduğu, adrese dayalı nüfus kayıt sistemine çıkarılan tebligatın ise TK'nun 10/2. maddesindeki şartlar oluşmadan çıkarıldığı için usulsüz olduğu görülmektedir.


7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılır. Şikayetçinin bildirdiği öğrenme tarihi esas olup bu tarihin aksi karşı tarafça ancak yazılı belge ile ispatlanabilir.
O halde, mahkemece; usulsüz tebligat şikayetin kabulü ile 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca borçlunun bildirdiği öğrenme tarihinin tebliğ tarihi olarak düzeltilmesine ve bu tarihten önce yediemin yönünden yapılan işlemlerin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Başkan
E. UZUNER
Üye
M. USLU
Üye
A. DOĞAN
Üye
Z. TURANLI
Üye
G. HEYBET








L.B.


www.hukukmedeniyeti.org

Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.
Ekleme Tarihi: 19.12.2016 12:18:27.
Bu karar

Yorumlar


www.hukukmedeniyeti.org

Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.


Okunacaklara Ekle





Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim