Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

Yargıtay 2. hukuk dairesi e:2016/4948, k:2016/13216



Bu içtihat henüz tasnif edilmemiştir.

T.C.
Yargıtay
2. Hukuk Dairesi


Esas No:2016/4948
Karar No:2016/13216
K. Tarihi:

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar ve kişisel ilişki düzenlemesi yönünden; davalı erkek tarafından ise, velayet düzenlemesi yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 11.01.2016 günü duruşmalı temyiz eden .... vekili Av. ... ile karşı taraf temyiz eden davalı ... ile vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının tüm, davacının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece; davacı kadının tarafların fiilen ayrılmasından sonra sürekli barışma girişimlerinin olduğu, davalıyla tekrar biraraya gelmek isteğini ortaya koyduğu, telefonda eşine evine dön, herşeye yeniden başlayalım, olanları unatalım, çocuğumuz var, bu evliliği bitirmek istemiyorum, bu benim ilk evliliğim diyerek 02/09/2011 tarihinde gerçekleşen fiziksel şiddet olayına kadar davalıdan kaynaklanan tüm kusurlu davranışlarını hukuken affettiği gerekçesiyle boşanmaya sebep olan olaylarda davacı kadının davalı erkeğe nazaran daha ziyade kusurlu olduğu kabul edilerek, davacının maddi ve manevi tazminat (TMK m.174/1-2) ile yoksulluk nafakası (TMK m.175) talepleri reddedilmiştir.
Mahkemece, davacı kadının eşi tarafından fiziksel şiddete maruz kaldığı 02.09.2011 tarihine kadar, evi terkeden davalı eşinin evine dönmesi yönünde yaptığı girişimler af olarak kabul edilmiş ise de, tarafların fiilen ayrılmalarından sonra davacı kadının evlilik birliğini devam ettirmek adına eşinin ortak konuta dönmesini istemesi ya da üçüncü kişilerden kendilerini barıştırmalarını istemesi; af iradesini kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya koyan başka olgu ve deliller bulunmadıkça, önceki olaylardan dolayı davacı kadının eşini affettiği anlamına gelmez.
Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davalı erkeğin eşine sürekli olarak ağır hakaretler ettiği, eşine fiziksel şiddet uyguladığı, ortak konutun kapısını tekmelediği, ortak konutu terkederek eşi ve çocuğu ile ilgilenmediği, çocuğu alsın bu evden ..ktirip gitsin, boşanma davası açsın, ergeç bu evden onu atacağım'' diyerek eşinin ortak konuttan gitmesini istediği, buna karşılık davacı kadının da eşine ağır hakaretler ettiği, eşinin önceki evliliğinden olan çocuklarını görmek istemediği, birlik görevlerini ihmal ettiği, eşini arkadaşlarının yanında ve işyerinde küçük düşürecek davranışlar sergilediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu olaylara göre boşanmaya sebep olan olaylarda davalı erkeğin davacı kadına nazaran ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Davalının kusurlu davranışları kadının kişilik haklarına saldırı teşkil edecek niteliktedir. Hal böyleyken, davacı kadın yararına tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m.4, TBK 50,51,52,58) dikkate alınarak uygun miktarda maddi ve manevi tazminata (TMK174/1-2) hükmedilmesi gerekirken, davacı kadının eşinin kusurlu davranışlarını affettiği gerekçesiyle yapılan hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde bu taleplerin reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK md.175) Yukarıda ki bentte açıklandığı üzere, boşanmaya sebep olan olaylarda davacı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, davacı yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için taktir olunan 1.350,00 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz ilam harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 136.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran davacıya geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.28.09.2016 (Çrş.)
Ekleme Tarihi: 7.7.2018 22:44:28.
Bu karar





Bu Kararla İlgili "Vatandaş Soruyor"daki Sorular



Yorumlar

Adınız Soyadınız:




Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.
www.hukukmedeniyeti.org


Okunacaklara Ekle

Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.




Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim