Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

Bankanın ticari krediyi geri çağırmasının kötü niyetli olduğu gerekçesiyle tazminat talebi


Fıkra:Tümü-0

T.C.
Yargıtay
11. Hukuk Dairesi


Esas No:2012/16672
Karar No:2013/15628
K. Tarihi:16.9.2013

MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 27/04/2012

NUMARASI : 2010/301-2012/206



Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.04.2012 tarih ve 2010/301-2012/206 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Münüse Vildan Cırıklı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı banka arasında yaklaşık 10 yıldır süre gelen kredi ilişkisi bulunduğunu, davalı bankanın krizi bahane ederek 21/10/2008 tarihinde davacıların kredi kullanımını durdurduğunu, davalı banka nezdinde o tarihte toplam 753.527,86 TL ödenecek kredi borcu bulunduğunu, 17/12/2008 tarihinde 45058269 nolu hesaba ilişkin tüm borcun ödendiğini, 31/03/2009 tarihinde 45059614 nolu hesapta ödenmemiş 338.322,37 TL borç kaldığını, 2009 yılında davacı şirketin hiç kredi kullanmadığını  buna rağmen davalı Banka’nın Ankara 59. Noterliği'nin 30/04/2009 tarih ve 14669 yevmiye nolu ihtarnamesiyle kredi hesabını kat ederek 316.232,20 TL nakit borcun 1 gün içinde ödenmesini, müvekkili şirket lehine Petkim Petrol Kimya Holding A.Ş.'ne davalı banka tarafından verilen toplam 700.000,00 TL bedelli süresiz kesin teminat mektuplarıyla müvekkili şirketin kullandığı çekler nedeniyle bankanın ödemekle yükümlü olduğu 24.890,00 TL'nin 3 gün içinde bankada açılacak faizsiz bir hesaba depo edilmesini aksi halde yasal yollara başvurulacağını ihtar ettiğini, o güne kadar müvekkillerinin bankaya gecikmiş hiçbir  borcu olmadığını, kredilerin devre sonu faizlerinin ve teminat mektuplarının faiz ve komisyonlarının süresinde ödendiğini, buna rağmen müvekkilleri hakkında davalı tarafından icra takibi başlatıldığını, davalının, kredi borçlusunun hiç beklemediği bir anda ve ödeme vadesi gelmeden önce 3. bir kişiden temin etmesi mümkün olmayacak bir durumda kredi hesabını kat etmesinin, sözleşmeyi feshetmesinin geçersiz olduğunu ve bankanın kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, ayrıca bankanın bu olumsuz tutumu ve müvekkili şirketle çalışan müşterilerine gönderdiği haciz ihbarnameleriyle  müvekkili şirketin oldukça zor duruma düşmesine sebep olduğunu, bu kadar kısa sürede bir bankanın dahi istenilen alacakları karşılamasının mümkün olmadığını belirterek davalı bankanın kredi geri çağırma koşullarının oluşmadığını ve yapılan geri çağırmanın haksız olduğunun tespitine, kararın yüksek tirajlı gazetelerde yayınlanmasına, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 1,00 TL maddi 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınıp davacılara verilmesine karar verilmesini istemiştir. 

Davalı vekili, davacı Şirket ile müvekkili arasında 20/11/2003 tarihli 82.000,00 USD, 11/08/2005 tarihli 300.000,00 TL, 11/08/2005 tarihli 1.350.000,00 TL bedelli kredi   sözleşmeleri bulunduğunu, bu sözleşmeler nedeniyle kredi kullandırıldığını, diğer davacıların davacı şirketin ortağı ve kredi sözleşmelerinin müşterek borçlu müteselsil kefilleri olduğunu, sözleşmelerin 44.1 maddesine dayanılarak davacıların kredi hesabının 30/04/2009 tarihi itibariyle kat edildiğini, davacı Şirket’in kullandığı kredilerin Merkez Bankası kayıtlarında kanuni takibe düştüğünün göründüğünü, müvekkilinden önce başka bankanın davacıların hesabını kat etmesi üzerine Merkez Bankasına bu yönde bilgi verilip davacı hakkında risk kaydının düşüldüğünü, müvekkilinin Merkez Bankası kayıtlarına itibar etmek durumunda olduğunu, müvekkilinin davacıya verdiği kredinin davacının mali durumunun kötüye gitmesi nedeniyle riske girdiğini tespit ettiğini ve yapması gereken işlemleri yaptığını, davacı Şirket’in ısrarla istenmesine rağmen gereken teminatları vermediğini, teminat açığını tamamlamadığını,  davacıların tüm araçları üzerinde çok sayıda haciz, tedbir ve yakalama şerhleri bulunduğunu, davacılar hakkında alacaklılardan mal kaçırmak için yaptıkları tasarrufların iptali amacıyla Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/471 esasında açtıkları davanın halen derdest olduğunu, davacı Şirket’in hakkında yapılan takibe rağmen takip tarihinden bu yana bankaya hiçbir ödeme yapmadığını, Pektim ... A.Ş'ne verilen teminat mektuplarının nakde çevrildiğini, bankanın alacağının daha da arttığını, bankanın halen ana para olarak 1.000.000,00 TL'nin  üzerinde davacılardan alacaklı olduğunu, hesabın kat edilmesinin ve yapılan işlemlerin yasaya, sözleşmeye uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece; toplanan deliller,benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın  kredi kullanımının durdurulması ve devamında kredi hesabının haksız kat edilmesi iddiasına dayalı tespit ve tazminata ilişkin olduğu,somut olayda davalı Banka tarafından şirket hakkında yapılan istihbaratta olumsuz verilere ulaşıldığı, bankanın kredi hesabını kat etmesinden önce başka bir bankadan kullandığı kredi hesabının kat edilmiş olduğuna ilişkin Merkez Bankası kayıtlarında bilgi bulunduğu ve risk kaydının düşüldüğü, davacı Şirket'e ait araçlar üzerinde birçok haciz ve sınırlandırma şerhlerinin bulunduğu, davacı Şirket’in faaliyetlerinin başka bir şirket üzerinden yürütülmesi, şirket alacaklılarının mallara, makinelere ulaşılmasının engellenmesi, mal kaçırılması anlamında olduğu, bankanın diğer bankaların sergilediği tavırdan farklı bir tavır sergilemediği, bankanın kullandırdığı krediyi riskte görmesi ve bunun delillerinin mevcut olması karşısında kredi sözleşmenin 3. ve 44. maddelerinde düzenlenmiş yetkileri kullanmasının doğal olduğu, bu yetkileri kullanırken yasal sınırlar içinde kaldığı, kredinin tek yanlı kat edilip geri çağrılmasının MK‘nın 2. ve 3. maddelerinde belirtilen kurallara uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı Şirket vekili; kararı  temyiz etmiştir. 

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı şirketten alınmasına, 16.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Ekleme Tarihi: 9.10.2018 13:57:57.
Bu karar





Bu Kararla İlgili "Vatandaş Soruyor"daki Sorular



Yorumlar

Adınız Soyadınız:




Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.
www.hukukmedeniyeti.org


Okunacaklara Ekle

Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.




Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim