Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

Sözleşme - süreler - istifa dilekçesi - kaptan pilot - maddi tazminat - objektif iyiniyet - itirazın iptali davası - haklı neden - borçlar kanunu - bilirkişi raporuna itiraz


Özet:



Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı ... vekili avukat ...ile davalı vekili avukat ...'nın gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü....

Dava, sözleşmenin haksız feshedildiği iddiasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık sözleşmenin davalı tarafından tek taraflı feshinin haklı nedenlerle yapılıp yapılmadığı hususunda toplanmaktadır. Davalının 1.10.2004 tarihinde pilot olarak hizmet vermesine ilişkin süresiz sözleşmenin yapıldığı, davalı tarafından 4.1.2006 tarihli istifa dilekçesinin verildiği ve dava dışı .... şirketinde 19.1.2006 tarihinde yeniden işe başladığı dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. Davalı istifa dilekçesinde ve davaya karşı verdiği cevabında, davacının sözleşmeye aykırı davrandığını, azami uçuş sürelerine uyulmadığını, maaş ve tazminatlarının eksik ödendiğini, senelik izin ve pas bilet hakkı verilmediğini,... girişinde aleyhine uygulamalar yapıldığını bu nedenle sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini bildirmiştir. ...

Mahkemece hükme dayanak yapılan 21.02.2011 tarihli bilirkişi raporunda; davalı sicil dosyasının incelenmesinden uçuş görev ve dinlenme sürelerini düzenleyen mevzuat hükümlerinin ihlal edildiği, uçuş yaptığı uçağa ilişkin flight log kayıtları ve uçus listelerinin incelenmesinde, uçuş emniyetinin sağlanması için zorunlu olarak getirilen kurallara uyulmadığı, davalının kaptan pilot ve uçuş işletme müdürü olması nedeni ile uçuş emniyetine aykırı bu uygulamalardan doğrudan sorumlu tutulacağı ancak tanık beyanlarından bu uygulama sebebi ile işverenin davalı tarafından uyarıldığı ancak bu kurallara işveren emri ile uyulmaması nedeni ile davalının sözleşmeyi tek taraflı feshinde haklı olduğu kabul edilmiştir. Oysa, davacı taraf bilirkişi raporuna itiraz etmiş olup, uçuş sürelerinin aşıldığına ilişkin bir delil bulunmadığını, bu konuda ilgili kurumlardan bir uyarı ve ihtar almadıklarını, kaldı ki, bu uygulamalara davalının uzun süre sessiz kalmak suretiyle muvafakat verdiğini, daha iyi şartlarda iş bulunca bu sebepleri ileri sürdüğünü belirtmiştir. ...

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının fesih sebebi olarak ileri sürdüğü hususlarda bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Gerçekten de, hükme esasa alınan bilirkişi raporunda, davalının çalıştığı dönemde, 110 saat limit olmasına rağmen temmuz 2004 döneminde 115 saat uçuş olduğu, kasım 2004 tarihinde 119 saat uçuş olduğu açıklanmış olup, diğer fesih sebeplerinin gerçekleşip gerçekleşmediği üzerinde durulmamıştır. O halde, davacının itirazında bildirmiş olduğu bu hususların incelenip değerlendirilmesi zorunludur. Bu nedenle mahkemece, objektif iyiniyet kuralları da gözetilmek suretiyle az yukarda belirtilen ve davacının itirazına da konu olan tüm bu hususlarda inceleme ve değerlendirme yapılarak, gerektiğinde ek rapor alınarak, taraflar arasındaki sözleşmenin, Borçlar Kanunu hükümlerine tabi bir sözleşme olup, mevcut uygulamaya davalı uzun süre ses çıkarmamış ise, bu hakkın ileri sürülmesinin MK. 2. maddesinde belirtilen iyiniyet kuralları ile bağdaşmayacağı ve hukuken himaye edilemeyeceği gözetilerek, hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. ...

Fıkra:Tümü-0

T.C.
Yargıtay
13. Hukuk Dairesi


Esas No:2014/44715
Karar No:2015/36101
K. Tarihi:10.12.2015


MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı ... vekili avukat ...ile davalı vekili avukat ...'nın gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalının 9.6.2004 tarihli ve en son yenilenen 1.10.2004 tarihli sözleşme ile pilot olarak çalışmaya başladığını, kendisine a-320/321 tip eğitimi verdirilip harcama yapıldığını ancak başka şirkette iş bulunca 4.1.2006 tarihinde sözleşmeyi tek taraflı ve haksız olarak feshettiğini, şirketi zor durumda bıraktığını, verilen eğitime karşılık şirkette 3 yıl çalışmayı taahhüt ettiğini ileri sürerek, 1.10.2004 tarihli taahhütnameye göre eğitim giderlerinden çalışmadığı süreye isabet eden 10.388 euro eğitim bedeli ile sözleşmenin 10/c maddesinde öngörülen ihbar süresine uyulmadığından 10.200 euro tazminatın tahsili için yapılan takibe haksız itirazın iptali ile % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı, ücretlerinin süresinde ve tam ödenmediğini, ücretinden haksız kesintiler yapıldığını, uçuş sürelerine uyulmadığını sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, sözleşmenin haksız feshedildiği iddiasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık sözleşmenin davalı tarafından tek taraflı feshinin haklı nedenlerle yapılıp yapılmadığı hususunda toplanmaktadır. Davalının 1.10.2004 tarihinde pilot olarak hizmet vermesine ilişkin süresiz sözleşmenin yapıldığı, davalı tarafından 4.1.2006 tarihli istifa dilekçesinin verildiği ve dava dışı .... şirketinde 19.1.2006 tarihinde yeniden işe başladığı dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. Davalı istifa dilekçesinde ve davaya karşı verdiği cevabında, davacının sözleşmeye aykırı davrandığını, azami uçuş sürelerine uyulmadığını, maaş ve tazminatlarının eksik ödendiğini, senelik izin ve pas bilet hakkı verilmediğini,... girişinde aleyhine uygulamalar yapıldığını bu nedenle sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini bildirmiştir.
Mahkemece hükme dayanak yapılan 21.02.2011 tarihli bilirkişi raporunda; davalı sicil dosyasının incelenmesinden uçuş görev ve dinlenme sürelerini düzenleyen mevzuat hükümlerinin ihlal edildiği, uçuş yaptığı uçağa ilişkin flight log kayıtları ve uçus listelerinin incelenmesinde, uçuş emniyetinin sağlanması için zorunlu olarak getirilen kurallara uyulmadığı, davalının kaptan pilot ve uçuş işletme müdürü olması nedeni ile uçuş emniyetine aykırı bu uygulamalardan doğrudan sorumlu tutulacağı ancak tanık beyanlarından bu uygulama sebebi ile işverenin davalı tarafından uyarıldığı ancak bu kurallara işveren emri ile uyulmaması nedeni ile davalının sözleşmeyi tek taraflı feshinde haklı olduğu kabul edilmiştir. Oysa, davacı taraf bilirkişi raporuna itiraz etmiş olup, uçuş sürelerinin aşıldığına ilişkin bir delil bulunmadığını, bu konuda ilgili kurumlardan bir uyarı ve ihtar almadıklarını, kaldı ki, bu uygulamalara davalının uzun süre sessiz kalmak suretiyle muvafakat verdiğini, daha iyi şartlarda iş bulunca bu sebepleri ileri sürdüğünü belirtmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının fesih sebebi olarak ileri sürdüğü hususlarda bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Gerçekten de, hükme esasa alınan bilirkişi raporunda, davalının çalıştığı dönemde, 110 saat limit olmasına rağmen temmuz 2004 döneminde 115 saat uçuş olduğu, kasım 2004 tarihinde 119 saat uçuş olduğu açıklanmış olup, diğer fesih sebeplerinin gerçekleşip gerçekleşmediği üzerinde durulmamıştır. O halde, davacının itirazında bildirmiş olduğu bu hususların incelenip değerlendirilmesi zorunludur. Bu nedenle mahkemece, objektif iyiniyet kuralları da gözetilmek suretiyle az yukarda belirtilen ve davacının itirazına da konu olan tüm bu hususlarda inceleme ve değerlendirme yapılarak, gerektiğinde ek rapor alınarak, taraflar arasındaki sözleşmenin, Borçlar Kanunu hükümlerine tabi bir sözleşme olup, mevcut uygulamaya davalı uzun süre ses çıkarmamış ise, bu hakkın ileri sürülmesinin MK. 2. maddesinde belirtilen iyiniyet kuralları ile bağdaşmayacağı ve hukuken himaye edilemeyeceği gözetilerek, hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine, 10/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

www.hukukmedeniyeti.org

Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.
Ekleme Tarihi: 1.7.2016 08:37:37.
Bu karar

Yorumlar


www.hukukmedeniyeti.org

Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.


Okunacaklara Ekle





Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim