Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

Başlıksız içtihat




T.C.
Danıştay
7. Daire


Esas No:1992/8380
Karar No:1994/0
K. Tarihi:

" Temyiz İsteminde Bulunan : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü

Karşı Taraf : ...

Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : 1988 yılında veraset yoluyla intikal eden menkul ve gayrimenkuller için varislerce veraset ve intikal vergisi beyannamesi verildikten sonra, ilk beyan sırasında ibraz edilen miras taksim sözleşmesine göre hibe yapıldığından bahisle, murisin eşi olan yükümlü adına salınan kusur cezalı veraset ve intikal vergisini; 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 1 nci maddesinde Türkiye Cumhuriyeti tabiyetinde bulunan şahıslara ait mallar ile Türkiye'de bulunan malların veraset tarikiyle veya herhangi bir suretle olursa olsun ivazsız bir tarzda bir şahıstan diğer şahsa intikalinin veraset ve intikal vergisine tabi olduğu. 2 nci maddesinin (d) bendinde, ivazsız intikal tabirinin, hibe yoluyla veya herhangi bir tarzda olan ivazsız iktisapları ifade edeceği. 5 nci maddesinde veraset ve intikal vergisinin mükellefinin, veraset tarikiyle veya ivazsız bir tarzda mal iktisap eden şahıs olduğu. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 19 uncu maddesinde de vergi alacağının vergi kanunlarının vergiye bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğacağı hükmünün yer aldığı, dosya içeriğinden ... 'in 10.4.1988 tarihinde ölümü üzerine kanuni mirasçılar olarak tespit edilen müteveffanın karısı ve kardeşi arasında düzenlenen 6.5.1988 tarihli miras taksim sözleşmesi hükümlerine göre terekenin paylaşıldığının, bu sözleşme uyarınca müştereken verilen veraset ve intikal vergisi beyannamesiyle beyan olunan değerlere ilişkin tahakkukun miras taksim sözleşmesi ile paylaşılan şekle göre yapılması istenildiği halde, idarece veraset ilamında belirtilen hisse nispetlerine göre yapıldığının anlaşıldığı, 743 sayılı Medeni Kanunun 583 ncü ve takip eden maddelerinde; kanuni mirasçıların gerek kendi aralarında, gerekse mansup mirasçılarla birlikte mirası aynı kaidelere göre taksim edebilecekleri belirtildiğinden, kanuni mirasçıların kendi aralarında ve kendi rızalarıyla düzenledikleri sözleşmeye göre mirası paylaşma hakkının kanunen mevcut olduğu olayda, vergilendirme işleminden önce miras taksim edildiğinden, yukarıya alınan 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 1,2/d ve 5 inci maddelerinde yazılı ivazsız iktisabın gerçekleşmediği, 213 sayılı Kanunun 19 uncu maddesine göre de vergi alacağı doğmadığından, taksim sonucu fiilen taksim edilen değerlerin yükümlü lehine gerçekleşen kısmının bağış olarak vergilendirilmesinde isabet görülmediği, kaldı ki, intikal eden tüm terekeye ilişkin veraset ve intikal vergisi tahakkukunun veraset ilamındaki hisselere göre yapılmış olması nedeniyle veraset sebebiyle ödenecek toplam verginin noksan olduğunun da düşünülemeyeceği gerekçesiyle kaldıran İzmir 1. Vergi Mahkemesinin 22.10.1991 gün ve E:1989/709; K:1991/917 sayılı kararının; 7338 sayılı Kanunun 2. maddesinin (d) bendi uyarınca yapılan tarhiyatın yerinde olduğu ve aynen onanması gerektiği ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Tetkik Hakimi Mukaddes Araş'ın Düşüncesi :Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı Yuva Ertan'ın Düşüncesi : İleri sürülen bozma nedenleri,

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1 numaralı bendinde öngörülen nedenlerden hiçbirisine girmediğinden, temyiz isteğinin reddi ile hukuka ve usul hükümlerine uygun bulunan vergi mahkemesi kararının onanması gerekeceği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddine, kararın onamasına 5.12.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.

www.hukukmedeniyeti.org

Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.
Ekleme Tarihi: 15.9.2017 19:24:12.
Bu karar

Yorumlar


www.hukukmedeniyeti.org

Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.


Okunacaklara Ekle





Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim