Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

Taşınmaz - miras payı - mahalli bilirkişi - keşif - kök muris - karar harcı - tescil kararı - icra - oranı


Özet:



Mahkemece, çekişmeli taşınmazın muris N.G. geldiği ve mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediği, davacının da miras payının bulunduğu kabul edilmek sureti ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Davacı taraf, çekişmeli taşınmazların kök muris Nazif’ten intikal olup taksim edilmediği kendisinin de miras payının bulunduğunu iddia etmiş, davalı taraf ise 1985 tarihli senetle taşınmazların muris tarafından kendilerine bağışlandığını savunmuştur. Çekişmeli taşınmazların müşterek muris Nazif’ten kaldığı taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazların muris tarafından davalılara bağışlanıp bağışlanmadığı, zilyetliğin davalılara devredilip devredilmediği noktasında toplanmaktadır. Ne var ki mahkemece bu husus açıklığa kavuşturulmamış, 1985 tarihli hibe senedinin çekişmeli taşınmazları kapsayıp kapsamadığı üzerinde durulmamıştır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen mahalli bilirkişiler, taraf tanıkları ve fen bilirkişi huzuru ile yeniden keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında davalıların dayandığı 1985 tarihli hibe senedi mahalli bilirkişi ve tanıklar aracılığı ile yöntemince uygulanmalı, çekişmeli taşınmazları kapsayıp kapsamadığı belirlenmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve tarafların delil listelerinde isimleri yazılı tüm tanıklar ayrı ayrı dinlenilip bu şahıslardan; zilyetliğin davalılara devredilip devredilmediği, kimin ne zamandan beri ne şekilde kullandığı, taşınmazlarda zilyet olanların zilyetliğinin tereke adına olup olmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, fen bilirkişisinden keşfi takibe imkan verir rapor alınmalı, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de davacının davasının miras payı oranında kabulüne karar verilmesi gerekirken, tüm mirasçılar adına tescil kararı verilmesi dahi isabetsiz olup, davalılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine,...

Fıkra:Tümü-0

T.C.
Yargıtay
16. Hukuk Dairesi


Esas No:2014/15559
Karar No:2014/16462
K. Tarihi:30.12.2014


MAHKEMESİ : BARTIN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/05/2014
NUMARASI : 2013/55-2014/245

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu ....Mahallesi çalışma alanında bulunan 256 ada 4, 264 ada 17, 285 ada 4, 286 ada 1, 287 ada 2 ve 292 ada 2 parsel sayılı 7.489.36, 2.317.04, 2.309.21, 1.045.16, 1.494.69 ve 2.763.02 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle verasete iştirak halinde A.. G.., F. G., S.. G.. ve Z.. G.. adlarına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı H.. Ö.., miras yoluyla gelen hakka dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile çekişmeli tapu kayıtlarının iptali ile isim ve payları belirtilmek suretiyle N. G. mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar Z.. G.. ile A.. G.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın muris N.G. geldiği ve mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediği, davacının da miras payının bulunduğu kabul edilmek sureti ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Davacı taraf, çekişmeli taşınmazların kök muris Nazif’ten intikal olup taksim edilmediği kendisinin de miras payının bulunduğunu iddia etmiş, davalı taraf ise 1985 tarihli senetle taşınmazların muris tarafından kendilerine bağışlandığını savunmuştur. Çekişmeli taşınmazların müşterek muris Nazif’ten kaldığı taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazların muris tarafından davalılara bağışlanıp bağışlanmadığı, zilyetliğin davalılara devredilip devredilmediği noktasında toplanmaktadır. Ne var ki mahkemece bu husus açıklığa kavuşturulmamış, 1985 tarihli hibe senedinin çekişmeli taşınmazları kapsayıp kapsamadığı üzerinde durulmamıştır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen mahalli bilirkişiler, taraf tanıkları ve fen bilirkişi huzuru ile yeniden keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında davalıların dayandığı 1985 tarihli hibe senedi mahalli bilirkişi ve tanıklar aracılığı ile yöntemince uygulanmalı, çekişmeli taşınmazları kapsayıp kapsamadığı belirlenmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve tarafların delil listelerinde isimleri yazılı tüm tanıklar ayrı ayrı dinlenilip bu şahıslardan; zilyetliğin davalılara devredilip devredilmediği, kimin ne zamandan beri ne şekilde kullandığı, taşınmazlarda zilyet olanların zilyetliğinin tereke adına olup olmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, fen bilirkişisinden keşfi takibe imkan verir rapor alınmalı, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de davacının davasının miras payı oranında kabulüne karar verilmesi gerekirken, tüm mirasçılar adına tescil kararı verilmesi dahi isabetsiz olup, davalılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine,
30.12.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.

www.hukukmedeniyeti.org

Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.
Ekleme Tarihi: 2.7.2016 22:50:27.
Bu karar

Yorumlar


www.hukukmedeniyeti.org

Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.


Okunacaklara Ekle





Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim