Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

Yargıtay 6. ceza dairesi e:2015/4484, k:2017/2282

Düzenleyen:

Hukuk Medeniyeti


Özet:

Sanık ... savunmanı tarafından verilen temyiz dilekçesi 08.04.2014 tarihinde havale edilmiş ise de; Uyap kayıtları incelendiğinde; dilekçenin 07.04.2014 tarihinde sisteme kaydedildiğinin anlaşılması karşısında, temyizin süresinde olduğu kabul edilerek tebliğnamedeki düşünceye iştirak olunmamıştır....

Sanık ...'nın yakınan ...'a yönelik yağma suçunun yakınandan senedin alınması ile tamamlandığı düşünülmeden TCK'nın 35/2. maddesi uygulanarak eksik cezaya hükmedilmesi (iddianamedeki 3. olay); yakınanlar ... ve ...'e yönelik yağmaya kalkışma suçunun, 5237 sayılı TCK'nın 149/1. maddesinin (c ve d) bentlerine aykırı biçimde birden fazla kişi ile birlikte ve iş yerinde işlenmesine karşın, aynı Kanun'un 61. maddesi uyarınca, temel ceza belirlenirken, (d) bendinin değerlendirilmeye esas alınmaması ve alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması, suçun işlenmesine doğrudan katılan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 37. maddesi yerine 39. maddesiyle hüküm kurulması (iddianamedeki 6. olay) karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140-2015/85 sayılı iptal kararının TCK'nın 53. maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmüştür....

1-Antalya 12. Noterliği'nce düzenlenen 01.03.2012 günlü vekaletname ile katılan ... tarafından sanık ...'a Antalya İli Elmalı İlçesi ... Mahallesi ... ada .... parsel sayılı taşınmaz ile aynı ilçede bulunan suça konu .. Köyü ... parsel sayılı taşınmazların satışı konusunda vekalet verildiği, .. Tapu Sicil Müdürlüğü'nün 23.07.2012 gün ve .... yevmiye numaralı işlemi ile ... parsel sayılı taşınmazın ...'a vekaleten ... tarafından ...'a vekaleten ...'a satıldığı, dava dışı ... ada ... parsel sayılı taşınmazın ise Elmalı Tapu Sicil Müdürlüğü'nün 24.08.2012 gün ve 3796 yevmiye nolu işlemi ile ...'a vekaleten ... tarafından ... ... satıldığı, böylece katılan ...'dan alınan aynı vekaletname ile sanık ...'ın katılana ait iki adet taşınmazının satışını gerçekleştirdiği, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... ... 509 parsel sayılı taşınmazın satışında dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiası ile Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 05.08.2013 gün ve 2013/1331-93 sayılı kamu davasının açıldığı; dosya arasında bulunan Elmalı Ağır Ceza Mahkemesi'nin 28.12.2016 gün ve 2016/136 sayılı yazısında sanıklar ... ve... hakkında Şüpheli ...'ın, yaşlılığı ve okuma yazma bilmemesinden dolayı köyde yalnız yaşayan ...'dan hile ile genel vekaletname aldığı ve bu vekaletnameye istinaden ...'a ait -Burdur Ağır Ceza Mahkemesinde yargılaması yapılan - ... köyündeki taşınmazı birlikte hareket ettiği kişiler ile ortak hareket edip ...'ın zararına olacak şekilde 23.07.2012 tarihinde satıp fayda sağladıkları, şüpheli ...'ın, aynı vekaletnameye istinaden durumdan haberdar ettiği diğer şüpheli ... ... ...'a ait ... Mahallesinde bulunan taşınmazı 24.08.2012 tarihinde ...'ın zararına olacak şekilde değerin aşağısında bir fiyata satıp birlikte yarar sağladıkları, şüpheli ...'ın, ...'a karşı eyleminin zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık suçunu, şüpheli...n eyleminin, nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, ancak şüpheli ... hakkında Burdur Ağır Ceza Mahkemesince dolandırıcılık suçundan verilmiş bir karar bulunması sebebiyle şüpheli ... hakkında sadece zincirleme suç hükümlerinden dolayı kamu davası açılması gerektiği iddiası ile Elmalı Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 27.07.2016 gün ve 2016/457-56 sayılı davanın açıldığının belirtildiğinin anlaşılması karşısında; mükerrer yargılama yapılmaması ve infazda duraksama yaşanmaması için Elmalı Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/136 esas sayılı dosyasının akıbeti araştırılarak olanaklı ise bu dosya ile birleştirilmesi, olanaklı değil ise, denetime olanak sağlaması açısından dosyanın onaylı sureti dosya içerisine konulduktan sonra kanıtların bir bütün halinde değerlendirilmesi ve sonucuna göre, suçun vasfı ile sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi zorunluluğu, ...


T.C.
Yargıtay
6. Ceza Dairesi


Esas No:2015/4484
Karar No:2017/2282
K. Tarihi:

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma, yağmaya kalkışma, şantaj, tehdit, dolandırıcılık, tefeciliğe kalkışma, 6136 sayılı Yasaya aykırılık, suç işlemek için örgüt kurmak, yönetmek, üye olmak, örgüte yardım etmek
HÜKÜM : Mahkumiyet, Beraat

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Katılan Hazine vekilinin 02.04.2014 tarihli temyiz dilekçesinde, Davacı; dolandırıcılık ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarına yer verilip, Temyiz nedenleri kısmında ise, Her nekadar kamu davasında vaki suçun işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanıkların beraatine karar verilmişse de bizce Yasanın ilgili maddesinde belirtilen tüm suçlardan dolayı sanıkların cezalandırılması gerekirdi. Çünkü suçların unsurlarının oluşmadığını kabul etmek mümkün değildir. Eksik inceleme ve hatalı değerlendirme neticesi verilen yerel mahkeme kararını temyiz etme gereği doğmuştur denildikten sonra sonuç ve istem bölümünde de, Gerek yukarıda belirttiğimiz nedenlerle ve gerekse de inceleme sırasında göreceği sair sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesi nin talep edildiği, temyiz dilekçesinin içeriği ve dikkate alındığından temyiz davasının dolandırıcılık suçundan mahkumiyet ve suç işlemek amacı ile örgüt kurma suçları verilen beraat kararı ile sınırlı olduğu anlaşılıp kabul edilmiştir. Hazine vekilinin 02.06.2017 tarihli dilekçesinde sanık ... yönünden temyizden vazgeçtiklerini açıkça bildirdiği de ayrıca dikkate alınarak yapılan incelemede;
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ...'nun üzerine atılı dolandırıcılık (iddianamedeki 2. olay); tüm sanıkların üzerine atılı suç işlemek amacı ile örgüt kurma, bu örgüte üye olma ve yardım etme suçlarının mahiyetine göre, doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan, bu nedenle söz konusu hükümleri temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılan Hazinenin, aynı nedenlerle sanıklar ... ve ...'ın üzerine atılı suç işlemek amacı ile kurulan örgüte üye olma suçlarından dolayı katılan ... vekilinin bu suçlardan kurulan hükümlere ilişkin temyiz itirazlarının 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,

Sanık ... savunmanı tarafından verilen temyiz dilekçesi 08.04.2014 tarihinde havale edilmiş ise de; Uyap kayıtları incelendiğinde; dilekçenin 07.04.2014 tarihinde sisteme kaydedildiğinin anlaşılması karşısında, temyizin süresinde olduğu kabul edilerek tebliğnamedeki düşünceye iştirak olunmamıştır.

I-Sanık ... hakkında yağmaya kalkışma (iddianamedeki 3. olay); sanıklar ... ve ... hakkında yağmaya kalkışma (iddianamedeki 6. olay); sanık ... hakkında suç işlemek amacı ile örgüt kurma, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacı ile kurulan örgüte üye olma, sanık ... hakkında bu örgüte yardım etme suçundan kurulan hükümlerin incelemesinde;

Sanık ...'nın yakınan ...'a yönelik yağma suçunun yakınandan senedin alınması ile tamamlandığı düşünülmeden TCK'nın 35/2. maddesi uygulanarak eksik cezaya hükmedilmesi (iddianamedeki 3. olay); yakınanlar ... ve ...'e yönelik yağmaya kalkışma suçunun, 5237 sayılı TCK'nın 149/1. maddesinin (c ve d) bentlerine aykırı biçimde birden fazla kişi ile birlikte ve iş yerinde işlenmesine karşın, aynı Kanun'un 61. maddesi uyarınca, temel ceza belirlenirken, (d) bendinin değerlendirilmeye esas alınmaması ve alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması, suçun işlenmesine doğrudan katılan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 37. maddesi yerine 39. maddesiyle hüküm kurulması (iddianamedeki 6. olay) karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140-2015/85 sayılı iptal kararının TCK'nın 53. maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanıklar ... ve .... savunmanları ile katılan ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında yağma ve şantaj, sanık ... hakkında yağma, sanık ... hakkında şantaj (İddianamede 1. olay); sanık ... hakkında tehdit (iddianamedeki 3. olay); sanıklar ... ve ... hakkında tefeciliğe kalkışma (iddianamedeki 4. olay); sanık ... hakkında yağmaya kalkışma (iddianamedeki 6. olay); sanık ... hakkında yağma (iddianamedeki 7. olay); sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçlarından kurulan hükümlerin incelemesine gelince;

Tefeciliğe kalkışma suçunun işlenmesine doğrudan katılan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 37. maddesi yerine 39. maddesiyle hüküm kurulması (iddianamedeki 4. olay), yakınan ... ve ...'e yönelik yağmaya kalkışma suçunun, 5237 sayılı TCK'nın 149/1. maddesinin (c ve d) bentlerine aykırı biçimde birden fazla kişi ile birlikte ve iş yerinde işlenmesine karşın, aynı Kanun'un 61. maddesi uyarınca, temel ceza belirlenirken, (d) bendinin değerlendirilmeye esas alınmaması ve alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması (iddianamedeki 6. olay), aralarında hukuki ilişki bulunmadığı halde sanık ...'nin yakınan ...'ın ...'a olan borcunu tehdit yolu ile aldığı olayda, yakınan ...'ın borçlu olduğu ...'ın ... alacağım yoktur, benim karşılanacak zararım yoktur şeklindeki beyanına yanlış anlam verildiği, ...'a yönelik yağma suçunu işleyen sanık ...'nin etkin pişmanlık iradesi ile hareket ettiğine dair kanıt bulunmaması nedeniyle, hakkında koşulları bulunmadığı halde 5237 sayılı TCK'nın 168/3. maddesi ile indirim yapılarak eksik ceza tayini (iddianamedeki 7. olay) karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140-2015/85 sayılı iptal kararının TCK'nın 53. maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmüş,

Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanıkların tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-Sanıklar ... ve ... hakkında (iddianamedeki 1. olay) TCK'nın 149/1-c, 168/3, 62. maddelerinin uygulanması sırasında sonuç cezanın, hesap hatası yapılarak 4 yıl 2 ay yerine, 4 yıl 2 ay 20 gün olarak belirlenmesi suretiyle fazla cezaya hükmolunması,

2-Sanık ...'nin adli sicil kaydında gözüken ve mükerrirlik uygulamasına esas alınan hükümlülüğünün kesin nitelikte olduğu gözetilmeden, karar tarihinde yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 305/son maddesine aykırı davranılması,

3-28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesinde; Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir. şeklinde düzenleme yapıldığı dikkate alındığında, sanıklar ... ve ... hakkında şantaj, sanıklar ... ve ... hakkında tefeciliğe kalkışma, sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükümlülük kararlarında; hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi durumunda, hapse çevrilemeyeceğinde yasal zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar... ve ...'nun iddianamedeki 1. olaya konu olan yağma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 149/1-c, 168/3, 62. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay 20 gün hapis olarak belirlenen cezalarının 4 yıl 2 ay hapis cezasına indirilmesi, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine ve sanık ... hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımların çıkarılması suretiyle, eleştiri dışında, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

III-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında dolandırıcılık (iddianamedeki 2. olay) suçundan kurulan hükümlerin incelemesine gelince;.
1-Antalya 12. Noterliği'nce düzenlenen 01.03.2012 günlü vekaletname ile katılan ... tarafından sanık ...'a Antalya İli Elmalı İlçesi ... Mahallesi ... ada .... parsel sayılı taşınmaz ile aynı ilçede bulunan suça konu .. Köyü ... parsel sayılı taşınmazların satışı konusunda vekalet verildiği, .. Tapu Sicil Müdürlüğü'nün 23.07.2012 gün ve .... yevmiye numaralı işlemi ile ... parsel sayılı taşınmazın ...'a vekaleten ... tarafından ...'a vekaleten ...'a satıldığı, dava dışı ... ada ... parsel sayılı taşınmazın ise Elmalı Tapu Sicil Müdürlüğü'nün 24.08.2012 gün ve 3796 yevmiye nolu işlemi ile ...'a vekaleten ... tarafından ... ... satıldığı, böylece katılan ...'dan alınan aynı vekaletname ile sanık ...'ın katılana ait iki adet taşınmazının satışını gerçekleştirdiği, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... ... 509 parsel sayılı taşınmazın satışında dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiası ile Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 05.08.2013 gün ve 2013/1331-93 sayılı kamu davasının açıldığı; dosya arasında bulunan Elmalı Ağır Ceza Mahkemesi'nin 28.12.2016 gün ve 2016/136 sayılı yazısında sanıklar ... ve... hakkında Şüpheli ...'ın, yaşlılığı ve okuma yazma bilmemesinden dolayı köyde yalnız yaşayan ...'dan hile ile genel vekaletname aldığı ve bu vekaletnameye istinaden ...'a ait -Burdur Ağır Ceza Mahkemesinde yargılaması yapılan - ... köyündeki taşınmazı birlikte hareket ettiği kişiler ile ortak hareket edip ...'ın zararına olacak şekilde 23.07.2012 tarihinde satıp fayda sağladıkları, şüpheli ...'ın, aynı vekaletnameye istinaden durumdan haberdar ettiği diğer şüpheli ... ... ...'a ait ... Mahallesinde bulunan taşınmazı 24.08.2012 tarihinde ...'ın zararına olacak şekilde değerin aşağısında bir fiyata satıp birlikte yarar sağladıkları, şüpheli ...'ın, ...'a karşı eyleminin zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık suçunu, şüpheli...n eyleminin, nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, ancak şüpheli ... hakkında Burdur Ağır Ceza Mahkemesince dolandırıcılık suçundan verilmiş bir karar bulunması sebebiyle şüpheli ... hakkında sadece zincirleme suç hükümlerinden dolayı kamu davası açılması gerektiği iddiası ile Elmalı Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 27.07.2016 gün ve 2016/457-56 sayılı davanın açıldığının belirtildiğinin anlaşılması karşısında; mükerrer yargılama yapılmaması ve infazda duraksama yaşanmaması için Elmalı Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/136 esas sayılı dosyasının akıbeti araştırılarak olanaklı ise bu dosya ile birleştirilmesi, olanaklı değil ise, denetime olanak sağlaması açısından dosyanın onaylı sureti dosya içerisine konulduktan sonra kanıtların bir bütün halinde değerlendirilmesi ve sonucuna göre, suçun vasfı ile sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi zorunluluğu,

2-Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanıklara yüklenen TCK'nın 157/1. maddesindeki dolandırıcılık suçunun, 24.11.2016 tarihinde kabul edilen 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi gereğince uzlaşma kapsamında kaldığı gözetilerek, taraflara usulünce uzlaşma önerisinde bulunularak sonucuna göre yeniden değerlendirilmesi lüzumu,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanları, sanıklar ..., ... ve ... ile katılan ... vekilinin temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu kısmının açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.






Ekleme Tarihi: 4.1.2018 03:21:40.
Bu karar





Bu Kararla İlgili "Vatandaş Soruyor"daki Sorular



Yorumlar

Adınız Soyadınız:




Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.
www.hukukmedeniyeti.org


Okunacaklara Ekle

Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.




Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim