Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

Yargıtay 22. hukuk dairesi e:2015/22661, k:2017/27817



Bu içtihat henüz tasnif edilmemiştir.

T.C.
Yargıtay
22. Hukuk Dairesi


Esas No:2015/22661
Karar No:2017/27817
K. Tarihi:

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 02.03.2010 tarihinde davalıya ait petrol istasyonunda pompacı olarak çalışmaya başladığını, 24.05.2012 tarihinde iş sözleşmesi işverence sözlü olarak feshedildiği halde, 31.05.2012 tarihinde devamsızlık sebebiyle fesih bildirimi yapıldığını, işyerinde 08.00-18.00, 18.00-08.00 saatlerinde iki vardiya esasına göre çalıştığını, son ücretinin 950 TL olduğunu, alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacağı ile birlikte diğer alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 10.04.2011 tarihinde çalışmaya başlayıp, 19.07.2011 tarihinde istifa ederek ayrıldığını, 02.08.2011 tarihinde yeniden çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin 04.06.2012 tarihinde devamsızlık nedeniyle haklı sebeple feshedildiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, işyerinde haftanın altı günü üçlü vardiya esasına göre çalışma yapıldığını, fazla çalışma yapıldığı takdirde karşılığının ödendiğini, yapılan ödemelerin ücret hesap pusulaları ve banka kayıtları ile sabit olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının ilk dönem çalışmasının sona erme şekli konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
1475 sayılı yasanın 14/2. maddesi, işçinin aynı işverene bağlı olarak bir ya da değişik işyerlerinde çalıştığı sürelerin kıdem hesabı yönünden birleştirileceğini hükme bağlamıştır. O halde kıdem tazminatına hak kazanmaya dair bir yıllık sürenin hesabında da işçinin daha önceki fasılalı çalışmaları dikkate alınır. Bununla birlikte, her bir fesih şeklinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde gerçekleşmesi hizmet birleştirmesi için gerekli bir koşuldur. İşçinin önceki çalışmaları sebebiyle kıdem tazminatı ödenmişse, aynı dönem için iki defa kıdem tazminatı ödenemeyeceğinden tasfiye edilen dönemin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması mümkün olmaz. Yine, istifa etmek suretiyle işyerinden ayrılan işçi kıdem tazminatına hak kazanmayacağından, istifa yoluyla sona eren önceki dönem çalışmaları kıdem tazminatı hesabında dikkate alınmaz. Ancak aynı işverene ait bir ya da değişik işyerlerinde çalışılan süre için kıdem tazminatı ödenmemişse, bu süre aynı işverende geçen sonraki hizmet süresine eklenerek son ücret üzerinden kıdem tazminatı hesaplanmalıdır. Zamanaşımı definin ileri sürülmesi halinde önceki çalışma sonrasında ara verilen dönem 10 yılı aşmışsa önceki hizmet bakımından kıdem tazminatı hesaplanması mümkün olmaz.
Dosya kapsamına göre davalı taraf, davacının 19.07.2011 tarihinde istifa ederek işten ayrıldığını savunmuş olup, dosyaya davacının imzasını taşıyan 19.07.2011 tarihli istifa dilekçesini sunmuştur. Söz konusu dilekçe ile ilgili olarak mahkemece herhangi bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Davacının aynı işverene bağlı olarak geçen hizmetlerinin birleştirilebilmesi için, her bir çalışma döneminin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermesi zorunlu bir koşul olduğundan, öncelikle davacı isticvap edilmek suretiyle, istifa dilekçesi ve dilekçede bulunan imza konusunda beyanı alınmalı, davacının beyanına göre tüm dosya kapsamı değerlendirilmek suretiyle varılacak sonuca göre kıdem tazminatı talebi ile ilgili olarak karar verilmelidir. Eksik inceleme ile karar verilmesi bozma sebebidir.
3-Davacının fazla çalışma alacağı bulunup bulunmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda, mahkemece kök bilirkişi raporuna itibar edilerek fazla çalışma alacağı hüküm altına alınmıştır. Bilirkişi raporunda, tanık beyanları doğrultusunda davacının fazla çalışma yaptığı değerlendirilerek, fazla çalışma alacağı hesaplanmış ise de, bu sonuca ulaşılırken dosyada mevcut ücret bordroları ile banka kayıtlarının dikkate alınmadığı anlaşılmaktadır. Bazı aylara ilişkin ücret bordrolarında fazla çalışma tahakkuku bulunmakta olup, banka kayıtlarına göre de davacıya bazı aylarda fazla çalışma ücreti ödendiği görülmektedir. Bordrolar imzasız ise de, bordrolarda yer alan tahakkuklar ile banka ödemelerinin karşılaştırıldıktan sonra bir sonuca varılması dosya kapsamına uygun düşecektir. Bilirkişi tarafından bordrolarda yazılı fazla çalışma miktarı ile banka yoluyla ödenen fazla çalışma miktarı karşılaştırılmak suretiyle, banka ile ödenen kısmın hesaplanan fazla çalışma alacağından mahsubu gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05/12/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.





Ekleme Tarihi: 7.7.2018 22:38:37.
Bu karar





Bu Kararla İlgili "Vatandaş Soruyor"daki Sorular



Yorumlar

Adınız Soyadınız:




Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.
www.hukukmedeniyeti.org


Okunacaklara Ekle

Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.




Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim