Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

Kilis ilinin suriye sınırına yakın bir bölgesinde, sınırdan hukuka aykırı olarak çıkış yapmaya teşebbüs ettiği iddiasıyla gözaltına alınarak hakkında 23/10/2014 tarihli idari gözetim kararı verilen ve istanbul valiliği tarafından


Özet:

     3- M. Z.      4- H. Z. Vekilleri  :  Av. Abdulhalim YILMAZ   I.  BAŞVURUNUN KONUSU 1. Kilis ilinin Suriye sınırına yakın bir bölgesinde, sınırdan hukuka aykırı olarak çıkış yapmaya teşebbüs ettiği iddiasıyla gözaltına alınarak hakkında 23/10/2014 tarihli idari gözetim kararı verilen ve İstanbul Valiliği tarafından 22/11/2014 tarihinde sınır dışı edilmesi yönünde işlem tesis edilen Rusya Federasyonu vatandaşı birinci başvurucu tarafından idari gözetim kararının kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun İstanbul 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 9/12/2014 tarih ve Değişik İş No:2014/2891 sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine, birinci başvurucunun ve çocuğu olan diğer başvurucuların İstanbul Geri Gönderme Merkezinde insan onuruna yakışmayan koşullar altında tutuldukları, günlük olağan ihtiyaçlarının dahi karşılanmadığı, Anayasa'nın 17. maddesinde yer alan hakların ihlal edilmesi suretiyle ruh durumlarının ve sağlıklarının bozulduğu ileri sürerek tedbir talebinde bulunulmaktadır.



Esas No:2014/19481
Karar No:0/0
K. Tarihi:

 

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

 

 

 

TEDBİRE İLİŞKİN ARA KARAR

 

 

 

 

G. B. VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

 

(Başvuru Numarası: 2014/19481)

 

 

Karar Tarihi: 9/1/2015

 

 

 

 

 

 

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

ARA KARAR

 

Başkan  

 :

 Alparslan ALTAN

Üyeler

 :

 Serdar ÖZGÜLDÜR

 

 

 Recep KÖMÜRCÜ

 

 

 Engin YILDIRIM

 

 

 M. Emin KUZ

Raportör

 :

 Volkan ÇAKMAK

Başvurucular

 :

 1- G. B.

 

 

 2- A. I.

 

 

 3- M. Z.

 

 

 4- H. Z.

Vekilleri

 :

 Av. Abdulhalim YILMAZ

 

I.  BAŞVURUNUN KONUSU

1. Kilis ilinin Suriye sınırına yakın bir bölgesinde, sınırdan hukuka aykırı olarak çıkış yapmaya teşebbüs ettiği iddiasıyla gözaltına alınarak hakkında 23/10/2014 tarihli idari gözetim kararı verilen ve İstanbul Valiliği tarafından 22/11/2014 tarihinde sınır dışı edilmesi yönünde işlem tesis edilen Rusya Federasyonu vatandaşı birinci başvurucu tarafından idari gözetim kararının kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun İstanbul 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 9/12/2014 tarih ve Değişik İş No:2014/2891 sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine, birinci başvurucunun ve çocuğu olan diğer başvurucuların İstanbul Geri Gönderme Merkezinde insan onuruna yakışmayan koşullar altında tutuldukları, günlük olağan ihtiyaçlarının dahi karşılanmadığı, Anayasa'nın 17. maddesinde yer alan hakların ihlal edilmesi suretiyle ruh durumlarının ve sağlıklarının bozulduğu ileri sürerek tedbir talebinde bulunulmaktadır.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru, 15/12/2014 tarihinde yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca, başvurucunun tedbir talebinin Bölüm tarafından karara bağlanması gerekli görüldüğünden, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 33. maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

 

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:

5. Rusya Federasyonu vatandaşı olan ve 17/10/2014 tarihinde Türkiye'ye giriş yapan birinci başvurucu 18/10/2014 tarihinde Kilis ilinde, sınırdan hukuka aykırı olarak çıkış yapmaya teşebbüs etttiği iddiasıyla gözaltına alınarak 23/10/2014 tarihinde İstanbul Geri Gönderme Merkezine teslim edilmiş ve aynı tarihte hakkında idari gözetim kararı verilmiştir.

6. 22/11/2014 tarihli İstanbul Valiliği işlemiyle hakkında sınır dışı etme ve idari gözetimin uzatılması kararı alınan ve üç küçük çocuğuyla birlikte İstanbul Geri Gönderme Merkezinde tutulan birinci başvurucu 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu uyarınca uluslararası koruma talebinde bulunmuş olup değerlendirme süreci halen devam etmektedir. Ayrıca sınır dışı etme işlemine karşı açılan dava, İstanbul 1.İdare Mahkemesinin 2014/2455 esas sayılı dosyasında kayıtlı olup yargılama süreci henüz sona ermemiştir.

7. İdari gözetim kararının kaldırılması istemiyle sulh ceza mahkemesine farklı tarihlerde itirazda bulunulmuş olup bu istemler tarih sırasıyla; İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 21/11/2014 tarih ve Değişik İş: 2014/2327 sayılı; İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 2/12/2014 tarih ve Değişik İş: 2014/2732 sayılı, 9/12/2014 tarih ve Değişik İş: 2014/2891 sayılı kararlarıyla idari gözetim kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesine yer verilerek 6458 sayılı Kanun'un 57. maddesi uyarınca kesin olmak üzere reddedilmiştir. 9/12/2014 tarihli son ret kararı aynı gün tebellüğ edildikten sonra 15/12/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.

B. İlgili Hukuk

8. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 52. , 53. , 54. , 57. , 58. ve 59. maddeleri.  

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

9. Başvuru formu ve ekleri incelenip tedbir talebi hakkında gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

10. İdari gözetim kararının kaldırılması istemiyle başlatılan yargı sürecinde etkin bir denetim yapılmadığı, İstanbul Geri Gönderme Merkezi koşullarının, insanların temel ihtiyaçlarının karşılanmasına olanak vermediği, sağlıklı ve insan onuruna yakışan bir barınmayı sağlamadığı, bu şekilde idari gözetim merkezinde tutulmaları halinde başvurucuların Anayasa'nın 17. maddesinde yer alan haklarının ihlal edilmesi suretiyle ruh durumlarının ve sağlıklarının bozulacağı ileri sürerek Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 73. maddesi uyarınca tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir.

B. Değerlendirme

11. 6216 sayılı Kanun'un 49. maddesinin (5) numaralı fıkrası şöyledir:

"Bölümler, esas inceleme aşamasında, başvurucunun temel haklarının korunması için zorunlu gördükleri tedbirlere resen veya başvurucunun talebi üzerine karar verebilir. Tedbire karar verilmesi h linde, esas hakkındaki kararın en geç altı ay içinde verilmesi gerekir. Aksi takdirde tedbir kararı kendiliğinden kalkar"

12. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün "Tedbir kararı" başlıklı 73. maddesinin (1) numaralı fıkrası şu şekildedir:

"Başvurucunun yaşamına ya da maddi veya manevi bütünlüğüne yönelik ciddi bir tehlike bulunduğunun anlaşılması üzerine, Bölümlerce esas inceleme aşamasında gerekli tedbirlere resen veya başvurucunun talebi üzerine karar verilebilir."

13. Anılan Kanun ve İçtüzük hükümlerine göre başvurucunun yaşamına ya da maddi veya manevi bütünlüğüne yönelik ciddi bir tehlikenin bulunduğu anlaşıldığı takdirde, Bölümlerce esas inceleme aşamasında gerekli tedbirlere resen veya başvurucunun talebi üzerine karar verilebilir. Yaşam hakkı ile maddi ve manevi varlığın bütünlüğünün korunması hakkı Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınmış haklardandır. Yukarıda belirtilen hükümler çerçevesinde tedbir kararı verilebilmesi için başvurucunun yaşamına ya da maddi veya manevi bütünlüğüne yönelik ciddi bir tehlike bulunduğunun anlaşılması gerekir (B.No: 2013/9673, 30/12/2013, §24).

14. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, ikincil nitelikte bir kanun yolu olup kural olarak ancak kesinleşmiş işlemler aleyhine bu yola başvurulabildiğinden, bu yola gidilmesinin bireysel başvuru konusu işlem ve kararların uygulanmasına herhangi bir etkisi yoktur. Ancak bir işlem ya da kararın uygulanması halinde bireyin anayasal haklarının ihlali yönünde ciddi bir tehlike ortaya çıkacaksa, 6216 sayılı Kanun ile Mahkemeye bu tehlikeyi önlemek amacıyla tedbir kararı verme yetkisi tanınmıştır. Bu yönüyle tedbir yetkisi istisnai bir yetki olup, ancak işlem veya kararın uygulanması halinde yaşam hakkına ya da bireyin maddi ve manevi bütünlüğüne yönelik gerçek ve ciddi bir risk doğacaksa tedbire başvurulabilir (B.No: 2013/9673, 30/12/2013, §25).

15. Diğer taraftan bireysel başvuru yoluna gidebilmek için öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur. Bu ilke uyarınca, başvurucunun Anayasa Mahkemesi önüne getirdiği şik yetini öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve kanıtlarını zamanında bu makamlara sunması ve aynı zamanda bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş olması gerekir. Anayasa Mahkemesinin başvuru yolları henüz tüketilmeden bir başvuruyu kabul edip incelemesi kural olarak mümkün değildir. Ancak başvuru yolunun tüketilmesinin başvurucunun hakkına yönelik ihlalin giderilmesi açısından herhangi bir etkisi yoksa, başka bir deyişle başvurulacak yol etkisizse ya da başvuru yolunun tüketilmesinin beklenmesi halinde başvurucunun haklarına yönelik ciddi ve geri dönülmesi imk nsız bir tehlike ortaya çıkacaksa anayasal haklara saygı ilkesi Mahkemenin bu başvuruları incelemesini gerektirebilir (B.No: 2013/9673, 30/12/2013, §26).

16. Başvuru konusu olayda,   İstanbul Geri Gönderme Merkezi koşullarının, insanların temel ihtiyaçlarının karşılanmasına olanak vermediği, sağlıklı ve insan onuruna yakışan bir barınmayı sağlamadığı, bu şekilde idari gözetim merkezinde tutulmaları halinde başvurucuların Anayasa'nın 17. maddesinde yer alan haklarının ihlal edilmesi suretiyle ruh durumlarının ve sağlıklarının bozulacağı ileri sürerek Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 73. maddesi uyarınca tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir.

17. Somut olayda olduğu gibi hakkında sınırdışı etme kararı bulunan yabancı uyruklu kişilerin koşulları kanunla gösterilen usule uygun olarak yakalanması veya tutulu durumda bulundurulması mümkündür. Bu bağlamda idari gözetim altına alınan yabancının tutulduğu yerdeki maddi ve fiziki koşulların taşıdığı olumsuzluğun, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 3. ve Anayasa'nın 17. maddesi kapsamında bir ihlale vücut verebilmesi için belli bir eşiğe ulaşmış olması gerekmektedir. Bu eşiğin değerlendirilmesi ise koşullarla ilgili tüm verilerin, özellikle de gözetim altında tutulmanın süresine, fiziksel ya da ruhsal etkilerine, mağdurun cinsiyeti, yaşı ve sağlık durumuna bağlı olarak değerlendirilmelidir. (Benzer yöndeki AİHM kararı için bkz. Kafkaris/Kıbrıs, B.No: 21906/04, § 95)

18. İdari gözetim altında tutulma koşullarının 'insanlık dışı' veya 'onur kırıcı' olduğuna ilişkin değerlendirme yapılırken, bu muamelenin, tasarlanarak uygulanıp uygulanmadığı,   bedensel yaralanmalar ya da fiziksel veya ruhsal acıya yol açıp açmadığı hususlarının dikkate alınması gerekmektedir. Ayrıca, gözetim altında tutulma koşullarının ve muamelenin 'aşağılayıcı' olduğu yönünde bir sonuca varılabilmesi için, şikayete konu koşulların; mağdurları rencide edecek, küçültecek ölçüde ve korku, endişe, aşağılık olma gibi duyguları hissettirecek ağırlıkta bulunması şarttır. (Benzer yöndeki AİHM kararı için bkz. Kudła/Polonya, B.No: 30210/96, § 92).

19.   Bununla birlikte, bir ceza veya muamelenin, 'insanlık dışı' ya da 'aşağılayıcı' olabilmesi için rencide edilme veya ıstırabın, meşru bir muamele ya da cezanın barındırdığı rencide olma duygusu ve ıstırabın ötesine geçmiş olması gerekmektedir. (Benzer yöndeki AİHM kararı için bkz. Ramirez Sanchez/Fransa, B.No. 59450/00, § 157)

20. Başvuru konusu olayda ise, öz olarak; İstanbul Kumkapı Geri Gönderme Merkezinin, küçük çocukların sağlığını tehdit edecek seviyede kirli olması, temiz hava alma imkanın bulunmaması, yeterli gıda sağlanmaması gibi sebeplerle insan onurunu kırıcı seviyede olumsuz koşullara sahip olduğu yönündeki iddialar acil tedbir istemine temel alınmaktadır. Ancak 6216 sayılı Kanun ve İçtüzük hükümleri bağlamında tedbir talebi değerlendirilirken, başvurucuların yaşam hakkı yönünden ciddi bir risk ile karşılaşacağına, işkence ve onur kırıcı kötü muameleye tabi tutulacağına ilişkin yakın, güncel bir riskin varlığı belirleyici olmaktadır. Bu bağlamda, yukarıda aktarılan açıklamalar uyarınca, başvurucuların yaşam ve vücut bütünlüğüne yönelik bir kötü muamelenin varlığı ortaya konulmaksızın, salt geri gönderme merkezinin maddi koşullarına vurgu yapılarak yeterli hijyenin, gıda maddesinin ve temiz havanın sağlanmadığı iddialarıyla, bu durumun başvuruculara yönelik güncel ve kişisel bir risk oluşturduğunun ileri sürülmesi tedbir kararı verilebilmesi yönünden yeterli bir gerekçe olarak kabul edilemez.

21. Diğer taraftan, Anayasa'nın 17. maddesinde düzenlenen hak kapsamında, devletin, pozitif bir yükümlülük olarak, yetki alanında bulunan tüm bireylerin maddi ve manevi varlığını her türlü riske karşı koruma yükümlülüğü bulunmaktadır. (B. No: 2012/752, 17/9/2013, § 51). Dolayısıyla, 6458 sayılı Kanun'un 59. maddesinin (a) bendinde de hüküm altına alındığı üzere geri gönderme merkezinde tutulan yabancıya acil ve temel sağlık hizmetlerinin ücretsiz olarak verilmesi ve gerektiğinde yabancının fiziksel ve ruhsal sağlığının korunması amacıyla sağlık kurumuna sevki devletin sorumluluğu dahilindedir.  

22. Açıklanan nedenlerle başvurucuların İstanbul Kumkapı Geri Gönderme Merkezinde gözetim altında tutulmaları durumunda yaşamlarına ya da maddi ve manevi varlıklarına yönelik ciddi bir risk bulunmaması nedeniyle bu aşamada koşulları oluşmayan tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

V.   HÜKÜM

Başvuru konusu olayda başvurucuların yaşamına ya da maddi veya manevi bütünlüğüne yönelik bir tehlike olduğu iddialarının ciddi bulunmaması, diğer iddiaların da esas aşamasında incelenecek olması nedeniyle 6216 sayılı Kanun'un 49. maddesinin (5) numaralı fıkrası ve Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 73. maddesi gereğince "tedbir talebinin reddine"  9/1/2015 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.    

 

Başkan

Alparslan ALTAN

Üye

Serdar ÖZGÜLDÜR

Üye

Recep KÖMÜRCÜ

 

 

 

 

 

 

Üye

Engin YILDIRIM    

Üye

M. Emin KUZ

 

 

www.hukukmedeniyeti.org

Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.
Ekleme Tarihi: 17.6.2016 14:54:48.
Bu karar

Yorumlar


Sonuçları

www.hukukmedeniyeti.org

Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.


Okunacaklara Ekle





Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim