Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

Danıştay 13.daire e:2017/439, k:2017/1617


Özet:

Dava; Kurul onayı olmaksızın bağımsız denetim sözleşmesinin feshedilmesi ve mali tablolar ile denetim raporunun süresi içinde Kurul'a gönderilmemesi sebebiyle ... Yönetim Kurulu üyesi olan davacıya ...-TL idari para cezası verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesi'nce; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 28.02.2013 tarih ve E:2008/728, K:2013/717 sayılı bozma kararına uyularak, aracı kurum olarak sermaye piyasası işlemleri yapan şirketlerce ve bunların yöneticilerince Sermaye Piyasası Kanunu'na aykırı davranışta bulunulduğunun yapılan inceleme sonucu tespit edilmesi üzerine Sermaye Piyasası Kurulu'nca Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğu ve Cumhuriyet Başsavcılığınca ilgili mahkemede kamu davası açıldığı, ancak yargılama devam ederken Sermaye Piyasası Kanunu'nda değişiklik yapan 4487 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girmesi sonucu mahkemelerce görevsizlik kararı verilerek, dosyaların karar verilmek üzere Sermaye Piyasası Kurulu Başkanlığı'na gönderildiği, öte yandan Yargıtay tarafından da temyiz incelemesi süren dava dosyalarında, yine 4487 sayılı Yasa'ya göre değerlendirilme yapılmak üzere yerel mahkeme kararlarının bozulduğu, bu durum gözetilerek Sermaye Piyasası Kurulu'nca, aracı kurum olan davacı şirkete dava konusu idari para cezasının verildiği, uyuşmazlığın 2499 sayılı Yasa'nın 47/B-5. maddesinin yürürlükte olduğu tarihte gerçekleşen davacı eylemlerine, anılan Yasa'ya 4487 sayılı Yasa ile eklenen 47/A maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin olduğu, olayda, 2499 sayılı Yasanın 47. maddesinin (B) bendinin yürürlükte olduğu tarihte gerçekleşen ve adli cezayı gerektiren eylemlerin karşılığının yasada yapılan değişiklikle idari ceza olarak öngörüldüğü, 2499 sayılı Yasanın 47. maddesinin (B) bendinin yürürlükte olduğu tarihte gerçekleşen ve iptali istenilen idari para cezasına esas alınan eylemlerin yasada değişikliğin yapıldığı 18.12.1999 tarihinden sonra da suç niteliği taşıdığında kuşku bulunmadığı, davacının, işlendiği tarih itibariyle suç niteliği taşıyan eylemlerine ağır para veya hapis cezası öngören yasal düzenlemenin 4487 sayılı yasayla yürürlükten kaldırılarak, eylemin suç olmaktan çıkarılmadığı, sadece bu suça karşılık verilecek cezanın niteliği ve bu cezayı verecek makamın belirlendiği, diğer yandan, hukukta genel olarak yasaların yürürlüğe girdiği tarihten sonra geleceğe yönelik olarak uygulanma alanı bulan metinler olduğu, dava konusu işleme neden olarak gösterilen davacı eylemlerinin, 4487 sayılı Yasanın yürürlük tarihi olan 18.12.1999 tarihinden önce işlenmiş olmakla birlikte, 4487 sayılı Yasa ile anılan eylemler nedeniyle davalı Sermaye Piyasası Kurulu'na idari para cezası uygulama yetkisi verildiğinden, bu tarihten itibaren geleceğe yönelik olarak idari para cezası uygulanma olanağı bulunduğu, davacının suç olan ve mevcut belgelerle sabit olan eylemi nedeniyle davaya konu kararın alındığı tarihte yürürlükte olan yasal düzenleme gereğince adına para cezası verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karar davacı tarafından temyiz edilmiştir....


T.C.
Danıştay
13. Daire


Esas No:2017/439
Karar No:2017/1617
K. Tarihi:24.5.2017

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2017/439
Karar No:2017/1617

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) :
Vekili : ....
Karşı Taraf (Davalı ) : Sermaye Piyasası Kurulu
Eskişehir Yolu, 8.km, No:156 - ANKARA
Vekili : ...
İstemin Özeti : Ankara 7. İdare Mahkemesi'nin 21.10.2016 tarih ve E:2016/709, K:2016/3636 sayılı kararının; idari işleme konu eylemin suç olmaktan çıkarıldığı, suç olarak değil ancak idari kurallara aykırılık olarak nitelendirilebileceği, idari cezanın adli cezaya nazaran failin lehine olduğunun kabul edilemeyeceği, 4487 sayılı Yasa ile getirilen idari para cezalarının Kanun'un yürürlük maddesinde yayım tarihinde yürürlüğe gireceğinin öngörüldüğü, önceki tarihli dava konusu işleme konu eylemler için uygulanmasının mümkün olmadığı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hâkimi ...un Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
Dava; Kurul onayı olmaksızın bağımsız denetim sözleşmesinin feshedilmesi ve mali tablolar ile denetim raporunun süresi içinde Kurul'a gönderilmemesi sebebiyle ... Yönetim Kurulu üyesi olan davacıya ...-TL idari para cezası verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesi'nce; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 28.02.2013 tarih ve E:2008/728, K:2013/717 sayılı bozma kararına uyularak, aracı kurum olarak sermaye piyasası işlemleri yapan şirketlerce ve bunların yöneticilerince Sermaye Piyasası Kanunu'na aykırı davranışta bulunulduğunun yapılan inceleme sonucu tespit edilmesi üzerine Sermaye Piyasası Kurulu'nca Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğu ve Cumhuriyet Başsavcılığınca ilgili mahkemede kamu davası açıldığı, ancak yargılama devam ederken Sermaye Piyasası Kanunu'nda değişiklik yapan 4487 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girmesi sonucu mahkemelerce görevsizlik kararı verilerek, dosyaların karar verilmek üzere Sermaye Piyasası Kurulu Başkanlığı'na gönderildiği, öte yandan Yargıtay tarafından da temyiz incelemesi süren dava dosyalarında, yine 4487 sayılı Yasa'ya göre değerlendirilme yapılmak üzere yerel mahkeme kararlarının bozulduğu, bu durum gözetilerek Sermaye Piyasası Kurulu'nca, aracı kurum olan davacı şirkete dava konusu idari para cezasının verildiği, uyuşmazlığın 2499 sayılı Yasa'nın 47/B-5. maddesinin yürürlükte olduğu tarihte gerçekleşen davacı eylemlerine, anılan Yasa'ya 4487 sayılı Yasa ile eklenen 47/A maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin olduğu, olayda, 2499 sayılı Yasanın 47. maddesinin (B) bendinin yürürlükte olduğu tarihte gerçekleşen ve adli cezayı gerektiren eylemlerin karşılığının yasada yapılan değişiklikle idari ceza olarak öngörüldüğü, 2499 sayılı Yasanın 47. maddesinin (B) bendinin yürürlükte olduğu tarihte gerçekleşen ve iptali istenilen idari para cezasına esas alınan eylemlerin yasada değişikliğin yapıldığı 18.12.1999 tarihinden sonra da suç niteliği taşıdığında kuşku bulunmadığı, davacının, işlendiği tarih itibariyle suç niteliği taşıyan eylemlerine ağır para veya hapis cezası öngören yasal düzenlemenin 4487 sayılı yasayla yürürlükten kaldırılarak, eylemin suç olmaktan çıkarılmadığı, sadece bu suça karşılık verilecek cezanın niteliği ve bu cezayı verecek makamın belirlendiği, diğer yandan, hukukta genel olarak yasaların yürürlüğe girdiği tarihten sonra geleceğe yönelik olarak uygulanma alanı bulan metinler olduğu, dava konusu işleme neden olarak gösterilen davacı eylemlerinin, 4487 sayılı Yasanın yürürlük tarihi olan 18.12.1999 tarihinden önce işlenmiş olmakla birlikte, 4487 sayılı Yasa ile anılan eylemler nedeniyle davalı Sermaye Piyasası Kurulu'na idari para cezası uygulama yetkisi verildiğinden, bu tarihten itibaren geleceğe yönelik olarak idari para cezası uygulanma olanağı bulunduğu, davacının suç olan ve mevcut belgelerle sabit olan eylemi nedeniyle davaya konu kararın alındığı tarihte yürürlükte olan yasal düzenleme gereğince adına para cezası verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki temyize konu Ankara 7. İdare Mahkemesi'nin 21/10/2016 tarih ve E:2016/709, K:2016/3636 sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, temyiz istemi yerinde görülmeyerek anılan Mahkeme kararının ONANMASINA; temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, kullanılmayan 51,70.-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 24.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Başkan

Üye

Üye

Üye

Üye
Ekleme Tarihi: 18.2.2018 17:32:02.
Bu karar





Bu Kararla İlgili "Vatandaş Soruyor"daki Sorular



Yorumlar

Adınız Soyadınız:




Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.
www.hukukmedeniyeti.org


Okunacaklara Ekle

Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.




Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim