Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

Danıştay 15.daire e:2014/5416, k:2017/2683


Özet:

Dava dosyasının ve Nurettin Köyü'ne ilişkin açılan diğer dava dosyalarının birlikte incelenmesinden, davacı tarafından 1993 yılında Malazgirt İlçesi, Nurettin Köyü'nde ikamet ettiği ev ve eklentilerinin eşyası ile birlikte ateşe verilerek yakıldığından bahisle 5233 sayılı Kanun kapsamında zararlarının tazmini istemiyle Zarar Tespit Komisyonuna başvurulduğu, dava konusu işlemle Türkiye Büyük Millet Meclisi Doğu Ve Güneydoğu Anadolu'da Boşaltılan Yerleşim Birimleri Nedeniyle Göç Eden Yurttaşlarımızın Sorunlarının Araştırılarak Alınması Gereken Tedbirlerin Tespit Edilmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu raporunda bahse konu köyün ismine rastlanmadığı ve diğer nedenlerle Nurettin Köyü'nün terör ya da terörle mücadeleden dolayı boşalmadığı/boşaltılmadığı tespiti ile keşif yapılmasına gerek görülmediği ve davacının evinin yakılması olayının Komisyonca tespit edilemediği, davacının da herhangi bir delil sunamadığından bahisle tazminat talebininin reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır....

Tüm bu bilgiler ve dava dosyalarındaki bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Muş ili, Malazgirt ilçesi, Nuretin Köyü'nün boşalmış olup olmadığının ve boşaltılmışsa hangi dönemlerde boşaltıldığının incelenerek ve davacının evi ve eklentilerinin yakıldığı iddiasıyla ilgili olarak da tazmini gereken bir zararının bulunup bulunmadığının detaylı bir inceleme ve araştırma yapılarak ve gerekirse Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkındaki Yönetmelik'in 11. maddesinde öngörülen usule uygun bir şekilde Nurettin Köyü'nde keşif icra edilerek ortaya konması ve davacının bir zararı var ise, uğranılan zararın karşılanmasına karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir....


T.C.
Danıştay
15. Daire


Esas No:2014/5416
Karar No:2017/2683
K. Tarihi:18.5.2017

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONBEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2014/5416
Karar No : 2017/2683


Temyiz Eden (Davalı) :

Karşı Taraf(Davacı) :
Vekili :
İstemin Özeti : Van 2. İdare Mahkemesi'nin 13/09/2013 tarih ve E:2012/388; K:2013/1217 sayılı kararının hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile idare mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.


TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesi'nce, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, dosyadaki belgeler incelenerek gereği görüşüldü:
Dava; davacının, ikamet ettiği Muş İli, Malazgirt İlçesi, Nurettin Köyü'nden terör olayları nedeniyle göç etmek zorunda kaldığından bahisle mal varlığına ulaşamaması, taşınır ve taşınmaz mallarının zarara uğraması nedeniyle uğradığı ileri sürülen zararların tazmini istemiyle 5233 sayılı Kanun uyarınca yapılan başvurunun reddine ilişkin 27/10/2011 tarih ve 2011/1-1818 sayılı 1 No.'lu Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Van 2. İdare Mahkemesince; Muş ili, Malazgirt ilçesi, Nuretin Köyü'nün Olağanüstü Hal Bürosunun 04.08.1997 gün ve DS.VI/1-518 sayılı Boşalan Köyler konulu TBMM Araştırma Komisyonu Başkanlığı'na yazılan yazı ve eklerinde boşalan köy olarak gözüktüğü, anılan tarihlerde köy okulunun kapalı olduğu, bu bilgilere göre Nurettin köyünün boşalmış/boşaltılmış olduğunun kabulü gerektiği, aksi yönde bir bilgi ve belgenin davalı idarece ortaya konulamadığı açık olup, köyün boşalmadığından bahisle 5233 sayılı Yasa kapsamındaki başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde bu nedenle hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Davalı idare tarafından mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenip bozulması istenilmektedir.
5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un Amaç başlıklı 1. maddesinde; Bu Kanun'un amacının, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemek olduğu, Kapsam başlıklı 2.maddesinde; bu Kanunun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsadığı, 7. maddesinde ise; hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar; yaralanma, sakatlanma ve ölüm hallerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri; terörle

mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddi zararların, bu Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla idarece ödeneceği kurala bağlanmıştır.
Anılan Kanun hükümlerine göre, bir yerleşim yerinde asgari güvenlik düzeyinin gerçekleştirilmiş olmasına ve bu yerde köy korucuları ile bunların aileleri dışındaki diğer köy halkının yaşamasına karşın, yerleşim yerinde yaşayan kişilerin bir kısmının güvenlik kaygısı nedeniyle yerleşim yerini terk etmeleri sonucunda uğranıldığı ileri sürülen maddi zararın idarece karşılanmasına olanak bulunmamaktadır.
Dava dosyasının ve Nurettin Köyü'ne ilişkin açılan diğer dava dosyalarının birlikte incelenmesinden, davacı tarafından 1993 yılında Malazgirt İlçesi, Nurettin Köyü'nde ikamet ettiği ev ve eklentilerinin eşyası ile birlikte ateşe verilerek yakıldığından bahisle 5233 sayılı Kanun kapsamında zararlarının tazmini istemiyle Zarar Tespit Komisyonuna başvurulduğu, dava konusu işlemle Türkiye Büyük Millet Meclisi Doğu Ve Güneydoğu Anadolu'da Boşaltılan Yerleşim Birimleri Nedeniyle Göç Eden Yurttaşlarımızın Sorunlarının Araştırılarak Alınması Gereken Tedbirlerin Tespit Edilmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu raporunda bahse konu köyün ismine rastlanmadığı ve diğer nedenlerle Nurettin Köyü'nün terör ya da terörle mücadeleden dolayı boşalmadığı/boşaltılmadığı tespiti ile keşif yapılmasına gerek görülmediği ve davacının evinin yakılması olayının Komisyonca tespit edilemediği, davacının da herhangi bir delil sunamadığından bahisle tazminat talebininin reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından yapılan başvurunun köyün boşaltılmasından çok, evinin 1993 yılında ateşe verilerek yakılması nedeniyle oluşan zarara ilişkin olduğu, münferit olaya dair davalı idarece bir araştırma ya da keşif yapılmadığı görülmekte olup, Nurettin Köyü'ne ilişkin başvurularda münferit ev ve eklenti yakma iddialarına ilişkin olarak İlçe Jandarma Komutanlığına yazı ile terör olayına maruz kalıp kalmadığının sorulmak suretiyle belirleme yapıldığı ancak yeterli inceleme yapılmaksızın köyün boşaltılmadığı gerekçesiyle başvurunun reddedildiği anlaşılmaktadır.
Nurettin Köyü korucularının Nurettin Köyü'ndeki ev yakılması olaylarından sorumlu oldukları iddiası ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne açılan 31847/96 başvuru numaralı Kemal Güven - Türkiye davası ve 31848/96 başvuru numaralı Cemal ve Nurhayat Güven-Türkiye davalarının 22/05/2001 tarihli kararlarında Devletimizin davacılara 10.000 İngiliz Sterlini ödemeyi teklif etmesi üzerine dostane çözüm sonucu davanın düşürülmesine karar verildiği; 31849-96 başvuru numaralı İşçi-Türkiye davasında Devletimizin davacıya 15.000 İngiliz Sterlini ödemeyi teklif etmesi üzerine 25/09/2001 tarihli karar ile dostane çözüm sonucu davanın düşürülmesine karar verildiği; 26973/95 başvuru numaralı Yöyler - Türkiye davasında, 24/07/2003 tarihli karar ile maddi zarar için 25,000 Euro, manevi zarar için 14,500 Euro ödenmesine karar verildiği; yine Nurettin Köyü korucularının Malazgirt ilçesi, Dirimpınar Köyü'ndeki evlerini ateşe vermek suretiyle yaktıkları iddiasıyla açılan 31890/96 başvuru numaralı Kınay ve Kınay-Türkiye davasında ise Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin davanın dostane çözüme kavuşturulması çerçevesinde, başvuranlara 59.000 Euro ödemeyi kabul ettiği ve Başvuranların davasındaki yetersizliklerin ve eylemlerin Sözleşmenin 8 ve 13. maddelerinin ve 1 No'lu Protokolün 1. maddesinin ve verilen zararın ve duygusal acıların Sözleşmenin 3.maddesinin ihlalini oluşturduğu kabul edilmektedir. Hükümetimiz, bu maddelerle korunan hakların güvence altına alınmasını sağlamak üzere uygun talimatları vereceğini ve gereken tüm önlemleri alacağını ve gelecekte bu talimatlara riayet edileceğini taahhüt etmektedir. Bu bağlamda, bu başvuruya benzer şartlar taşıyan davaların daha etkili soruşturulması amacıyla yeni hukuki ve idari düzenlemeler getirildiği kaydedilmektedir. maddesini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne bildirmesi üzerine Mahkeme'nin 26/11/2002 tarihli kararıyla dostane çözüm sonucu davanın düşürülmesine karar verildiği görülmüştür.
43854/98 Başvuru numaralı Soylu Türkiye davasında ise Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin 15/02/2007 tarihli kararıyla, başvuranın evinin yakıldığı veya köyünden güvenlik güçleri tarafından zorla çıkarıldığını gerekli kanıt standardına ulaşacak şekilde tespit edemediği ve başvuranın köyüne dönüşünün yetkililer tarafından engellendiği yönündeki iddiasını destekleyen herhangi bir bilgi veya delil sağlamamış olduğunundan başvurunun reddine karar verilmiştir.

Ayrıca Olağanüstü Hal Bürosu'nun 04/08/1997 tarih ve DS.VI/1-518 sayılı Boşalan Köyler konulu TBMM Araştırma Komisyonu Başkanlığı'na yazılan yazı ve eklerinde Nurettin Köyü'nün Nisan 1994 tarihinden itibaren boşaldığı, köylülerin Balıkesir ili, Bandırma ilçesine yerleştiği, nüfus sayısının 2017 iken boşalmadan sonra 819 kişiye düştüğü, oturulabilecek 85 konutun olduğu, 130 konutun ise tahrip olduğunun belirtildiği bu hususa ilişkin olarak davalı idarenin bir araştırma yapıp yapmadığı hususunda, davalı idarece herhangi bir belge ve bilgi sunulamadığı, yine Nurettin Köyü'nde 1993-1994 tarihleri arasında mevcut okulun kapalı olduğu, diğer tarihlerde ise eğitim-öğretimin devam ettiği, davalı idarenin 1993-1994 yıllarında köydeki okulun kapalı olmasına yönelik bir gerekçe ortaya koyamadığı, soyut olarak terör kaynaklı olarak kapanmadığının belirtildiği, köyde yer alan Sağlık Evinin 1990-2000 yılları arası personel eksikliği nedeniyle faaliyet göstermediği, 1993 yılında iki köylüye ait evin terör örgütü tarafından yakıldığı görülmüştür.
Tüm bu bilgiler ve dava dosyalarındaki bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Muş ili, Malazgirt ilçesi, Nuretin Köyü'nün boşalmış olup olmadığının ve boşaltılmışsa hangi dönemlerde boşaltıldığının incelenerek ve davacının evi ve eklentilerinin yakıldığı iddiasıyla ilgili olarak da tazmini gereken bir zararının bulunup bulunmadığının detaylı bir inceleme ve araştırma yapılarak ve gerekirse Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkındaki Yönetmelik'in 11. maddesinde öngörülen usule uygun bir şekilde Nurettin Köyü'nde keşif icra edilerek ortaya konması ve davacının bir zararı var ise, uğranılan zararın karşılanmasına karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Buna göre, dava konusu işlemin iptali yönünde verilen İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; temyiz isteminin reddine, Van 2. İdare Mahkemesi'nin 13/09/2013 tarih ve E:2012/388, K:2013/1217 sayılı kararının yukarıda açıklanan gerekçe ile ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 2577 sayılı Kanunun 18.06.2014 gün ve 6545 sayılı Kanunla eklenen Geçici 8. maddesinin 1. fıkrası ve 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Başkan

Üye

Üye

Üye

Üye













Ekleme Tarihi: 18.2.2018 17:32:42.
Bu karar





Bu Kararla İlgili "Vatandaş Soruyor"daki Sorular



Yorumlar

Adınız Soyadınız:




Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.
www.hukukmedeniyeti.org


Okunacaklara Ekle

Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.




Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim