Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

Taşınmaz - üçüncü kişi - miras payı - tapu iptali ve tescil - mülkiyet - miras şirketi - kök muris - zorunlu dava arkadaşlığı - genel mahkemeler


Özet:



Davacının, 101 ada 140, 108 ada 53 ve 157 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki temyiz itirazlarına gelince; dava, terekeye dahil olduğu iddia olunan taşınmazlardaki miras payına yönelik olarak açılmış tapu iptali ve tescili davasıdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca, mirasçılar arasında elbirliği mülkiyet hükümleri geçerli olup ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Bu nedenle, miras yoluyla gelen hakka dayanılarak genel mahkemelerde üçüncü kişiler aleyhine açılacak davalarda, tüm mirasçıların birlikte dava açmaları veya diğer mirasçıların muvafakatlerini almaları ya da miras şirketine temsilci tayin ettirmeleri gereklidir. Ne var ki Mahkemece, 101 ada 140, 108 ada 53 ve 157 parsel sayılı taşınmazların tespit ve tapu kayıt malikleri ile davacı Ş.. Y.. arasındaki irs ilişkisi araştırılmamış, tarafların aynı kök murisin mirasçıları olup olmadıkları, davalıların terekeye karşı üçüncü kişi durumunda bulunup bulunmadıkları tespit edilmemiştir. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, 101 ada 140 sayılı parsel de müştereken, 108 ada 53 ve 157 parsel sayılı taşınmazlarda paylı olarak kayıt maliki olan A.. İ.., Ali ve Ahmet mirasçı olup olmadıkları tespit edilerek, muris Mehmet terekesine karşı üçüncü kişi olduklarının tespiti halinde az yukarıda açıklandığı üzere bir mirasçının miras payına yönelik olarak tek başına üçüncü kişi aleyhine dava açamayacağı göz önüne alınmalı, kayıt maliklerinin mirasçı olduklarının anlaşılması halinde ve 108 ada 53 ve 157 sayılı parseller de mirasçı Nevzat payı yönünden; taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, kimin ne sıfatla zilyetlik sürdüğü, iddia olunduğu gibi terekeye dahil bir taşınmaz olup olmadığı hususları araştırılmalı, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller bir arada değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 28.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Fıkra:Tümü-0

T.C.
Yargıtay
16. Hukuk Dairesi


Esas No:2014/22382
Karar No:2015/12748
K. Tarihi:28.10.2015


MAHKEMESİ : AKÇADAĞ SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/06/2014
NUMARASI : 2013/88-2014/176

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu B. Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 101 ada 140 parsel sayılı taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle eşit paylarla A.. İ.. ve Ali, 108 ada 53 parsel sayılı taşınmaz aynı sebeple ve eşit paylarla Nevzat , Ali ve A.. İ.., 108 ada 157 parsel sayılı taşınmaz aynı sebeple 4/5 payı Nevzat , 1/4 payı Ahmet , 108 ada 8 ve 21 parsel sayılı taşınmazlar aynı sebeple Ş.. A.., 101 ada 30 parsel sayılı taşınmaz aynı sebeple Nevzat , 108 ada 17 parsel sayılı taşınmaz E.. A.., 108 ada 16 parsel sayılı taşınmaz hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ve eşit paylarla E.. A.. ve M.. A.., 108 ada 18 parsel sayılı taşınmaz aynı sebeple B.. A.. adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Ş.. Y.., çekişmeli taşınmazların müşterek muristen intikal ettiği ve mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediği iddiasına dayanarak tapu kayıtlarının miras payı oranında iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda temyize konu taşınmazlar hakkındaki davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Ş.. Y.. tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli 101 ada 30, 108 ada 8, 16, 17, 18 ve 21 parsel sayılı taşınmazlar hakkında dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve daha evvel Kadastro Mahkemesinin 2000/2 - 2007/32 sayılı hükmü ile verilen karar taraflar arasında kesin hüküm niteliğinde olduğuna göre bu parseller yönünden davacının yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
Davacının, 101 ada 140, 108 ada 53 ve 157 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki temyiz itirazlarına gelince; dava, terekeye dahil olduğu iddia olunan taşınmazlardaki miras payına yönelik olarak açılmış tapu iptali ve tescili davasıdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca, mirasçılar arasında elbirliği mülkiyet hükümleri geçerli olup ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Bu nedenle, miras yoluyla gelen hakka dayanılarak genel mahkemelerde üçüncü kişiler aleyhine açılacak davalarda, tüm mirasçıların birlikte dava açmaları veya diğer mirasçıların muvafakatlerini almaları ya da miras şirketine temsilci tayin ettirmeleri gereklidir. Ne var ki Mahkemece, 101 ada 140, 108 ada 53 ve 157 parsel sayılı taşınmazların tespit ve tapu kayıt malikleri ile davacı Ş.. Y.. arasındaki irs ilişkisi araştırılmamış, tarafların aynı kök murisin mirasçıları olup olmadıkları, davalıların terekeye karşı üçüncü kişi durumunda bulunup bulunmadıkları tespit edilmemiştir. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, 101 ada 140 sayılı parsel de müştereken, 108 ada 53 ve 157 parsel sayılı taşınmazlarda paylı olarak kayıt maliki olan A.. İ.., Ali ve Ahmet mirasçı olup olmadıkları tespit edilerek, muris Mehmet terekesine karşı üçüncü kişi olduklarının tespiti halinde az yukarıda açıklandığı üzere bir mirasçının miras payına yönelik olarak tek başına üçüncü kişi aleyhine dava açamayacağı göz önüne alınmalı, kayıt maliklerinin mirasçı olduklarının anlaşılması halinde ve 108 ada 53 ve 157 sayılı parseller de mirasçı Nevzat payı yönünden; taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, kimin ne sıfatla zilyetlik sürdüğü, iddia olunduğu gibi terekeye dahil bir taşınmaz olup olmadığı hususları araştırılmalı, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller bir arada değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 28.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Ekleme Tarihi: 2.7.2016 22:33:34.
Bu karar





Bu Kararla İlgili "Vatandaş Soruyor"daki Sorular



Yorumlar

Adınız Soyadınız:




Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.
www.hukukmedeniyeti.org


Okunacaklara Ekle

Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.




Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim