Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

Kira sözleşmesi-kira bedelinin çekle ödenmesi-kira sözleşmesine kefaletin geçerliliği


Özet:

Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.08.2014 başlangıç tarihli ve 2 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 01.08.2014 tarihli olmakla, 6098 Sayılı TBK.nun yürürlüğe girmesinden sonra imzalanmıştır. Bu nedenle kefaletin şartlarının 6098 Sayılı Yasa hükümlerine göre belirlenmesi gerekir. TBK.nun kefalet sözleşmesinde şekil şartını düzenleyen 583.maddesi “Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.” hükmünü içermektedir. Taraflar arasındaki kira sözleşmesinde kefilin sorumlu olduğu azami miktar ve kefalet tarihine ilişkin el yazısı ile yazılmış bir ibare bulunmamaktadır. Bu durumda TBK.nun 583.maddesinde belirtilen şekil şartlarına uyulmadan yapılan kefalet sözleşmesi geçersiz olduğundan, mahkemece davalı kefil İlke Yer Kaplamaları Mobilya ve Tekstil Ürünleri Pazarlama A.Ş. hakkındaki davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kefil hakkında da itirazın kaldırılmasına karar verilmesi doğru değildir. 

Fıkra:Tümü-0

T.C.
Yargıtay
8. Hukuk Dairesi


Esas No:2017/2095
Karar No:2017/7610
K. Tarihi:


MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı alacaklı 01.08.2014 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 02.10.2015 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 2015 yılı Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim ayları kira alacağı ile muaccel hale gelen 2015 yılı Kasım ayından 2016 yılı Temmuz ayına kadarki kira alacağı toplamı 470.998,00 TL kira alacağının işlemiş faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçlu kiracıya 09.10.2015 tarihinde, diğer davalı borçlu kefile 07.10.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu kiracı 08.10.2015 tarihli itiraz dilekçesinde, alacaklı tarafa kira sözleşmesinden kaynaklı herhangi bir borçlarının bulunmadığını bildirerek dosyadaki borca, faize ve ferilerine itiraz etmiştir. Davalı borçlu kefil vekili 12.10.2015 tarihli itiraz dilekçesinde, müvekkiline örnek 13 ödeme emri gönderilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflarınca ödeme emrinin iptali istemi ile şikayet yoluna başvurduklarını kefalet sözleşmesinin kanunun aradığı şekil şartlarına uygun olarak yapılmadığını, bu nedenle kefaletin geçersiz olduğunu, sözleşmedeki muaccceliyet şartını da kabul etmediklerini, müvekkilinin hiçbir borcu bulunmadığını bildirerek icra takibine, borca, faize, borcun fer’ilerine itiraz etmiş davacı alacaklı İcra Mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, çek ödemesinin kira bedeline karşılık verilip verilmediği ispatlanamadığından kabulünün söz konusu olmayacağı ve davacı alacaklı tarafından yapılan bir kısım ödemelerin kabul edildiği, kabul edilen miktarların mahsubu ile bakiye 276.031,50 TL üzerinden takibin devamına, davalı kefilin itirazı yönünden; sözleşmenin 10.maddesinde kiracının borçlarından müştereken müteselsilen ve kira sözleşmesinin uzayan dönemlerinde de sorumlu olacağının kararlaştırılması nedeni ile itirazın kaldırılması gerektiği, talep edilen aylara ilişkin 30 günlük yasal sürede de herhangi bir ödeme yapılmadığından temerrüdün oluştuğu gerekçesiyle kiralananın tahliyesine karar verilmiş, karar davalı kefil ve davalı kiracı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemlerine ilişkindir.
1-Davalı kiracı vekilinin temyiz itirazları yönünden;
Davalı kiracı şirket vekili Av. ... 31.12.2015 tarihinde verdiği temyiz dilekçesi ile İcra Mahkemesi'nin kararını temyiz etmiş ise de, dosyanın Dairemizde temyiz incelemesi aşamasında bulunduğu sırada, davalı vekili tarafından yetki belgesi verilen Av. ...’ın 29.02.2016 havale tarihli dilekçe ile temyizden feragat ettiğini bildirdiği, dava dosyasında mevcut ... 36. Noterliğinin 04.09.2015 tarih ve 30213 yevmiye nolu vekâletnamelerinde temyizden feragate yetkili kılınmış olduğu anlaşılmakla; vaki feragati nedeniyle davalı kiracı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı kefil vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.08.2014 başlangıç tarihli ve 2 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 01.08.2014 tarihli olmakla, 6098 Sayılı TBK.nun yürürlüğe girmesinden sonra imzalanmıştır. Bu nedenle kefaletin şartlarının 6098 Sayılı Yasa hükümlerine göre belirlenmesi gerekir. TBK.nun kefalet sözleşmesinde şekil şartını düzenleyen 583.maddesi “Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.” hükmünü içermektedir. Taraflar arasındaki kira sözleşmesinde kefilin sorumlu olduğu azami miktar ve kefalet tarihine ilişkin el yazısı ile yazılmış bir ibare bulunmamaktadır. Bu durumda TBK.nun 583.maddesinde belirtilen şekil şartlarına uyulmadan yapılan kefalet sözleşmesi geçersiz olduğundan, mahkemece davalı kefil İlke Yer Kaplamaları Mobilya ve Tekstil Ürünleri Pazarlama A.Ş. hakkındaki davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kefil hakkında da itirazın kaldırılmasına karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı kiracı vekilinin temyiz dilekçesinin vaki feragat nedeniyle REDDİNE, 2 nolu bentte yazılı nedenle davalı kefil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'na 6217 Sayılı Kanun'la eklenen Geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK'nun 428 ve İİK'nun 366. maddesi uyarınca kararın kefil yönünden BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 23/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
www.hukukmedeniyeti.org

Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.
Ekleme Tarihi: 2.8.2017 19:34:40.
Bu karar

Yorumlar


www.hukukmedeniyeti.org

Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.


Okunacaklara Ekle





Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim