Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

Yargıtay 16. hukuk dairesi e:2015/15802, k:2017/8677

Düzenleyen:

Hukuk Medeniyeti


Özet:

Kadastro sırasında ....Köyü çalışma alanında bulunan temyiz konusu 193 ada 72, 266 ada 9, 280 ada 11, 265 ada 1 ve 3, 268 ada 3, 289 ada 6 ve 263 ada 20 parsel sayılı taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü olduğu belirtilmek suretiyle tarafların müşterek murisi .... adına, çekişmeli 193 ada 73 ve 263 ada 21 parsel sayılı taşınmazlar ise yine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Davacı ... satın alma, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli 289 ada 6 parsel sayılı taşınmazın müstakilen adına tescili, çekişmeli 193 ada 73 parselin bir bölümünün kendisine ait 193 ada 74 parsel sayılı taşınmaza dahil edilmesi, çekişmeli 263 ada 21 parsel sayılı taşınmazın ise yine bir bölümünün 263 ada 20 parsel sayılı taşınmaza eklenmesinden sonra 263 ada 20 parsel ile diğer tüm taşınmazların kendisi ve kardeşi Arif Sayar adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 193 ada 72, 266 ada 9, 280 ada 11, 265 ada 1 ve 3, 268 ada 3 ve 289 ada 6 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların 1/2 hissesinin davacı ... adına, kalan payların tespit gibi tescillerine, çekişmeli 263 ada 20 ve 21 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile, 02.07.2014 havale tarihli teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 180,37 metrekarelik bölümün 263 ada 21 parselden ifraz edilerek, 263 ada 20 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, 263 ada 20 parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesinin davacı ... adına, kalan payların tespit gibi tesciline, 263 ada 21 parselin kalan bölümünün tespit gibi tesciline, 02.07.2014 havale tarihli teknik bilirkişi raporunda yeşil kesik çizgilerle gösterilen 153,45 metrekarelik bölümün çekişmeli 193 ada 73 parselden ifraz edilerek, davacıya ait 193 ada 74 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle mevcut tespit malikleri adına tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir....

Taraf beyanlarına ve toplanan delillere göre çekişmeli 263 ada 20, 193 ada 72, 266 ada 9, 280 ada 11, 265 ada 1 ve 3, 268 ada 3 ve 289 ada 6 parsel sayılı taşınmazların öncesinde tarafların müşterek murisi....'a ait olduğu noktasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık bu taşınmazların yarısının davacı ...'a hibe edilip edilmediği, edilmiş ise zilyetliğin devredilip edilmediği, ayrıca 193 ada 73 ve 74 parseller ile 263 ada 20 ve 21 parseller arasındaki sınırın neresi olduğu hususlarına ilişkindir. Uyuşmazlık konusu olan bu hususlarda mahkemenin yaptığı araştırma ve inceleme aşağıda belirtilen nedenlerle yeterli değildir. Yapılan keşifte; tespit bilirkişilerinden ... mahalli bilirkişi olarak dinlenmiş, dava taşınmaza ilişkin olmasına rağmen bazı tanıklar taşınmaz başında dinlenmek yerine duruşmada dinlenmiş ve kadastro tespitine aykırı sonuçlara ulaşılmasına rağmen tüm tespit bilirkişileri dinlenmemiştir. Öte yandan; tapuya kayıtlı olmayan taşınmazlar menkul mal hükmünde olup menkul mallarda mülkiyetinin nakli için hukuki işlem yanında teslim olgusunun da gerçekleşmesi gerekir. Somut olayda; çekişmeli taşınmazlar tapusuz olduğundan taşınmazları hibe ve satış suretiyle edindiğini iddia eden davacının, taşınmazların zilyetliğinin kendisine devredildiğini de ispat etmesi gerekir. Mahkemece yapılan keşifte beyanına başvurulan mahalli bilirkişi ve tanıklardan, temyize konu 263 ada 20, 193 ada 72, 266 ada 9, 280 ada 11, 265 ada 1 ve 3, 268 ada 3 parsel ve 289 ada 6 parsel sayılı taşınmazların yarısının muris tarafından 1972 tarihli senet ile davacı ...'a hibe edilip edilmediği, edilmiş ise zilyetliğin devredilip edilmediği, çekişmeli 193 ada 73 parsel ile dava dışı 193 ada 74 parsel arasındaki fen bilirkişi tarafından A harfi ile gösterilen 180,37 metrekarelik bölüm ile 263 ada 20 ve 21 parsel sayılı taşınmazlar arasındaki fen bilirkişi raporunda yeşil kesik çizgilerle gösterilen 153,45 metrekarelik bölümde kimin zilyet olduğu hususları sorulmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için, taşınmazlar başında yeniden fen bilirkişisi, yaşlı, tarafsız ve çekişmeli taşınmazları iyi bilen mahalli bilirkişiler, taraf tanıkları, tüm tespit bilirkişileri ve davacıların dayandığı 1.5.1972 tarihli senette adı geçen senet tanıklarının katılımı ile keşif yapılmalı, mahalli bilirkişi ve tanıklara 193 ada 73 ve 74 parseller ile 263 ada 20 ve 21 parseller arasındaki sınırın neresi olduğu, taşınmazlar arasında sınıra ilişkin sabit işaretler bulunup bulunmadığı, ihtilaf konusu bölümlerde kimin ne zamandan beri ne şekilde zilyet olduğu, muris Feyzullah'tan kaldığı sabit olan çekişmeli 263 ada 20, 193 ada 72, 266 ada 9, 280 ada 11, 265 ada 1 ve 3, 268 ada 3 ve 289 ada 6 parsel sayılı taşınmazların yarısının muris tarafından 1972 tarihli senet ile davacı ...'a hibe edilip edilmediği, edilmiş ise zilyetliğin devredilip edilmediği, muris Feyzullah'ın ölümüne kadar ve ölümünden sonra çekişmeli taşınmazlarda kimin hangi nedenlerle ne şekilde zilyet olduğu, zilyetliğin ne kadar sürdüğü, senet tanıklarından ise; aslı bulunamayan 1972 tarihli senet içeriğinin doğru olup olmadığı, doğru ise hibe ile birlikte zilyetliğin devredilip edilmediği hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanların çelişmesi halinde yüzleştirme yapılmak suretiyle, tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde ise tüm tespit bilirkişileri dinlenilerek çelişkiler giderilmeye çalışılmalı, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalılara iadesine, 08.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....


T.C.
Yargıtay
16. Hukuk Dairesi


Esas No:2015/15802
Karar No:2017/8677
K. Tarihi:8.12.2017



MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ


Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında ....Köyü çalışma alanında bulunan temyiz konusu 193 ada 72, 266 ada 9, 280 ada 11, 265 ada 1 ve 3, 268 ada 3, 289 ada 6 ve 263 ada 20 parsel sayılı taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü olduğu belirtilmek suretiyle tarafların müşterek murisi .... adına, çekişmeli 193 ada 73 ve 263 ada 21 parsel sayılı taşınmazlar ise yine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Davacı ... satın alma, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli 289 ada 6 parsel sayılı taşınmazın müstakilen adına tescili, çekişmeli 193 ada 73 parselin bir bölümünün kendisine ait 193 ada 74 parsel sayılı taşınmaza dahil edilmesi, çekişmeli 263 ada 21 parsel sayılı taşınmazın ise yine bir bölümünün 263 ada 20 parsel sayılı taşınmaza eklenmesinden sonra 263 ada 20 parsel ile diğer tüm taşınmazların kendisi ve kardeşi Arif Sayar adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 193 ada 72, 266 ada 9, 280 ada 11, 265 ada 1 ve 3, 268 ada 3 ve 289 ada 6 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların 1/2 hissesinin davacı ... adına, kalan payların tespit gibi tescillerine, çekişmeli 263 ada 20 ve 21 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile, 02.07.2014 havale tarihli teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 180,37 metrekarelik bölümün 263 ada 21 parselden ifraz edilerek, 263 ada 20 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, 263 ada 20 parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesinin davacı ... adına, kalan payların tespit gibi tesciline, 263 ada 21 parselin kalan bölümünün tespit gibi tesciline, 02.07.2014 havale tarihli teknik bilirkişi raporunda yeşil kesik çizgilerle gösterilen 153,45 metrekarelik bölümün çekişmeli 193 ada 73 parselden ifraz edilerek, davacıya ait 193 ada 74 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle mevcut tespit malikleri adına tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; kadastro tespitine itiraz ilişkindir. Davacı ..., kendisine ait 193 ada 74 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün davalı ... ve müşterekleri adına tespit edilen 193 ada 73 parsel sayılı taşınmaz içinde ölçüldüğü, yapılan tespitin hatalı olduğu, kendisine ait bölümün ayrılarak 193 ada 74 parsele eklenmesi, yine davalı ... ve müşterekleri adına tespit edilen 263 ada 21 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün müşterek muris Feyzullah Falay adına tespit edilen 263 ada 20 parsel sayılı taşınmaza dahil olması gerektiği, 263 ada 21 parselin bir bölümünün 263 ada 20 parsel sayılı taşınmaza eklenmesinden sonra 263 ada 20 parsel ile 193 ada 72, 266 ada 9, 280 ada 11, 265 ada 1 ve 3, 268 ada 3 parsel sayılı taşınmazları, taşınmazların önceki maliki olan tarafların müşterek murisi Feyzulah Falay'ın 1.5.1972 tarihli senet ile kendisi ve kardeşi Arif Sayar'a hibe etmiş olması ve zilyetliğin de kendilerinde olması nedeniyle bu parsellerin 1/2'şer hisse ile kendisi ve kardeşi Arif adına tescili, muris....'ın yine maliki olduğu 289 ada 6 parsel sayılı taşınmazı ise kendisine satıp zilyetliğini devretmiş olması nedeniyle bu taşınmazın da müstakilen adına tescili istemiyle dava açmıştır. Davalılardan ..., davacının satın alma ve hibe ile bir kısım taşınmazlar arasındaki sınırın hatalı belirlendiği yönündeki iddialarının doğru olmadığını, müşterek muris ....adına tespit edilen taşınmazların tamamının muris tarafından ölene kadar kullanıldığını, murisin ölümünden sonra mirasçıları tarafından kullanılmaya devam edildiğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, çekişmeli 289 ada 6 parsel sayılı taşınmazın da hibe senedi kapsamında olduğu ve davacının iddialarının sabit olduğu kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Taraf beyanlarına ve toplanan delillere göre çekişmeli 263 ada 20, 193 ada 72, 266 ada 9, 280 ada 11, 265 ada 1 ve 3, 268 ada 3 ve 289 ada 6 parsel sayılı taşınmazların öncesinde tarafların müşterek murisi....'a ait olduğu noktasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık bu taşınmazların yarısının davacı ...'a hibe edilip edilmediği, edilmiş ise zilyetliğin devredilip edilmediği, ayrıca 193 ada 73 ve 74 parseller ile 263 ada 20 ve 21 parseller arasındaki sınırın neresi olduğu hususlarına ilişkindir. Uyuşmazlık konusu olan bu hususlarda mahkemenin yaptığı araştırma ve inceleme aşağıda belirtilen nedenlerle yeterli değildir. Yapılan keşifte; tespit bilirkişilerinden ... mahalli bilirkişi olarak dinlenmiş, dava taşınmaza ilişkin olmasına rağmen bazı tanıklar taşınmaz başında dinlenmek yerine duruşmada dinlenmiş ve kadastro tespitine aykırı sonuçlara ulaşılmasına rağmen tüm tespit bilirkişileri dinlenmemiştir. Öte yandan; tapuya kayıtlı olmayan taşınmazlar menkul mal hükmünde olup menkul mallarda mülkiyetinin nakli için hukuki işlem yanında teslim olgusunun da gerçekleşmesi gerekir. Somut olayda; çekişmeli taşınmazlar tapusuz olduğundan taşınmazları hibe ve satış suretiyle edindiğini iddia eden davacının, taşınmazların zilyetliğinin kendisine devredildiğini de ispat etmesi gerekir. Mahkemece yapılan keşifte beyanına başvurulan mahalli bilirkişi ve tanıklardan, temyize konu 263 ada 20, 193 ada 72, 266 ada 9, 280 ada 11, 265 ada 1 ve 3, 268 ada 3 parsel ve 289 ada 6 parsel sayılı taşınmazların yarısının muris tarafından 1972 tarihli senet ile davacı ...'a hibe edilip edilmediği, edilmiş ise zilyetliğin devredilip edilmediği, çekişmeli 193 ada 73 parsel ile dava dışı 193 ada 74 parsel arasındaki fen bilirkişi tarafından A harfi ile gösterilen 180,37 metrekarelik bölüm ile 263 ada 20 ve 21 parsel sayılı taşınmazlar arasındaki fen bilirkişi raporunda yeşil kesik çizgilerle gösterilen 153,45 metrekarelik bölümde kimin zilyet olduğu hususları sorulmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için, taşınmazlar başında yeniden fen bilirkişisi, yaşlı, tarafsız ve çekişmeli taşınmazları iyi bilen mahalli bilirkişiler, taraf tanıkları, tüm tespit bilirkişileri ve davacıların dayandığı 1.5.1972 tarihli senette adı geçen senet tanıklarının katılımı ile keşif yapılmalı, mahalli bilirkişi ve tanıklara 193 ada 73 ve 74 parseller ile 263 ada 20 ve 21 parseller arasındaki sınırın neresi olduğu, taşınmazlar arasında sınıra ilişkin sabit işaretler bulunup bulunmadığı, ihtilaf konusu bölümlerde kimin ne zamandan beri ne şekilde zilyet olduğu, muris Feyzullah'tan kaldığı sabit olan çekişmeli 263 ada 20, 193 ada 72, 266 ada 9, 280 ada 11, 265 ada 1 ve 3, 268 ada 3 ve 289 ada 6 parsel sayılı taşınmazların yarısının muris tarafından 1972 tarihli senet ile davacı ...'a hibe edilip edilmediği, edilmiş ise zilyetliğin devredilip edilmediği, muris Feyzullah'ın ölümüne kadar ve ölümünden sonra çekişmeli taşınmazlarda kimin hangi nedenlerle ne şekilde zilyet olduğu, zilyetliğin ne kadar sürdüğü, senet tanıklarından ise; aslı bulunamayan 1972 tarihli senet içeriğinin doğru olup olmadığı, doğru ise hibe ile birlikte zilyetliğin devredilip edilmediği hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanların çelişmesi halinde yüzleştirme yapılmak suretiyle, tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde ise tüm tespit bilirkişileri dinlenilerek çelişkiler giderilmeye çalışılmalı, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalılara iadesine, 08.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.













Ekleme Tarihi: 4.3.2018 21:50:22.
Bu karar





Bu Kararla İlgili "Vatandaş Soruyor"daki Sorular



Yorumlar

Adınız Soyadınız:




Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.
www.hukukmedeniyeti.org


Okunacaklara Ekle

Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.




Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim