Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

Yargıtay 11. hukuk dairesi e:2015/14742, k:2017/2534

Düzenleyen:

Hukuk Medeniyeti



T.C.
Yargıtay
11. Hukuk Dairesi


Esas No:2015/14742
Karar No:2017/2534
K. Tarihi:

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 22.05.2015 tarih ve 2014/230-2015/129 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı tarafından müvekkilinin sigorta poliçeleri gereğince prim borcu olduğundan bahisle 1.317,62 TL üzerinden başlatılan icra takibinin kesinleştiğini, ancak müvekkilinin davalı ile sigorta sözleşmesi yapmadığını, icra dosyasındaki poliçelerde müvekkilinin imzasının olmadığını ileri sürerek müvekkilinin söz konusu icra dosyasında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının adına kayıtlı aracın sigorta poliçelerinin düzenlendiğini, bir kısım sigorta priminin davacı tarafından ödendiğini, ancak defaten talep edilmesine rağmen geri kalan kısmının ödenmediğini, müvekkilinin sigorta şirketine olan sorumluluğu ve poliçenin iptal edilmemesi için poliçe bedelini sigorta şirketine ödemek zorunda kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; hayatın olağan akışı içinde sigorta acentesinin müşterinin rızası dışında sigorta primlerini kendi hesabından ödemesinin muhtemel görünmediği, davacının sessiz kalmasının yapılan ödemelere karşı çıkmadığı anlamına geldiği ve poliçe kapsamında meydana gelen hasarların davacıya ödendiği, bu durumda davacının sebepsiz zenginleşme içinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiş, mahkemece, 22.05.2015 tarihli ek karar ile verilen kararın miktar itibariyle kesin olduğu ve ayrıca temyiz süresinin de geçirildiği gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Ek kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı vekilinin asıl kararı temyizi süresinde ise de, miktar itibariyle temyiz sınırının altında olmasına göre davacı vekilinin ek karara yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan ek kararın ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 24,00 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, 02.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.






Ekleme Tarihi: 4.1.2018 03:21:00.
Bu karar





Bu Kararla İlgili "Vatandaş Soruyor"daki Sorular



Yorumlar

Adınız Soyadınız:




Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.
www.hukukmedeniyeti.org


Okunacaklara Ekle

Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.




Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim