Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

Başlıksız içtihat




T.C.
Danıştay
15. Daire


Esas No:2015/10234
Karar No:2016/553
K. Tarihi:

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONBEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2015/10234
Karar No : 2016/553

Karar Düzeltme İsteminde Bulunan (Davacı) :
Vekili :


Karşı Taraf (Davalı) :
Vekili
(Aynı yerde)
İstemin Özeti :Dairemizin 20/02/2015 tarih ve E:2012/1431; K:2015/1002 sayılı kararının, hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek düzeltilmesi istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi :
Düşüncesi : Karar düzeltme isteminin kabulüyle, İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onbeşinci Dairesi'nce, karar düzeltme dilekçesinde ileri sürülen hususlar Dairemizin 20/02/2015 tarih ve E:2012/1431; K:2015/1002 sayılı kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görüldüğünden, karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin anılan kararı kaldırılarak temyiz istemi yeniden incelenmek suretiyle işin gereği görüşüldü:
Dava; davacının 21/01/1994 tarihinde, Mardin İli, Nusaybin İlçesi'nde silahla vurularak yaralanması nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü zararın tazmini istemiyle yaptığı başvurunun kısmen reddine ilişkin işlemin iptali ile uğradığı ileri sürülen maddi ve manevi zararlarının tazmini istemiyle açılmıştır.
Mardin İdare Mahkemesi'nce; her ne kadar iptal kararının uygulanmasını teminen, davacıya tazminat önerilmesi cihetine gidilmiş ise de, Mahkemece verilen 03/07/2009 tarih ve E:2007/1889 sayılı iptal kararının Danıştay Onbeşinci Dairesi tarafından bozulması ve davacının PKK terör örgütü sempatizanı olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının anılan yasa kapsamında tazmini gerekli maddi ve manevi her hangi bir zararının bulunmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek anılan İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanunun “Kapsam” başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasında; bu Kanunun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsadığı, “Karşılanacak Zararlar” başlıklı 7. maddesinde; bu Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla karşılanacak zararların; a) Hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar, b)Yaralanma, sakatlanma ve ölüm hâllerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri,c) Terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddî zararları kapsadığı, “Zararın Tespiti” başlıklı 8. maddesinde; 7. maddede belirtilen zararların, zarar görenin beyanı, adlî, idarî ve askerî mercilerdeki bilgi ve belgeler göz önünde tutularak olayın oluş şekli ve zarar görenin aldığı tedbirlere göre, zarar görenin varsa kusur veya ihmalinin de göz önünde bulundurulması suretiyle, hakkaniyete ve günün ekonomik koşullarına uygun biçimde komisyon tarafından doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığı ile belirleneceği, “Yaralanma, Sakatlanma Ve Ölüm Hâllerinde Yapılacak Ödemeler” başlıklı 9. maddesinde; yaralanma, sakatlanma ve ölüm hâllerinde (7000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan miktarın; a) Yaralananlara altı katı tutarını geçmemek üzere yaralanma derecesine göre, b) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından üçüncü derece olarak tespit edilenlere dört katından yirmidört katı tutarına kadar, c) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından ikinci derece olarak tespit edilenlere yirmibeş katından kırksekiz katı tutarına kadar, d) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından birinci derece olarak tespit edilenlere kırkdokuz katından yetmişiki katı tutarına kadar nakdî ödeme yapılacağı, nakdî ödemenin tespitine esas tutulacak miktarın, ödeme yapılmasına ilişkin valinin veya Bakanın onayı tarihinde geçerli gösterge ve katsayı rakamları esas alınarak belirleneceği kurala bağlanmıştır.
Dosyanın ve Dairemizin E:2011/7003 sayılı dosyasının birlikte incelenmesinden; davacının 21/01/1994 tarihinde Mardin İli, Nusaybin İlçesi'nde silahla vurularak yaralanması nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü zararın tazmini istemiyle başvuru yaptığı, başvurusunun reddi üzerine açılan davada Mardin İdare Mahkemesi'nin 27/06/2008 tarih ve E:2007/1733, K:2008/1210 sayılı kararı ile başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi üzerine, davacının başvurusunun yeniden değerlendirilerek, Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı'nın 11/03/2011 tarih ve 2011/4-3724-1 sayılı kararı ile davacıya 6.928,00-TL ödenmesine karar verildiği, anılan işlemin iptali ile maddi ve manevi zararlarının tazmini istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Temyiz istemine konu Mahkeme kararı ile, davacının başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle ilk açılan davanın, Dairemizce bozulduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş ise de, Mahkemece hükme esas alınan Mardin İdare Mahkemesi'nin 03/07/2009 tarih ve E:2007/1889 sayılı kararın bozulmasına ilişkin Dairemizin 22/06/2011 tarih ve E:2011/11 sayılı kararının davacıya ilişkin olmadığı, Sinan Yılmaz isimli başka bir davacıya ait olduğu anlaşılmıştır.
Ayrıca; davacının başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada Mardin İdare Mahkemesi'nin 27/06/2008 tarih ve E:2007/1733, K:2008/1210 sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararın, Dairemizin 10/09/2015 tarih ve E:2011/7003, K:2015/4948 sayılı kararı ile onandığı da görülmektedir.
Bu durumda, Mahkemece sehven davacıya ait olmayan Dairemizin 22/06/2011 tarih ve E:2011/11 sayılı kararı hükme esas alınmak suretiyle, davanın reddi yolunda karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin kabulü ile, Mardin İdare Mahkemesi'nin 20/10/2011 tarih ve E:2011/834; K:2011/2184 sayılı kararının BOZULMASINA, dosyanın, yeniden bir karar verilmek üzere adı geçen mahkemeye gönderilmesine, 04/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Başkan Vekili

Üye

Üye

Üye








www.hukukmedeniyeti.org

Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.
Ekleme Tarihi: 13.9.2017 13:12:57.
Bu karar

Yorumlar


www.hukukmedeniyeti.org

Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.


Okunacaklara Ekle





Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim