Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

Yargıtay 7. hukuk dairesi e:2016/7316, k:2016/12908



Bu içtihat henüz tasnif edilmemiştir.

T.C.
Yargıtay
7. Hukuk Dairesi


Esas No:2016/7316
Karar No:2016/12908
K. Tarihi:

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:


Davacı vekili, davacının yaklaşık 10 yıldır davalıya ait işyerinde kontrol teknisyeni olarak çalıştığını, ... isimli işçiyle tartıştığı, küfürlü, şiddet içerikli ve birbirlerine zarar verecek seviyede fiziksel müdahalede bulunduğu gerekçesiyle iş akdinin 25.02.2015 tarihinde feshedildiğini, olayı başlatan ve davacıya hakaret eden ve kasıtlı davranan işçinin ... olduğunu, yetersiz disiplin soruşturması ile davacının iş akdine son verilerek mağdur edildiğini belirterek feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklara karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ise, ... ve davacı arasında 20.02.2015 tarihinde araç otoparkında sözlü tartışma yaşandığını, olayın burada kapatılması gerekirken akabinde final kalite kontrol bölgesinde tartışmaya devam edildiği ve hatta işyeri çalışma kurallarını hiçe sayarak küfürlü, şiddet içerikli ve birbirine zarar verecek davranışlarda bulunmaları nedeniyle davacı ile birlikte ...'in de iş akdinin disiplin kurulu kararı ile tazminatsız sona erdirildiğini, TİS'nin de eki olan işyeri iç yönetmeliğinin 37/39. maddesinde işyerinde başkalarına karşı onur kırıcı davranışlarda bulunmak, hakaret ve kavga etmenin fesih sebebi olduğunu, feshin haklı nedene dayandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalı işveren tarafından davacı ile birlikte tartışmaya katılan diğer çalışanın iş sözleşmesi feshedilerek eşit davranıldığı savunulmuş ise de davacının tartışmaya sebebiyet vermemiş olması ve tartışmanın diğer çalışan tarafından başlatılıp devam ettirilmesi ve aktif olarak diğer çalışan tarafından davacıya saldırıldığı anlaşıldığından her iki işçinin aynı konumda olmadığı, bu nedenle aynı konumda olmayan işçilere aynı müeyyidenin uygulanmasının adil olmadığı, davacının eylemi diğer çalışanın sataşmasına yönelik ve saldırıyı önlemeye yönelik olduğundan ayrıca davacının işyerinde 10 yıllık kıdeminin bulunması ve çalışma süresince buna benzer disiplinsiz bir davranışının olmaması, işyeri kurallarına uyumlu ve verimli bir çalışan olduğu gerekçesiyle feshin geçersizliğine davacının işe iadesine karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması rizikosundan kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesih sebebi, işçinin kusurlu bir davranışını şart koşar.
İş Kanunu'nun 25'inci maddesinin II'nci bendinin (d) fıkrasına göre, işçinin işverene veya ailesine karşı şeref ve namusuna dokunacak sözler söylemesi veya davranışlarda bulunması ya da işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması veya işçinin işverene veya aile üyelerinden birine sataşması haklı fesih nedeni olarak sayılmıştır. Böyle durumlarda işçi, anayasanın 25 ve 26'ncı maddesi ile güvence altına alınmış düşünceyi açıklama özgürlüğüne dayanamaz. Buna karşılık işçinin bu ağırlıkta olmayan işveren aleyhine sarfettiği sözler çalışma düzenini bozacak nitelikte ise geçerli fesih nedeni sayılmalıdır. Sadece işverene karşı değil, işveren temsilcisine karşı yöneltilen ve haklı feshi gerektirecek ağırlıkta olmayan aleyhe sözler geçerli fesih nedeni sayılmalıdır. Bunun gibi, işçinin, işveren veya aile üyelerinden olmamakla birlikte, işverenin yakını olan veya işverenin yakın ilişkide bulunduğu veya başka bir işte ortağı olan kişilere hakaret ve sövgüde bulunması, bu kişilere asılsız bildirim ve isnatlar yapması özellikle işverenin şahsının önemli olduğu küçük işletmeler bakımından bu durum iş sözleşmesinin feshi için geçerli neden oluşturacaktır. İşçinin, işverenin başka bir işçisine sataşması 25/II, d hükmü uyarınca haklı fesih nedeni sayılmıştır. Sataşma niteliğinde olmadığı sürece, diğer işçilerle devamlı ve gereksiz tartışmaya girişmek, iş arkadaşları ile ciddi geçimsizlik göstermek geçerli fesih nedenidir.
İş Kanunu'nun 25'inci maddesi kapsamında değerlendirilecek ağır sözleri, işçi, işverenin veya vekilinin tahrikleri sonucu söylemesi, geçerli fesih nedeni sayılmalıdır. Yapıcı ve objektif ölçüler içerisinde belirli bir uzmanlık alanı ile ilgili eleştiri ya da işletmedeki bozukluk ya da uygunsuzluklara ilişkin eleştiri söz konusu olduğunda geçerli fesihten bahsedilemez.
Somut uyuşmazlıkta, davacının final kontrolde işi biten aracı temizlik ve kontrol işçilerinin ortak kullandığı alana parketmesi nedeniyle diğer işçi ... tarafından el kol hareketleriyle davacıya birşeyler söyleyip aracı oraya parketmemesini istediği, davacının da başka bir iş arkadaşının sen git demesi üzerine aracı biraz geri çekip kendi bölümüne gittiği, sonrasında ...'in davacının bulunduğu yere gelip bir daha aracı buraya koymayacaksın demesi üzerine davacının da dangalak dangalak konuşma nereye koyacağız dediği, ...'in ise cehennemin dibine koy, cehenmemin dibine şeklinde davacıya cevap verdiği ve davacının üzerine yürüdüğü, davacının da ...'i engellemek isterken boğazını sıktığı, ... gözlüğünün yüzünü çizmesine neden olduğu bu arada ... koyarım şeklinde küfrettiği, araya giren diğer işçiler tarafından ayrıldıkları, bu şekilde gelişen olayda her ne kadar tartışmayı başlatan davacı değilse de davacının eyleminin, saldırıyı engelleme ve meşru müdafaa sınırını aştığı, feshe konu olay nedeniyle tartışmayı başlatan diğer çalışanın da iş akdinin feshedildiği, göz önüne alındığında, davalı işyerindeki iş ilişkisinin olumsuz etkilendiği, çalışma barışının ve iş akışının bozulduğu, iş ilişkisinin sürdürülmesinin davalı işveren yönünden beklenemez hale geldiği, feshin geçerli nedene dayandığı anlaşıldığından, davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olmuştur.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1- Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davanın REDDİNE,
3- Alınması gereken 29,20 TL harçtan peşin yatırılan 27,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 1,50 TL harcın davacıdan alınarak ...'ye irat kaydına,
4- Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 131,70 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.800,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
7- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 08/06/2016 tarihinde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.










Ekleme Tarihi: 7.7.2018 22:42:36.
Bu karar





Bu Kararla İlgili "Vatandaş Soruyor"daki Sorular



Yorumlar

Adınız Soyadınız:




Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.
www.hukukmedeniyeti.org


Okunacaklara Ekle

Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.




Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim