Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

Rehinle temin edilmiş alacağı için müvekkilleri hakkında genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatmasının yasaya aykırı olduğu


Özet:

Borçlular vekilinin icra mahkemesine başvurusunda, alacaklı bankanın, rehinle temin edilmiş alacağı için müvekkilleri hakkında genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatmasının yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece, anılan hükmün taşınır rehinleri için söz konusu olduğu, ipotekleri kapsamayacağı gerekçesiyle istemin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.


İİK'nun 45. maddesi gereğince alacağı rehinle temin edilmiş olan alacaklı, öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmak zorundadır. Rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmadan ilamlı veya ilamsız icra takibi ve borçlu iflasa tabi kimselerden ise iflas yolu ile takip yapamaz. Rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takip sonunda, alacaklı alacağın karşılanmayan kısmı için ilamlı veya ilamsız takip yapabilir. Bu maddede yer alan rehin ibaresi hem taşınır hem de taşınmaz rehinlerini kapsar (İİK. m. 23/1-3).


O halde mahkemece şikayetin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....

Kanun No:2004   Madde No:363   Fıkra:Tümü-0

T.C.
Yargıtay
12. Hukuk Dairesi


Esas No:2015/26163
Karar No:2016/3587
K. Tarihi:11.2.2016



MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi
.
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:


1-Borçluların aşkın haciz şikayeti yönünden verilen mahkeme kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;


İcra mahkemesi kararlarından hangilerinin temyiz olunabileceği özel hükümlerle ve genel olarak da İİK.nun 363. maddesinde birer birer açıklanıp gösterilmiştir. Bunların dışında kalan mahkeme kararları kesindir. Yargıtay’ca incelenmesi istenen karar bu maddelerle tespit edilen kararlar arasına girmeyip kesin nitelikte bulunduğundan temyiz dilekçesinin (REDDİNE)


2-Borçluların İİK'nun 45, maddesine dayalı şikayetleri hakkında verilen icra mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;


Borçlular vekilinin icra mahkemesine başvurusunda, alacaklı bankanın, rehinle temin edilmiş alacağı için müvekkilleri hakkında genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatmasının yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece, anılan hükmün taşınır rehinleri için söz konusu olduğu, ipotekleri kapsamayacağı gerekçesiyle istemin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.


İİK'nun 45. maddesi gereğince alacağı rehinle temin edilmiş olan alacaklı, öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmak zorundadır. Rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmadan ilamlı veya ilamsız icra takibi ve borçlu iflasa tabi kimselerden ise iflas yolu ile takip yapamaz. Rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takip sonunda, alacaklı alacağın karşılanmayan kısmı için ilamlı veya ilamsız takip yapabilir. Bu maddede yer alan rehin ibaresi hem taşınır hem de taşınmaz rehinlerini kapsar (İİK. m. 23/1-3).


O halde mahkemece şikayetin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.


SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.





L.B.



Ekleme Tarihi: 23.6.2016 18:40:16.
Bu karar





Bu Kararla İlgili "Vatandaş Soruyor"daki Sorular



Yorumlar

T.C.

ANKARA

 BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

 19. HUKUK DAİRESİ


DOSYA NO : 2017/2275 

KARAR NO : 2017/1231


T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A

 K A R A R 


BAŞKAN : TÜRKAN ZENGİN  (33297)

ÜYE : REŞAT BAŞAĞAOĞLU  (35824)

ÜYE : SERPİL BAYAZİT  (38239)

KATİP : SERHAN ÇAĞLAR  (46721)


İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 8. İCRA HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 06/06/2017

NUMARASI : 2016/737 E.- 2017/426 K.


Aşkın haciz  şikayeti yönünden yapılan incelemede;

5311 Sayılı Kanun'un 24. maddesi ile Değiştirilen 2004 sayılı İİK'nın 363/1. maddesinde uyarınca "İcra mahkemesince 85 inci maddenin uygulanma biçimi, icra dairesi tarafından hesaplanan vekâlet ücreti, 103 üncü maddenin uygulanma biçimi ve bu maddede düzenlenen davetiyenin içeriği, yediemin ücreti, yediemin değiştirilmesi, hacizli taşınır malların muhafaza şekli, kıymet takdirine ilişkin şikâyet, ihaleye katılabilmek için teminat yatırılması ve teminatın miktarı, satışın durdurulması, satış ilânının iptali, süresinde satış istenmemesi nedeniyle satışın düşürülmesi, 263 üncü maddenin uygulanma biçimi, iflâs idaresinin oluşturulması, icra mahkemesinin iflâs idaresinin işlemleri hakkında şikâyet üzerine verdiği kararlara karşı, iflâs idare memurunun ücret ve masrafları hakkındaki hesap pusulası ve 36 ncı maddeye göre icranın geri bırakılmasına ilişkin kararları dışındaki kararlarına karşı, ait olduğu alacak, hak veya malın değer veya miktarının bin lirayı geçmesi şartıyla istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvuru süresi tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren on gündür"  hükmü bulunmaktadır.

İcra hukuk mahkemelerinin anılan madde hükmünde gösterilen ve kesin olduğu kabul edilen kararları bakımından, davanın miktar ya da değerinin bir önemi bulunmamaktadır. Bu kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması mümkün değildir.

İİK'nın 365. maddesinde" İstinaf yoluna başvurma, yasal süre geçtikten sonra yapılır veya istinaf yoluna başvurulmasına olanak bulunmayan bir karara veya vazgeçme nedeniyle itiraz veya şikâyetin reddine yahut süresi geçmiş bir şikâyete ilişkin olursa, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri gereğince istem icra mahkemesince reddedilir.

Bölge adliye mahkemesi, birinci fıkra kapsamına girdiği hâlde reddine karar verilmemiş başvuruyu geri çevirmeyip doğrudan kesin karara bağlar."hükmü yer almaktadır.

Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi istenilen kararın yukarıda açıklanan yasa maddesinde belirtilen istinaf kanun yoluna başvurulabilecek kararlardan olmadığı, kesin nitelikte bulunduğu anlaşıldığından şikayetçi borçlu vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

Adınız Soyadınız:




Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.
www.hukukmedeniyeti.org


Okunacaklara Ekle

Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.




Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim